son derece ile cümle
son derece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.그리고 이것이 교통 수단이 아주 매력적이 될 수 있는 하나의 이유입니다.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Questo è uno dei motivi per cui i mezzi di tasporto tendono ad essere molto glamour.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Și acesta este un motiv pentru care mijloacele de transport au tendința să fie foarte seducătoare.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Und das ist einer der Gründe, warum Transportmittel tendenziell sehr glamourös sind.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Вот почему некоторые виды транспорта имеют такую восхитительную форму.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Това е една от причините поради които начините на транспорт спадат в категорията изключително бляскави.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.וזו אחת הסיבות לכך שכלי תחבורה נוטים להיות מאוד זוהרים.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.وهذا سبب كون وسائل النقل تميل إلى أن تكون شديدة الابهار
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.そのせいです 乗った経験が少ない程 -
Bu doğurayla işlem yapmak son derece basitti.Et qu'en effet, il était très facile de calculer avec cette base.
Bu doğurayla işlem yapmak son derece basitti.وفي الواقع, كان من السهل نقوم بالحساب مع تلك المصفوفة
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Det gör denna distribution av energi en demokratiserande kraft, som i slutändan är bra för ditt varumärke.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Distribúcia energie je demokratizujúca sila, ktorá nakoniec je dobrá pre vašu značku.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Distribuirea energiei este o forță democratizatoare, care în final este bună pentru marca ta.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Ebből az energia eloszlásból egy demokratizáló erőt csinál, amelyik végül jó a márkádnak.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Es macht die Verbreitung der Energie zu einer demokratischen Kraft was im Endeffekt gut für eine Marke ist.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Het maakt deze distributie van energie tot een democratische kracht, die uiteindelijk goed is voor je merk.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.이것은 대중화 된 에너지 즉 힘의 분배를 만듭니다, 이 힘은 궁극적으로 여러분의 브랜드에 좋은 것이죠.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Rende questa distribuzione di energia una forza democratica, che in ultima analisi fa bene al vostro marchio.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Rozšiřování potenciálu je demokratizující silou, což je pro vaši značku určitě skvělé.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Se tekee tästä energian jakamisesta demokraattisen voiman, mikä on lopulta hyvä asia brändin kannalta.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Sự phát tán năng lượng này là một động lực dân chủ hóa, và sẽ là điều tốt đẹp với công ty bạn.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Takie rozproszenie energii jest demokratyzującą siłą, która w rezultacie jest dobra dla twojej marki.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Torna esta distribuição de energia uma força que democratiza, o que acaba por ser bom para a vossa marca.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Κάνει αυτή τη διανομή ενέργειας μία δύναμη εκδημοκρατισμού, η οποία είναι εν τέλει καλή για την μάρκα.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Поширення цієї енергії стає демократизуючою силою, яка в кінцевому підсумку корисна для вашого бренду.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Това разпределение на енергия е демократизираща сила, което в крайна сметка е добре за вашата марка.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.פיזור זה של אנרגיה הוא כוח דמוקרטי, אשר בסופו של דבר הוא טוב למותג שלך.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.هذا التوزيع للطاقة هو القوة الديمقراطية، التي هي أخيرا جيدة لعلامتك التجارية.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.最終的にはブランドにとっていいことです ということで物理から学ぶことは
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Az, hogy megértsük ezeknek a géneknek a szerepét, rövidesen elérhető lesz.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Capire il ruolo di questi geni sara' ha portata di mano.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Comprendre le rôle de ces gènes va être à notre portée.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.De rol van deze genen te begrijpen, zal zeker binnen handbereik zijn.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Entender el papel de estos genes va a estar pronto a nuestro alcance.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.우리의 이해를 넓혀주는 연구 결과들을 조만간 얻을 수 있게 될 것입니다.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Pentru a înţelege rolul acelor gene va fi foarte la îndemână.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Wir stehen kurz davor, die Rolle dieser Gene zu verstehen.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Zrozumienie roli tych genów będzie w naszym zasięgu.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Разбирането на ролята на тези гени ще бъде в рамките на достижимото.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.Так же мы сможем узнать о роли каждого из этих генов.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.הבנת תפקיד הגנים האלה עתידה להיות בהחלט בהישג-יד.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.لفهم دور هذه الجينات سيكون في متناول اليد.
Bu genlerin rollerini anlayabilmek son derece ulaşılabilir bir hedef olacaktır.十分可能です 私達は現在 光合成を改良して
Bu gibi bölgelerde konutlar son derece hızlı bir biçimde kiraya verilmektedir.Dans ces quartiers, les logements se louent très vite.
Bu gibi bölgelerde konutlar son derece hızlı bir biçimde kiraya verilmektedir.En estas zonas se alquilan las viviendas muy rápido.
Bu gibi bölgelerde konutlar son derece hızlı bir biçimde kiraya verilmektedir.I sådana områden hyrs bostäderna ut mycket snabbt.
Bu gibi bölgelerde konutlar son derece hızlı bir biçimde kiraya verilmektedir.Tällaisilla alueilla asunnot vuokrataan todella nopeasti.
Bu gibi bölgelerde konutlar son derece hızlı bir biçimde kiraya verilmektedir.В таких районах жильё сдается в аренду очень быстро.
Bu görüntünün altında ben son derece mutsuzdum,güvensiz hissediyordum ve gerçekten korkuyordum.and fundamentally frightened - frightened of other people, of the future, of failure
Bu gün dünyada gördüğümüz olumsuz durumu zorunlu kılacak tek şey son derece zararlı bir sistem olabilir.Alleen de invloed van een extreem pijnlijk systeem forceert een negatieve situatie die er nu is op Aarde.
Bu gün dünyada gördüğümüz olumsuz durumu zorunlu kılacak tek şey son derece zararlı bir sistem olabilir.Solo l influenza di un sistema dannoso può rafforzare la situazione negativa come quella che è adesso.
Bu gün dünyada gördüğümüz olumsuz durumu zorunlu kılacak tek şey son derece zararlı bir sistem olabilir.究極に有害なシステムによる影響ぐらいです。 その状況とは、あらゆる情報のうち、
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.특히 1,000달러 이하의 카메라에서는 짜증나는 일이죠.
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.C'est extrêmement frustrant sur n'importe quel appareil photo de moins de 1000 dollars.
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.Das kann bei jeder Kamera unter 700 Euro verdammt ärgerlich sein.
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.Điều này là vô cùng bực bội đối với mọi máy ảnh dưới 1000 dollar.
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.E extrem de frustrant la o cameră sub 1,000 de dolari.
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.È molto frustrante su qualsiasi fotocamera sotto i 1000 dollari.
Bu hız, 1000 doların altındaki her fotoğraf makinası için son derece sinir bozucudur.É muito frustrante em qualquer máquina abaixo dos 1000 dólares.