Ana içeriğe geç
Sözlük

sof ile cümle

sof kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir bayram sofrasında bişbarmak, hurpa veya çak çak eksik olmaz.Ich wette, man kriegt dort keinen Schlamm oder Pferdemist ab.
Bir Konuşabilse (İngilizce özgün adıyla Lost in Translation), 2003 yapımı Sofia Coppola filmi.Ein Höhepunkt seiner Karriere war Lost in Translation (2003) von Sofia Coppola.
Daha karmaşık ve sofistike algoritmalar bilinmektedir.Es gibt noch deutlich effizientere, aber auch kompliziertere Algorithmen.
Filmin çekimlerinin ilk bölümü 2012 yılı Mayıs ayında Bulgaristan ülkesinin Sofya şehrinde yapılmıştır.Der Film wurde Anfang Mai 2012 in der bulgarischen Hauptstadt Sofia gedreht.
Erişim tarihi: 6 Eylül 2013. ^ "GPL-Incompatible Free Software Licenses (İngilizce)".Abgerufen am 24. September 2008. Free Software Foundation: GPL-Incompatible Free Software Licenses.
Protestanlar ise komünyon sofrasının sadece sembolik olduğuna inanırlar.Für die Geste haben die Kameraden nur antisemitische Häme übrig.
The Sofia Echo (İngilizce).In: The Sofia Echo.
Sofra oldukça zengindir.Das Gefieder ist sehr reich.
Şu anda Centro de Arte Museo Reina Sofia Müzesinde sergilenmektedir.Sie sind Zweigstellen des Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofía geworden.
Bulgarlar 809'da Serdica Kuşatması ile "Serdica (modern Sofya)" kalesini aldılar.809 nahmen die Bulgaren Serdica, das heutige Sofia ein.
Beyzbol ve Softbol 9'ar kişilik iki takımın karşı karşıya oynadığı bir spordur.Baseball wird von zwei Teams zu je neun Spielern gespielt.
Sofistik düşüncedeki eristik yaklaşımını geliştirmişlerdir.Sie entwarf einen eigenen Ansatz der psychodynamischen Strategieentwicklung.
Eğitimini Sofya Üniversitesi'nde tamamladı.Seinen Abschluss machte er an der Sophia-Universität.
Siderov 2003 yılında Sofya belediye başkanlığı için aday oldu.2003 wurde Siderow Bürgermeisterkandidat für die Partei BZNS in Sofia.
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.Heute wird hier Wein-/Obstbau (Burghofer) und Kälbermast betrieben.
Hem sofralık hem de şaraplık olarak üretilir.Bevorratet wurden in ihnen auch Öl und Most.
İlk olarak kabranlar ismi ile kurulmuş, daha sonra ismi sofular olarak değiştirilmiştir.Zunächst waren sie nummeriert, später wurden sie mit Namen bezeichnet.
Software Planning olarak değiştirildi.Steht als Software zur Verfügung.
Columbia ve Radio Pictures şirketlerinin filmlerinde güzel ve sofistike kadın tipi rollerinde oynadı.In Kriminalfilmen und Politthrillern verkörperte sie kühle, intelligente Frauen.
Sofya’ya gidip Resim Okulu’na girmek istedi ama başaramadı.In München versuchte er, auf die Kunstakademie zu kommen, scheiterte aber.
Pantheon (oyun), Frog City Software'in oyunu.Imperialismus ist der Name eines Computer-Strategiespiels des Spielentwicklers Frog City Software.
Bugün bir örnek, Sofya askeri müzesinde görülebilir.Die Ausstellungsstücke kann man heute im Militärmuseum von Gravelotte sehen.
Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın, Başıma yağ sürersin, Kâsem taşıyor.Du salbest mein Haupt mit Öl und schenkest mir voll ein.
Bu Sofiya'nın hiç hoşuna gitmemişti.Ängstlich war Sophie nicht.
Ürün, IBM'in Rational Software grubu tarafından geliştirilmektedir.Alle Software-Produkte wurden Teil des IBM-Rational-Software-Portfolios.
Normal sofra şarapları ile yüksek kalitedeki şaraplar birbirlerinden farklı olarak hazırlanırdı.Die Trinkreife fränkischer Weine ist sehr unterschiedlich.
Distinctive Software tarafından geliştirildi.Es wurde von PopTop Software entwickelt.
"Salaklar Sofrası" filmi aslında bir tiyatro uyarlamasıdır.Schweigers Kino-„Tatort“ ist ein richtig guter Actionfilm.
Bir baş Vatikan'a birisi ise Aya Sofya'ya bakıyor.Zum einen das Witoschagebirge, an dessen Fuß Sofia liegt.
Bu resim şu anda Madrid'de Reina Sofía Müzesinde bulunmaktadır.Seine Werke finden sich auch in der Sammlung des Museo Reina Sofía in Madrid.
SCS Software, ürünlerini Prism3D oyun motoruyla geliştirmektedir.Das Spiel basiert auf der Game Engine Prism 3d, welche von SCS Software in C++ programmiert wurde.
Soft rock kategorisindedir.In: Classic Rock.
Ayna sofra takımı dolabının üstündedir.Le miroir se trouve sur le dessus du vaisselier.
Sofrada yer kalmadığı için ayakta yemek zorunda kaldım.Parce qu'il n'y avait plus de place à table, j'ai dû manger debout.
Ritchie’nin Turing Ödülü konuşmasının başlığı “Reflections on Software Research” idi.Le prix de Ritchie est par ailleurs intitulé « Reflections on Software Research ».
Yönetmeni Iain Softley'dir.Réalisateur Iain Softley.
Hicaz'da ise mahkemelerin yargıç panellerinden oluşmasıyla daha sofistike bir sistem mevcuttu.Dans le Hedjaz, il existait un système plus sophistiqué avec des tribunaux composés de plusieurs juges.
Resmi web sitesi: softwareSite officiel Téléchargement : logiciel
Hemen çilingir sofrası kurulur.Je prépare aussitôt mon pinceau .
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.Quand tu vas mesurant l'immensité des cieux, Ô soleil ! n'es-tu point un regard de ses yeux ?
İlk kulübü Slavia Sofya’ydı.C'est ainsi qu'apparaît le Slavia Sofia.
2002 yılında, Paskaleva Sofya'da kanserden öldü.Elle meurt d'un cancer, en 2002 à Sofia.
Maçlar Sofya’da oynandı.La balle atteint Sofia.
Hâlen Sofya'da yaşıyor.Ils vivent en continu à Dreamland.
1977 Yaz Üniversite Oyunları, 9. Yaz Üniversite Oyunları'ydı ve de Bulgaristan'nın Sofya şehrinde düzenlendi.Universiade d'été de 1977 Navigation La 9e édition de l'Universiade d'été à Sofia, en Bulgarie.
Eylemciler ise Sofya’da kaldı.Seule, l’activité éditoriale continuait à Sofia.
Sofya'da esaret altında kaldı.Il s'est disputé à Sofia.
Şu anda gelişmekte olan kendi şirketi Intentional Software'ın başındadır.Il a depuis créé sa propre entreprise, Intentional Software.
2006'da, Chabad'ın sunduğu yıllık Pesah sofrasına 1500 kişi katıldı.En 2006, le "seder Chabad" de l'année a reçu 1 500 participants.
"Yaz sofralarının kraliçesi menemen".La Reine de l'été.
Onun kariyeri Pazardzhik Tiyatrosu ve Sofya belediyesine ait tiyatro ile başladı.Elle débute sa carrière au théâtre de Pazardjik puis rejoint la troupe du théâtre municipal de Sofia.
Edebiyatçılar, onun cuma sofralarında bir araya geldiler.Il participe à ses réunions littéraires du vendredi.
Osmanlı Devleti, Sofya'yı Bulgarlardan aldı.Murad Ier chasse les Bulgares de Sofia.
Daha sonra geline sofra düzdürülür ve bulaşık yıkatılır.Madame s'empare alors de la vaisselle et commence à la briser.
Free Software Foundation Europe'ta başkan yardımcılığı görevini de yürütmüştür.Il est promu par la Free Software Foundation Europe.
Sofyanidis, sadece futbolda değil, değişik spor dallarında da mücadele etmiştir.Louis Nicollin n'investit pas seulement dans le football, mais aussi dans d'autres sports.
SCS Software tarafından üretilmiş ve ValuSoft tarafından yayınlanmıştır.Il a été développé par The Software Shed et édité par Psygnosis,.
Daha sonra sırasıyla Beroe Stara Zagora, CSKA Sofia kulüplerinde oynadı.Il jouait au poste de gardien de but, pour le CSKA Sofia notamment.
2006-07 sezonunda Levski Sofya'ya transfer oldu.En cours de saison 1996-97, il est transféré au Levski Sofia.
Kantsiler yaygın olarak düğün, vaftiz ve bayram sofralarında kullanılır.Le chaudeau est servi lors des mariages, des communions et des baptêmes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod