sokağı ile cümle

sokağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Paris'teki Cambon sokağı 31 numarada, ilk modaevini açtı.افتتحت الآنسة شانيل أول دار أزياء بباريس سنة 1918
Paris'teki Cambon sokağı 31 numarada, ilk modaevini açtı.オーヴェルニュ生まれの田舎娘で
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.A Ritzben alszik, de a Cambon utcában lakik, a műtermek alatt, közel a divatszalonjaihoz.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Cпи в Риц, но живее в апартамента си, на улица Камбон под работилниците си и близо до своите шивачи.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Dorme al Ritz, ma vive nel suo appartamento di rue Cambon, sotto agli atelier, vicino alle sarte.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Hun sover på Ritz men lever i sin lejlighed på rue Cambon, nedenunder sine atelierer og tæt ved sine systuer.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Spala je v Ritzu, a živela v stanovanju na Cambon, pod ateljeji v bližini modnih oblikovalcev.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Spí v Ritzu, ale žije ve svém bytě na rue Cambon, pod ateliéry a v blízkosti svých krejčovských mistrů.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Вона спала в "Рітц", але жила у своїй квартирі на рю Камбон, розташованій під ательє, де працювали її кравці.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Она ночевала в отеле Ритц, но жила на улице Камбон в квартире над ателье, где работали ее портнихи.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Chama-se Rue des Prairies -- Rua das Pradarias.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Deze heet Rue des Prairies -- Prairiestraat.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Dies heisst Rue des Prairies -- Präriestrasse.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Elle s'appelle la rue des Prairies - Prairies Street.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Ez itt a Rue de Prairie - Préri utca.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Gọi là Rue des Prairies -- có nghĩa là đường Đồng cỏ
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Jalan ini disebut Rue de Prairie -- "jalan padang rumput."
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.그것은 대초원 거리 라고 불리웠습니다
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Nazywa się Rue des Praries - Ulica Prerii.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Se llama Rue des Prairies, o Calle de la Pradera.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Se numeşte Rue de Prairie, Strada Preriei.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Si chiama Rue des Prairies -- Via delle Praterie.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Tahle se jmenuje Rue de Prairie --- "Prériová ulice"
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Volá sa Rue des Prairies -- Ulica prérií.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Αυτός ονομάζεται ο Δρόμος της Εξοχής.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Вона називається Рю де Прері - вулиця прерій.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Нарича се улица Прерия или Прерийна улица.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.Она называется Рю де Прери - улица Прерий.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.הוא נקרא 'רו דה פרהרי, - רחוב הערבה.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.واسمه شارع المرج
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.ウサギやトンボを放し
Sana bir hikâye anlatacağım. Uzun zaman önce, sokağın sıradan tarafında, 22 numarada kalırdım.Hace... tiempo viví en una calle, en el lado de los números pares, en el número 22.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.Dort zeige ich Ihnen einen chinesischen Ausbeuter.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.Eu levo-vos a uma rua e mostro-vos uma fábrica de miséria chinesa.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.그 거리 아래 중국인들의 노동력 착취 현장을 보여드리겠습니다.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.lejjebb megyünk egy utcányit és mutatok egy kínai zugműhelyt.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.Maar neem het voorbeeld van heparine.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.Pójdziemy do niedalekiego chińskiego zakładu wyzyskującego robotników.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.Tomemos el ejemplo de la heparina.
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.בואו ניפגש במדיסון סקוור גרדן,
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.سآخذكم إلى الميدان وأطلعكم على معامل السخرة
Sizi sokağın aşağısından alacağım ve Çinlilerinin yerlerini göstereceğim.しかしへパリンを例を見ると
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."C'est votre boulangerie, votre rue, votre pays, pas les miens".
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Das ist eure Bäckerei, eure Straße, euer Land, nicht meins."
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."당신들이 정해요. 이곳은 제가 아닌 당신들의 빵가게이고, 당신들의 거리이며, 당신들의 나라잖아요." 라고 하였습니다.
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."La strada, il forno, il paese sono i vostri, non i miei."
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."תבחרו אתן. זו המאפיה שלכן, הרחוב והמדינה שלכן, לא שלי".
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."أنتن تختاروا. إنه مخبزكم، شارعكم، بلدكم، ليست بلدي."
Siz seçin. Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."彼女らは意見を聞かせてくれません
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Chỉ ra ngoài phố cũng đã rất tuyệt vời.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Csupán az, hogy az utcán lehettem, felvillanyozott.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Einfach nur draußen zu sein war ein Hochgefühl.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Il solo trovarmi fuori, per la strada, era inebriante.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Keluar ke jalan pun saya merasa sangat senang.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.즐겁게 거리를 다닐 수 있었지요
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Maar ondanks mijn herwonnen vreugde en vrijheid veranderde de reactie van mensen compleet.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Samo przebywanie na ulicy było ekscytujące.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Só o sair à rua já era arrebatador.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Už jen být venku na ulici bylo vzrušující.
Sokağın dışına çıkmak bile başlı başına neşelendiriciydi.Και μόνο που βρισκόμουν έξω στο δρόμο ήταν συναρπαστικό.

İlgili Sayfalar