Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenVideti je, da so skočil na nemogoče sklepati, da je bil to
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenWydaje się, skoczył do wniosku, że niemożliwe było to
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenZdá sa, že si skočil k záveru, že nie je možné toto bolo
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenZdá se, že si skočil k závěru, že není možné toto bylo
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenZe lijken te hebben gesprongen om het onmogelijke conclusie dat dit het
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenΦαίνονται να έχουν πηδήσει στο αδύνατο συμπέρασμα ότι αυτή ήταν η
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenПохоже, они подскочили до невозможным вывод, что это было
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenСхоже, вони підскочили до неможливим висновок, що це було
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenТе изглеждат да са скочили до невъзможното заключение, че това е на
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünenيبدو أنها قد قفز إلى استنتاج أن هذا مستحيل كان
Onlar, bu imkansız sonuca atladı var görünen透明人間が突然見えるようになると、追求の車線に沿って一度にオフに設定します。
Onlar için hoşnuttum. En azından onlar bir sonuca vardılar, Tamam.저는 그들 덕분에 기뻤습니다. 최소한 그들이 무언가를 다시 가져왔으니까요. 좋아요.
Onlar için hoşnuttum. En azından onlar bir sonuca vardılar, Tamam.הייתי מאושרת בעבורם. לפחות הם קיבלו משהו בתמורה, בסדר.
Onlar için hoşnuttum. En azından onlar bir sonuca vardılar, Tamam.لقد كنت سعيدة لهم على الأقل هم حصلوا على شئ في المقابل, حسنًا
Onlar için hoşnuttum. En azından onlar bir sonuca vardılar, Tamam.韓国人や他の犠牲者の事は 忘れましょう
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Am stat şi am discutat despre asta --noi desigur nu am rezolvat asta niciodată.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Ci sedemmo e parlammo di questo -- chiaro, non ne venimmo a capo.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Ficámos ali a falar sobre isto e claro que nunca resolvemos a questão.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Kami duduk dan berbicara tentang hal ini -- tentu saja tidak pernah menyelesaikannya.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.우리는 둘러앉아서 이런 주제로 얘기를 나눴습니다. 물론 해답은 못 찾았죠.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Nous nous sommes assis et en avons parlé -- nous n'avons jamais résolu ce problème.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Ott ültünk körben, s erről beszélgettünk -- természetesen nem oldottuk meg a kérdést.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.¿que tenga conciencia? En la mesa hablamos de esto.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Rozmawialiśmy o tym, ale do niczego nie doszliśmy.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Vi satt där och pratade om detta -- vi kunde såklart aldrig svara på frågan.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.We discussieerden erover - en we kwamen er natuurlijk niet uit.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Wir saßen dort und sprachen darüber - natürlich haben wir das nie gelöst.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Καθίσαμε και το συζητήσαμε -- φυσικά δεν το επιλύσαμε ποτέ.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Ми сиділи і обговорювали це - звісно, ми так і не вирішили цього питання.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Мы сидели и говорили об этом — конечно, не придя к единому мнению.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.Седяхме и обсъждахме този въпрос -- но разбира се не го разрешихме докрай.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.ישבנו יחד ושוחחנו על כך -- אנחנו כמובן לא פתרנו שאלה זו.
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.لقد جلسنا من اجل التحدث في ذلك الموضوع .. وطبعا لم نصل الى حل
Otruduk ve saatlerce bu konu hakkında konuştuk -- elbette bir sonuca varamadık.ただ やっかいなことに哲学者は
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:A seděli jsme a rozebírali tyto dva problémy, nakonec jsme si něco uvědomili.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:Así que nos sentamos a estudiar esos dos problemas y al final caímos en la cuenta de algo: no son problemas.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık: Bunlar aslında problem değil.Am stat și am considerat aceste două probleme și într-un final am realizat ceva.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık: Bunlar aslında problem değil. Bunlar aslında çözüm.Kiedy spojrzeliśmy na te dwa problemy zrozumieliśmy, że to nie problemy ale rozwiązania.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık: Bunlar aslında problem değil.Csak ültünk, és néztük a két problémát, s a végén jött a felismerése annak, hogy ezek nem problémák.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık: Bunlar aslında problem değil.Und wir saßen da und sahen uns diese beiden Probleme an, und kamen schließlich zu einer Erkenntnis.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık: Bunlar aslında problem değil.Коли ми поміркували над цими двома проблемами, ми нарешті зрозуміли - цих проблем немає.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:Dan kami duduk melihat dua permasalahan ini. dan akhirnya kami menyadari.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:E sentámos-nos aqui e olhámos para estes dois problemas, e finalmente chegámos a uma conclusão.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:우리는 함께 이 두가지 문제를 검토했습니다.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:Thì chúng tôi ngồi đây và chúng tôi nhìn vào hai vấn đề này, cuối cùng, chúng tôi nhận ra:
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:Ze worstelen met re-integratie in de maatschappij.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:Καθίσαμε και μελετήσαμε αυτά τα δύο προβλήματα και τελικά αντιληφθήκαμε κάτι.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:И ние седнахме и разгледахме тези два проблема, и накрая стигнахме до заключение.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:Мы взглянули на эти две проблемы и наконец-то поняли.
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:ישבנו כאן ובחנו את שתי הבעיות האלה,
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:لقد جلسنا هنا وتباحثنا هاتين المشكلتين،
Oturup bu iki soruna baktık ve şu sonuca vardık:結論に達しました これらは問題ではなく
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.A potom,možná já můžu nějakým způsobem dedukovat něco o tom svém.
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim. Bence öyle bir sonuca varamayız.И после, може би някак мога да заключа за собственото си чело, но не мисля, че мога
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.E allora, magari posso dedurre qualcosa riguardo il colore della mia
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.Et puis, je peux peut-être en déduire quelque chose sur moi-même.
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.I być może będę w stanie coś sam wydedukować.
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.Ja sitten, pystyn ehkä päättelemään jotain omastani.
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.logistas con la frente azul.
O zaman belki kendi alnım hakkında bir sonuca varabilirim.Si atunci, poate as putea cumva sa deduc ceva despre propria mea frunte