sofa ile cümle

sofa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ekim ayında "SOFA" adlı şarkısını yayınladı.He then released the song "Sofa" in October.
Şofar Şabat günleri üflenmez .Sabbath Day Shakers.
Yan sofaları revaklı kat oluşturmaktadır.Planets around Stellar Remnants.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Then Ehud went forth into the porch, and shut the doors of the upper room on him, and locked them.
Elkana Ahimotun, Sofay Elkananın, Nahat Sofayın,As for Elkanah, the sons of Elkanah: Zophai his son, and Nahath his son,
Kardeşi Helemin oğulları: Sofah, Yimna, Şeleş, Amal.The sons of Helem his brother: Zophah, and Imna, and Shelesh, and Amal.
Sofahoğulları: Suah, Harnefer, Şual, Beri, Yimra,The sons of Zophah: Suah, and Harnepher, and Shual, and Beri, and Imrah,
Naamalı Sofar şöyle yanıtladı:Then Zophar, the Naamathite, answered,
Başbakan ayrıca, Karadağ'ın ABD ile bir Güçlerin Statüsü Anlaşması (SOFA) imzalamasını da önerdi.He also suggested that Montenegro sign a Status of Forces Agreement (SOFA) with the United States.
Kosova'dan, SOFA anlaşmasıyla orduya destekKosovo gives military a boost with SOFA agreement
SOFA anlaşması Kosova'nın silahlı kuvvetlerinin inşasına yardımcı olacak. [Laura Hasani/SETimes]The SOFA agreement will help build Kosovo's armed forces. [Laura Hasani/SETimes]
ABD, dünyadaki pek çok ülkeyle SOFA anlaşmaları imzaladı.The United States maintains SOFA agreements with many nations worldwide.
Beşiktaş Vişnezade Parkı'nın bir bölümü "Şairler Sofası" adıyla düzenlenmiştir.A part of Beşiktaş Vişnezade Park is oriented under the name "Şairler Sofası".
Wawan Djunaedi Sofandi tarafından çevrildi. [1] [2] Lijam el-aklam .Translated by Wawan Djunaedi Soffandi.[13][14] Lijam al-aqlam.
SOFAZ, bu kanuna uygun olarak, sadece bütçesinin öngördüğü harcamaları gerçekleştirebilir.In compliance with this Law, SOFAZ can only execute expenditures envisaged by its budget.
SOFAZ, ulusal ölçekte projeleri finanse etmektedir.SOFAZ is funding projects of national scale.
SOFAZ'ın 01 Nisan 2020 itibarıyla varlıkları, 41.349,5 milyon $'dır.The assets of SOFAZ as of April 01, 2020 constituted USD 41 349.5 mln.
SOFAZ, faaliyetlerinde şeffaflığa her zaman önem vermektedir.SOFAZ always pays attention to transparency in its activities.
SOFAZ - Ulusal Varlık FonuSOFAZ - Sovereign Wealth Fund
SOFAZ'ın resmî internet sitesiSOFAZ website
Ekim ayında "SOFA" adlı şarkısını yayınladı.Il a ensuite sorti la chanson "SOFA" en octobre.
Mişna’ya göre, on kefaret ayeti okunur ve onunda da Şofar üflenir.On note donc que 11 engagés volent sur monoplans et 10 moteurs sont des Gnome.
Çırağan Sarayı'nda on üç oda ve bir sofa Hereke kumaş ve halılarıyla döşendi.Au premier étage il y a treize chambres à coucher cloisonnées de pans de bois et torchis.
Ne'ilah adı verilen son dua vakti, şofarın uzunca bir süre üflenmesi ile sona erer.Llegará la hora, llegará la hora en la que sobre las tumbas te lamentarás."
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.A menudo está encima de edificios, mirando en la sala del club.
Yom kipur, Şema'nın okunması ve şofar üflemeyle biter .Yom Kippur termina con il suono dello shofar, che conclude la celebrazione.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .Он уговаривает её бежать с ним, и ночью они совершают побег.
Renault SOFASA tarafından 1973 - 1981 yılları arasında üretilmiştir.Выпускался компанией FASA-Renault в Испании в 1974—1984 годах.
Ekim ayında "SOFA" adlı şarkısını yayınladı.Em seguida, ele lançou a canção "SOFA", em outubro do mesmo ano.
Sonuç olarak ortaya içinde “sofa”, “administration” ve “Hyundai” kelimelerini içeren bir şarkı ortaya çıktı.Além disso, tinham que incluir na canção as palavras 'sofa', 'administration' e 'Hyundai'.
Programın sonlarına doğru “Sofa Administration Hyundai” adını verdikleri şarkıyı seslendirdiler.Próximo ao final do programa eles realizaram a canção, que chamaram de "Sofa, Hyundai, Administration".
Üst katta baş oda ve sofa bulunmaktadır.No piso superior estão localizados os quartos e uma sala de estar.
Şofar Şabat günleri üflenmez .Quem não pode receber os sacramentos.
Yan sofaları revaklı kat oluşturmaktadır.Pozostałe mogiły ułożone są rzędami.
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.Ofta du med blick så fin, tittar genom min gardin.
Sofalardan 4'ü yazlık yatak odası biri de musiki sahnesidir.Музична тераса — це і літнє кафе, і четвертий концертний майданчик.
Selamlık sofasının dört köşesinde odalar vardır.По чотирьох кутах залу гладіаторів стояли фонтани.
Yom kipur, Şema'nın okunması ve şofar üflemeyle biter .Iom Kipur se încheie cu sunetul șofar-ului.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .Niat untuk mengawini sang penari malam membuatnya habis harta dan terlunta-lunta, hingga gantung diri.
Ekim ayında "SOFA" adlı şarkısını yayınladı.Sau đó, anh phát hành bài hát "SOFA" trong tháng 10.
13:8 Tişri'nin ilk günü (Roşaşana) Şofar'ı duy Num.13:23 RADIO PRO SHOPPER!
Şofar Şabat günleri üflenmez .汉兵夜追不得。
Lisanımızda tahrifle "sofa" tâbir olunur.풍수학에서는 ‘게형’ 명당으로 불리고 있다.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .《운수 좋은 날》은 현진건의 소설 《운수 좋은 날》을 원작으로 하여 박지운이 창작한 오페라이다.
Yom kipur, Şema'nın okunması ve şofar üflemeyle biter .Йом Кипур приключва със звука на шофар.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .Neke vrste hrane se noću, a svjetlosno onečišćenje ih ometa u raspoznavanju dana i noći.
Sofalı Çeşme de su terazisi kullanılmıştır.Vodná nádrž tiež slúži k zachyteniu povodní.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Aber Ehud ging zum Saal hinaus und tat die Tür der Sommerlaube hinter sich zu und verschloß sie.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.A Ehúd vyšiel na stĺpovú chodbu a zavrel za sebou dvere vrchnej dvorany a zamknul.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Általméne pedig Ehud a csarnokon, minekutána bevonta maga után a felház ajtait, és bezárta.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ðoạn , Ê - hút lánh ra nơi hiên cửa , đóng các cửa lầu mát lại và gài chốt .
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ðoạn, Ê-hút lánh ra nơi hiên cửa, đóng các cửa lầu mát lại và gài chốt.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ehud a ieşit prin tindă, a închis uşile dela odaia de sus după el, şi a tras zăvorul.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Éhud sortit par le portique, ferma sur lui les portes de la chambre haute, et tira le verrou.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Então Eúde, saindo ao pórtico, cerrou as portas do quarto e as trancou.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Eud uscì nel portico, dopo aver chiuso i battenti del piano di sopra e aver tirato il chiavistello
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.에훗이 현관에 나와서 다락문들을 닫아 잠그니라
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Kun Eehud oli tullut pylväskäytävään, sulki hän yläsalin ovet jälkeensä ja lukitsi ne.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.lalu keluar serta menutup dan mengunci pintu kamar tersebut
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Luego Ehud salió al pórtico, cerró tras sí las puertas de la sala de verano y puso el cerrojo

İlgili Sayfalar