sofist ile cümle

sofist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
22
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.Вмешательство политиков в большой, комплексный, сложный проект в информационных технологиях?
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.Политици в голям, сложен, I.T. проект?
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.Що? Політики займаються великим, складним, IT-проектом?
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.פוליטיקאים במיזם טכנולוגי גדול, מסובך ומתוחכם?
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.سياسيين في مشروع تكنولوجي كبير ومعقد ومتطور؟
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.大惨事が待ち構えていそうですが
Şehrin sofistikeliği ile kırsalın gerçekliği ve direktliği arasında çarpıcı bir tezat var.Gdzie widoczny jest kontrast między wyrafinowaniem miasta oraz prawdziwością i szczerością spotykaną na wsi.
Şehrin sofistikeliği ile kırsalın gerçekliği ve direktliği arasında çarpıcı bir tezat var.Очевидний контраст між витонченістю міста і правдою та прямотою села.
- Senin bakış açın daha sofistike.[Carlin] Hai un approccio molto più sofisticato
- Senin bakış açın daha sofistike. Pazar günleri kiliseye gidip:Ние ходим на църква в неделя и казваме:
Şimdi biraz daha fazla alana ve daha sofistike aletlere sahip olduğuma göre bu videoda yapmak istediğim...اذاً ما اريد القيام به في هذا العرض، الآن وبما ان لدي بعض المساحة الاضافية للعمل بها، وبعض
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.És Sudhir azt mondja, hogy nem arról van szó, hogy kifinomult rálátásuk lenne az amerikai vállalati életre.
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.Gangsterom nie mieli zbyt wielkiego pojęcia nt. korporacyjnej Ameryki.
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.수디르의 말에 따르면 이들이 미국의 기업문화에서처럼 수준 높은 안목을 가진 건 아니였습니다.
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.Sudhir sagte, diese Leute hatten kein genaues Wissen über den Aufbau amerikanischer Konzerne.
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.אין לחבר'ה האלה איזו השקפה מתוחכמת לגבי מה שקורה בעולם התאגידי של אמריקה,
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.وقد قال "سودير" أنهم لم يكونوا على اطلاع، بما كان يحدث في الشركات الأمريكية الحقيقية.
Sudhir'in söylediğine göre, Amerikan iş hayatında neler olduğuna dair bu adamların sofistike görüşleri yoktu.教養があるわけではなく 「ウォール街」のような映画を観て
Ve oldukça sofistikeyiz, onları anahtar kelime ve... ilgi alanlarına göre ayırabiliriz" diyorlar.우리 시스템은 정교하기 때문에, 특정 단어나 관심 분야로 그 사람들을 세분할 수도 있다고요
Ve oldukça sofistikeyiz, onları anahtar kelime ve... ilgi alanlarına göre ayırabiliriz" diyorlar.Możemy nawet ci je podzielić, biorąc pod uwagę konkretne słowa kluczowe czy zainteresowania".
Ve oldukça sofistikeyiz, onları anahtar kelime ve... ilgi alanlarına göre ayırabiliriz" diyorlar.فيمكننا تقسيمها من خلال كلمات أو اهتمامات معينة.
Ve oldukça sofistikeyiz, onları anahtar kelime ve... ilgi alanlarına göre ayırabiliriz" diyorlar.こんな具合に勧誘します

İlgili Sayfalar