sonar ile cümle
sonar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Et nous ramenons la cible.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Most szépen behúzzuk a csalit. Ellátjuk a cápát egy akusztikus címkével, amely üzenetet küld:
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.그때 우리는 미끼를 당기고 "OMSHARK 10165"라 불리는
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Und wir werden den Köder einholen.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Vom lansa ţinta.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.We halen het lokaas binnen.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Y levantaremos la carnada. Y le pondremos una etiqueta acústica que dice:
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Ще извадим нашата цел.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.ואנחנו נניח את המטרה. ונמקם עלייה תג אקוסטי
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.وسوف نلف الهدف وسوف نضع بطاقة صوتية
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.音響タグは "OMSHARK 10165"などと呼ばれ
Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.Bau Sonar- und Radarsensoren in jedes Automobil ein, so dass sie sich nicht mehr gegenseitig anfahren können.
Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.Coloque sonares e radares em todos os carros para que eles não possam bater uns nos outros
Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.Mettez des sonars et des radars dans toutes les voitures pour qu'elles ne puissent plus se percuter.
Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.Τοποθέτηση σόναρ και ραντάρ σε όλα τα αυτοκίνητα ωστε να αποτρέπονται οι συγκρούσεις.
Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.Сложете сонар и радар на автомобилите, за да не могат да се сблъскват.
Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.法律は、問題が発生してからなんとかしようとしてるだけ
Mesela, oşinografide, yunusların yaydığı sonar ışınlar görüntülenerek yunus balığı dili sözlüğü oluşturulmuş.예를 들면, 해양학에서는 돌고래가 보내는 수중 음파를 시각화함으로써 돌고래 언어의 어휘 목록을 작성하고 있죠.
Mesela, oşinografide, yunusların yaydığı sonar ışınlar görüntülenerek yunus balığı dili sözlüğü oluşturulmuş.イルカが発するソナーを可視化することで イルカの言葉の辞書が実際に作られています そして将来的には彼らがどのように意思疎通しているのか
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Chúng tôi tạo bản đồ cho những dãy núi bằng âm thanh, bằng siêu âm Và đây là 1 trong những dãy núi đó
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Ezeket a térképeket a hegyláncokról hanglokátor, szonár segítségével készítjük, és ez azon hegyláncok egyike.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Hacemos mapas de estas cordilleras con sonido, con sonar, y ésta es una de esas cordilleras.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.저희는 수중 음파탐지기를 동원해서 이 해저 산맥들의 지도를 작성했습니다. 그리고 이게 그중 일부이죠.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Mapy rzeźby dna tworzy sonografia. To jeden z łańcuchów górskich.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Noi mappiamo queste catene montuose con il suono, con il sonar, e questa è una delle catene.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Vyrábame mapy týchto pohorí so zvukom, so sonarom, a toto je jedno z tých horských pásiem.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Vytváříme mapy těchto horských oblastí pomocí zvuku, sonarem, a toto je jedna z těch horských oblastí.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.We maken kaarten van deze bergketens met behulp van geluid, met sonar, en dit is zo'n bergketen.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Wir erstellen Karten dieser Gebirgszüge mit Hilfe von Schall, Sonar, und das ist einer dieser Gebirgszüge.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Φτιάχνουμε χάρτες από αυτές τις οροσειρές με ήχο, με σόναρ, και αυτή είναι μια από αυτές τις οροσειρές.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Мы создаём карты этих гор при помощи сонаров. Здесь вы видите одну из частей тех горных массивов.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.Правим карти на тези планински вериги със звук, със сонар - това е една от тези планински вериги.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.אנחנו עושים מפות של רכסי ההרים האלה באמצעות קול, באמצעות סונר, וזה אחד מרכסי ההרים האלה.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.نحن نصنع الخرائط لهذه السلاسل الجبلية مع الصوت ، مع السونار ، وهذا أحد تلك السلاسل الجبلية.
Ses ve sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri.これは山脈の一つです 右側に崖が近づいてきました
Sonarın sesini duymaya başlıyorsunuz, o alta ve arkaya giden ses.Vous commencez à entendre les sons du sonar, ce son métallique qui va et vient.
Sonarın sesini duymaya başlıyorsunuz, o alta ve arkaya giden ses.Αρχίζετε να ακούτε τους ήχους του σόναρ, αυτό το πινγκ στον πυθμένα και πίσω.
Sonarın sesini duymaya başlıyorsunuz, o alta ve arkaya giden ses.Начинаешь слышать звуки сонара, который гудит ко дну и обратно.
Sonarın sesini duymaya başlıyorsunuz, o alta ve arkaya giden ses.מתחילים לשמוע את צלילי הסונאר, ה"פינג" אל הקרקעית ובחזרה ממנה.