sokağı ile cümle

sokağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Épp néhány nappal ezelőtt, itt az utca túloldalán sok száz ember gyűlt össze.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Hace unos días, aquí en frente, al otro lado de la calle, había cientos de personas reunidas.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Kilka dni temu, dokładnie po drugiej stronie ulicy stąd, zgromadziły się setki ludzi.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.단지 몇일전에, 여기서 바로 맞은편 거리에, 수백명의 사람들이 모여있었습니다.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Một vài ngày trước đây, ngay ngã tư bên đường từ đây, có hàng trăm người tụ tập cùng nhau.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Pas een paar dagen geleden zijn hier aan de overkant van de straat, honderden mensen samengekomen.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Před několika dny, přímo přes ulici, se shromáždily stovky lidí.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Proprio qualche giorno fa, proprio qui davanti, c'erano centinaia di persone radunate.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Vor einigen Tagen waren hier auf der anderen Strassenseite Hunderte von Menschen versammelt.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Πριν λίγες μέρες, ακριβώς στον απέναντι δρόμο, ήταν εκαντοντάδες άνθρωποι μαζεμένοι.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Несколько дней назад, прямо через дорогу было большое собрание людей.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.Само преди няколко дни, точно от другата страна на улицата се бяха събрали стотици хора.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.רק לפני מספר ימים, ממש מעבר לכביש כאן, היו מאות אנשים שנאספו.
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.قبل عدة أيامٍ فقط ، ليس بعيداً من هنا ، كان هناك المئات من الأشخاص مجتمعين مع بعضهم
Birkaç gün önce, buranın karşı sokağında, yüzlerce insan toplanmıştı.数百人の人が 集まりました 技術者と人文科学者が
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.Dieser Seargant kam heraus und versuchte die Muslime zu verscheuchen.
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.상사-그 밖으로 나온 하 고 이슬람교도 추격 하려고 누가 길 건너 서 있었다.
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.كان هناك جراح - خرج وحاول طرد المسلمين الذين كانوا واقفين على جانب الشارع.
Bu civarda olmalı... 607-7 Sungbuk-dong, Seul 6 Bookjung SokağıChắc chỉ quanh đây thôi. 607-7 Sungbuk-dong, Seoul Số 6 Phố Bookjung
Bu civarda olmalı... 607-7 Sungbuk-dong, Seul 6 Bookjung SokağıErrefelé kell lennie... Sungbuk-dong 607-7, Szöul Bookjung utca 6.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.A to widok na drugą stronę ulicy z miejsca, w którym stali.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Das ist die Sicht direkt über die Straße von dort aus, wo sie standen.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Đây là nhìn trực tiếp từ bên kia đường từ nơi mà chúng đang đứng.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Dit is een beeld van de straat waar ze stonden.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Este es el aspecto al otro lado de la calle directamente desde donde se encontraban.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Ezt látták az utca túloldalán onnan, ahol álltak.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Isto é olhando directamente para a rua a partir de onde eles estavam.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.이것은 이 아이들이 서있는 곳에서 거리 반대 편쪽을 직접 본 것이구요.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Questa è la visuale esattamente dall'altra parte della strada da dove si trovavano loro.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Så här såg det ut från tvärs över gatan från där de stod.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Se privește direct peste drum din poziția în care stăteau.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Toto je pohled přímo napříč ulicí z místa, kde v tu dobu stáli.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Voici ce que l'on voit directement de l'autre côté de la rue depuis l'endroit où ils étaient.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Αυτό βλέπει ακριβώς απέναντι από το δρόμο από όπου στέκονταν.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Вот так выглядела улица, где они стояли.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.זהו מבט היישר לרוחב הרחוב מן המקום בו הם עמדו.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.هنا الرؤيه مباشره عبر الشارع من حيث كانوا يقفون.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.通りの向かいをまっすぐ見た写真です 捜査官の報告では
Burada her evin kendi sokağı ve모든 집마다 막다른 골목(cul-de-sac)을 갖고 있고
Burada her evin kendi sokağı veQui ogni gruppo di case ha la sua stradina senza uscita,
Burada her evin kendi sokağı ve Starbucks arabaya servisleri gibi şeyleri var.Elk groepje huizen heeft zijn eigen doodlopend eind, en een drive-through Starbucks en zo.
Burada her evin kendi sokağı ve Starbucks arabaya servisleri gibi şeyleri var.Każde osiedle domków ma swoją ślepą uliczkę, restauracje dla zmotoryzowanych itp.
Burada her evin kendi sokağı ve Starbucks arabaya servisleri gibi şeyleri var.Где у каждого ряда домов есть собственный тупик кафешки, где подают заказ в машину, и все в таком духе.
Burada her evin kendi sokağı veКъдето всяка малка група къщи има своя собствена задънена улица,
Burada her evin kendi sokağı veשם לכל סט של בתים יש רחוב ללא מוצא
Burada her evin kendi sokağı veحيث كل مجموعة صغيرة من البيوت لديها شوارعها الخاصة
Burada her evin kendi sokağı veこのように詰め込まれています
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Det er jeres bageri, jeres gade, jeres land -- ikke mit."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."É a vossa padaria, a vossa rua, o vosso país — não o meu."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Es su repostería, su calle, su país, no los míos."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Este brutăria voastră, strada voastră, ţara voastră, nu a mea."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Ez az ti pékségetek, a ti utcátok, a ti országotok, nem az enyém."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Het is jullie bakkerij, jullie straat, jullie land -- niet het mijne."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Je to vaša pekáreň, vaša ulica, vaša krajina, nie moja."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."To wasza piekarnia, wasza ulica, wasz kraj, nie mój."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Това е вашата пекарна, вашата улица, вашата страна, не моите."
Burası sizin fırınınız, sizin sokağınız, sizin ülkeniz -- benim değil."Это ваша пекарня, ваша улица, ваша страна — не моя".
Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.샤넬의 아파트는 부띠끄 근처의 아뜰리에 위층에 있었습니다.
Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.تحت ورشاتها وقرب مصمميها
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Ieri mi hai mandato in quel posto in Washington Street, e ora sono ricoperta d'edera velenosa.

İlgili Sayfalar