Ana içeriğe geç
Sözlük

solungaç ile cümle

solungaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Balıkların solungaçları ve yüzgeçleri vardır.Fish have gills and fins.
Yunusların solungaçları yoktur.Dolphins don't have gills.
Balinaların solungaçları yoktur.Whales don't have gills.
Ne balinaların, ne de yunusların solungaçları vardır.Neither whales nor dolphins have gills.
Solungaçlarının ve kafalarının üzerinde pulları yoktur.People with no roofs over their heads.
Her solungaç yaprağı ise ince yaprakçıklardan meydana gelmiştir.A tea made out of them is given to treat fevers of all kinds.
Solungaçları 5-7 çifttir.It has five to seven leaves.
Mağara semenderin yetişkininde de yavrusunda da solungaç bulunur.The tenant house has its own barn in the rear as well.
Solungaçlarına su dökerek ona oksijen veririz.We put water over its gills, give it oxygen.
Sadece 3 solungaçlı olanlar zehirlidirOnly the ones with three stripes on the gills are poisonous.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.I don't know what this kind of stuff will do in their gills.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.In acorn worms, a heart and circulatory system evolved. And gill-like structures.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.But they have two types of gill structures.
Solungaçların çıkması mı?Grow gills?
Bir kuzey turnasının solungaçlarını destekleyen solungaç kemerleriGill arches supporting the gills in a pike
Tüm bazal omurgalılar solungaçlarla nefes alır.All basal vertebrates breathe with gills.
Amniyotların solungaçları yoktur.Amniotes do not have gills.
Kahverengi form genellikle sönüktür, parlaklığı solungaçlarla kısıtlıdır.The brown form was generally fainter, with its luminescence restricted to the gills.
Başta hemibranlı beş veya altı solungaç kesesi vardır.The head has five or six gill pouches with hemibranchs.
Olası solungaç yarıkları gibi simetrik olarak düzenlenmiş on rdç çift gonad tanımlanmıştır.Thirteen pairs of symmetrically arranged gonads have been identified, as have possible gill slits.
Kafatasının arka kenarı solungaçları kaplayan bir operkulum oluşturmuştur.The posterior margin of the skull formed an operculum covering the gills.
Hemoglobin moleküllerine akciğerler veya solungaçlarda oksijen bağlanır.Red blood cells are cells present in blood to transport oxygen.
Her solungaç yaprağı ise ince yaprakçıklardan meydana gelmiştir.Der eineinhalbgeschossige verputzte Bau ist aus Bruchsteinen errichtet.
Yaratık burada onu iyileştirir ve boynundaki yara izlerini solungaçlara dönüştürür.La criatura gira, mostrándole su gran herida en el costado.
Solungaçları 5-7 çifttir.Aveva solo cinque o sette tasti.
Mağara semenderin yetişkininde de yavrusunda da solungaç bulunur.На коленях они держат также глядящего вдаль младенца.
Kemikli balıklarda solungaçlar dört çift olup, operkül denen solungaç kapaklarıyla örtülüdür.Внутри ноздрей этих акул имеется пара капсул, защищённых складками.
Solungaçları 5-7 çifttir.Elas têm de cinco a sete folhas.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.As glândulas presentes na parte traseira de seus olhos.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Alimenta-se de peixes, que retira da água com suas garras afiadas.
Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.Op land levende dieren ademen via de longen.
Solungaçları 4 çifttir.De twijgen zijn vierkantig.
Her solungaç yaprağı ise ince yaprakçıklardan meydana gelmiştir.Każdy z grzebieni wyróżniał się palcowatymi wyrostkami kierującymi się ogonowo.
Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.Larwy owadów żyjące w wodzie oddychają skrzelotchawkami.
Ahtapotların solungaç kalpleri ile ilişkili iki nefridyumu vardır.Ośmiornica ma 2 nefrydia (odpowiedniki nerek kręgowców) związane z sercami skrzelowymi.
Solungaç, su hayvanlarının solunum organı.Це зябра, органи водного дихання.
Küçük türlerde ise hiç solungaç bulunmaz, bunlar vücutlarının bütün yüzeyiyle solunum yaparlar.Органів дихання немає — дихають всією поверхнею тіла.
Solungaç yayları, içlerinde kılcal kan damarları bulunan solungaç yapraklarına sahiptir.Kamením uházejí je, krev jejich na ně."
Ayrıca bazı balık türlerinin solungaçlarının tıkanmasına neden olur.Chiar și cantități mici de nămol pot să elimine unele specii de pești.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.Az orrnyílásai mindjárt a szemek mögött vannak.
Solungaçları 4 çifttir.Nisiä on neljä paria.
Bir çift solungaca sahiptir.Niillä on yksi pari saksia.
Her iki cinste de gözden başlayıp alt solungaç kapaklarına kadar gelen koyu bir çizgi bulunur.Ulkoreunan tuntumassa on sekä etu- että takasiivissä rivi nuolenkärkeä muistuttavia tummia täpliä.
Solungaç, su hayvanlarının solunum organı.Ånderør – åndedrætsorgan hos dyr.
Kemikli balıklarda, vücudun her iki yanında solungaçlardan kuyruğa kadar uzanır.Begge må ha skuldrene sine parallelt med bordets langside.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.Các lỗ thở của chúng nằm ngay sau mắt.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.고래상어의 분수공은 눈 바로 뒤에 있다.
Balıkların çoğunda solunum solungaçlar yoluyla olur.ברוב הדגים אברי החישה מפותחים ביותר.
Bir çift solungaca sahiptir.זוג ישרים כלשהו.
Bu iki aort her iki solungaç vasıtasıyla geçen bir damarla biribirine bağlanır.הסכין חותכת לשניים את כל מי שעובר דרכה.
Tatlı su balıkları gerekli su ihtiyaçlarını solungaç zarlarından osmozla alırlar.דגי ים נוטים לאבד מים מגופם בתהליך של אוסמוזה.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Ribe vsesavajo s kisikom bogato vodo skozi usta in jo črpajo skozi škrge.
Solungaçları 4 çifttir.Žiaunų yra 4 poros.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Veepinnal keerab kalaan end selili ja asetab saagi nahavoltide vahele.
Kılcal damarlardaki kan, solungaçlara kırmızı rengini verir.Veresoontes ringlev punane veri annab neile roosaka värvuse.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Aber sie haben zwei Arten von Kiemenstrukturen.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Ale majú dva typy žiabrovej štruktúry.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Dar au două tipuri de branhii.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.De van két különböző kopoltyújuk.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.하지만 이들은 두 종류의 아가미 구조를 가지고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod