"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""석기 시대가 우리가 돌을 다 써버렸다고 끝난게 아닙니다."
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""La Edad de Piedra no terminó porque nos quedamos sin piedras".
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""L'âge de pierre ne s'est pas terminé parce qu'on est arrivé à court de pierres".
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""L'età della pietra non si concluse perché finimmo le pietre".
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""Stenalderen stoppede ikke, fordi vi løb tør for sten."
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""Η Εποχη του Λίθου δεν τελείωσε επειδή μας τελείωσαν οι πέτρες."
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""Каменната епоха не е свършила, защото са свършили камъните."
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""Каменный век закончился не потому, что у нас закончились камни".
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""עידן האבן לא נגמר כי אזלו האבנים."
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi.""لم ينته العصر الحجري لانه لم يعد لدينا حجارة."
"Taş Devri, taşlarımız bitti diye sona ermedi."倫理を重視する会社は そうでない会社よりも よい業績を上げています
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Allt vi kan göra är att vänta på att våra liv ska ta slut.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Det eneste, vi kan gøre, er at vente på vores livs afslutning.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Możemy tylko strawić nasze siły i czekać na koniec życia.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Possiamo solo attendere finché le forze ci abbandoneranno e moriremo.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Solo podemos agotar las fuerzas y esperar a la muerte.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Só podemos usar as nossas forças e esperar que as vidas acabem.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Voimme vain kuluttaa voimiamme ja odottaa elämämme loppua.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Δεν μας μένει παρά να ξοδέψουμε την ενέργειά μας.
Tek yapabileceğimiz gücümüzü tüketip hayatımızın sona ermesini beklemek.Можем лишь набраться сил и ждать, когда нам придёт конец.
Uzatılmış oturma izniniz için, bir önceki oturma izniniz sona ermeden önce başvuruda bulunmanız önemlidir.Det är viktigt att du ansöker om fortsatt uppehållstillstånd innan ditt tidigare uppehållstillstånd går ut.
Uzatılmış oturma izniniz için, bir önceki oturma izniniz sona ermeden önce başvuruda bulunmanız önemlidir.On tärkeää, että haet jatko-oleskelulupaa ennen kuin edellinen oleskelulupasi päättyy.
Uzatılmış oturma izniniz için, bir önceki oturma izniniz sona ermeden önce başvuruda bulunmanız önemlidir.Важно подать заявление на продление разрешения на проживание до окончания предыдущего разрешения.
Uzatılmış oturma izniniz için, bir önceki oturma izniniz sona ermeden önce başvuruda bulunmanız önemlidir.من المهم أن تطلب ترخيص الإقامة الاستمراري قبل انتهاء صلاحية ترخيص إقامتك السابق.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.En halua lakata olemasta.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum. [gök gürler]Ich will nicht aufhören zu existieren.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum. [gök gürler]Je ne veux pas cesser d'exister.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Ik wil niet ophouden met bestaan.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Jag vill inte upphöra att existera.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Jeg vil ikke holde op med at eksistere.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.존재감 없이 살고 싶지 않아요.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Nechci zmizet.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Nem akarok megszűnni létezni.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Nie chcę przestać istnieć.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Non voglio cessare di esistere.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Tôi không muốn chấm dứt để tồn tại. [sấm sét rumbling]
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Δεν θέλω να χαθεί η ύπαρξή μου.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.Я не хочу исчезнуть.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.ولا أريد التوقف عن الوجود.
Varlığımın sona ermesini istemiyorum.[雷が鳴る]
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.Có lẽ phần khó nhất về sự kết thúc cuộc đời của tôi
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.Het lastigste aan dat einde van mijn leven, is dat ik iets leerde over mijzelf.
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.그리고 어쩌면 제 인생이 끝남의 가장 어려운 부분은 저에 대해 어려운 무언가를 배웠다는 것입니다
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.Самое трудное в "конце жизни" в том, что я узнала о себе кое-что тяжёлое.
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.ואולי הדבר הקשה ביותר בזה שהחיים שלי נגמרו הוא שלמדתי משהו קשה על עצמי,
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.وربما كان أصعب جزء عن انتهاء حياتي بأني قد تعلمت شيئا صعبا عن نفسي،
Ve hayatımın sona ermesinin en zor kısmı kendim hakkımda zor birşeyi öğrenmem oldu.自分自身の認めたくないところに気づいたことで それは 研究成果を世に出せず
Widemouth, İngiltere ve Penmarch, Fransada sona ermekteydi.Widemmouth, England und Penmarch, Frankreich verzweigte.
Widemouth, İngiltere ve Penmarch, Fransada sona ermekteydi.Widemouth i England och Penmarch i Frankrike.
Widemouth, İngiltere ve Penmarch, Fransada sona ermekteydi.Widemouth, Inggris dan Penmarch,
Widemouth, İngiltere ve Penmarch, Fransada sona ermekteydi.Widemouth, Inghilterra e Penmarch, Francia.
Widemouth, İngiltere ve Penmarch, Fransada sona ermekteydi.Вайдмаут в Англии и Пенмарк во Франции.