Ana içeriğe geç
Sözlük

solusyon ile cümle

solusyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Zayıf bir şeker solüsyonu hazırladım.I prepared a weak sugar solution.
Adam, gümüş solüsyonu içtikten sonra sürekli olarak mavileşti.The man turned permanently blue after he drank the silver solution.
Protein kristalleri hemen hemen daima solüsyonda büyütülür.Protein crystals are almost always grown in solution.
1898'te Richard Adolf Zsigmondy ilk derişik solüsyonda kolloidal altın hazırladı.In 1898, Richard Adolf Zsigmondy prepared the first colloidal gold in diluted solution.
Ped de antiseptik bir solüsyon ile ilaçlanabilir.The pad may also be medicated with an antiseptic solution.
Faraday, altın klorür solüsyonunu indirgemek için fosfor kullanmıştır.He used phosphorus to reduce a solution of gold chloride.
Bu, kromik asit solüsyonu, karbon plakası ve gözenekli bir kap içeriyordu.This contained the chromic acid solution, the carbon plate and a porous pot.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.This was vodka and solution, gin and solution.
Neostrata Yağlı Cilt Solüsyonu AHA 8.This is the Neostrata Oily Skin Solution AHA 8.
veya lityum sülfat solusyonu ile de hazırlanabilir:or lithium sulfate solutions:
Sodyum azit nitröz asit solusyonu ile işleme sokularak yok edilebilir.:[7]Sodium azide can be destroyed by treatment with nitrous acid solution:[7]
Entecavir, tablet veya solüsyon olarak ağızdan alınır.Entecavir is taken by mouth as a tablet or solution.
Boraks karıncalar için toksik olduğu için kontrol solüsyonlarında kullanılır.Borax is used in control solutions because it is toxic to ants.
Böylece hazırlanan hematoksilen solüsyonu 2 aydan fazla bir süre boyunca kullanılabilir.Der sekundäre Hyperparathyreoidismus kann so über Jahre unter Kontrolle gehalten werden.
Oral solüsyonun 1 ml'sinde 100 mg etkin madde vardır.Ajouter 100 mL de solvant.
Bu anda solüsyon Raman sürekliliği formunu alır.Por lo tanto, tiene mucho sentido que el criollo limonense seguirá ese mismo orden.
1898'te Richard Adolf Zsigmondy ilk derişik solüsyonda kolloidal altın hazırladı.Nel 1898 Richard Adolf Zsigmondy preparò il primo campione di oro colloidale in soluzione diluita.
Enzim hızları solüsyon şartlarına ve substrat konsantrasyonuna bağlıdır.La velocità enzimatica dipende dalle condizioni della soluzione e dalla concentrazione del substrato.
Protein kristalleri hemen hemen daima solüsyonda büyütülür.Stamcellen worden tegenwoordig vrijwel altijd rechtstreeks uit het bloed gehaald.
Temiz bir kaba konulan solüsyona gazlı bez batırılır, iyice sıkılır.Att trycka kinden mot en stängd solfjäder: Jag är sur.
2007'de erkek tipi kellikte yeni %5'lik köpük solüsyonun sıvı solüsyondan daha etkili olduğu gösterildi.År 2007 förutspås att mer än 50 % av alla nya typer av ljuskällor som levereras vara av typen LED.
Doku perfüzyonu zayıf olanlara, izotonik kristaloid solüsyon kapsülleri verilmelidir.U osob se špatným zásobováním tkání tekutinami by měly být podávány dávky isotonického krystaloidního roztoku.
Solusyon formu da mevcuttur.Forma studia je prezenční.
Günümüzde en uygun solüsyon derişimi 30% ile 34% arasında olanıdır.Mezi nejčastěji používanou velikost patří 11/0.
Doku perfüzyonu zayıf olanlara, izotonik kristaloid solüsyon kapsülleri verilmelidir.În cazul celor cu o irigare insuficientă a țesuturilor trebuie administrate soluții cristaloide izotonice.
Solusyon formu da mevcuttur.Tämä muoto on vallitseva.
Enzim hızları solüsyon şartlarına ve substrat konsantrasyonuna bağlıdır.Enzymhastigheder afhænger af opløsningsbetingelser og substratkoncentrationer.
Doku perfüzyonu zayıf olanlara, izotonik kristaloid solüsyon kapsülleri verilmelidir.Pada penderita dengan perfusi jaringan yang buruk, harus diberikan bolus larutan kristaloid isotonik.
Oral solüsyonun 1 ml'sinde 100 mg etkin madde vardır.1錠あたりアセチルサリチル酸100 mgを含有する。
Solusyon formu da mevcuttur.形状は保たれている。
Enzim hızları solüsyon şartlarına ve substrat konsantrasyonuna bağlıdır.酶催化速率依赖于反应条件和底物浓度。
Solusyon formu da mevcuttur.현재 이하의 형식이 존재한다.
1898'te Richard Adolf Zsigmondy ilk derişik solüsyonda kolloidal altın hazırladı.בשנת 1898, ריכרד אדולף ז'יגמונדי היה הראשון שהכין ננו חלקיקי זהב בתמיסה מדוללת.
Solusyon formu da mevcuttur.Oni su u obliku rješenja.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Adică vodka și soluție, gin și soluție.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon. Buradaki adam, saf suyu ve kas gevşeticiyi de seviyordu.Este tipo também gostou do relaxante muscular.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Das hier war eine Wodkalösung, eine Ginlösung.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Đây là vodka và nước, gin và nước.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Dit was vodka en medium, gin en medium.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Esto era vodka y solución, gin y solución.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Ez vodkaoldat és ginoldat.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.이것은 보드카 용액, 진 용액입니다.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Questa era vodka e una soluzione, gin e una soluzione.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.To była drink z wódki, drink z dżinu.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Voilà de la vodka avec une solution, et du gin avec une solution.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Το ένα ήταν διάλυμα βότκας και νερού, και το άλλο διάλυμα τζιν και νερού.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Това е разредена водка, разреден джин.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.Это были разбавленная водка, разбавленный джин.
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.זה היה וודקה עם תמיסה, ג'ין עם תמיסה
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.وكانت هذه الفودكا ومحلول ، والجن ( مشروب كحولى ) ومحلول .
Bu vodka ve solüsyondu, gin ve solüsyon.このネズミはただの水と筋弛緩剤も 好んでました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod