- Hadi Smith onlar kazanıyor!- Gyerünk, Smith, ők nyernek.
- Hadi Smith onlar kazanıyor!- Kom igen, Smith, de vinner.
- Hadi Smith onlar kazanıyor!- Kom, Smith, de vinder.
- Hadi Smith onlar kazanıyor!Kom Smith, ze winnen.
- Hadi Smith onlar kazanıyor!- Vamos, Smith. Ellos ganan.
- Hadi Smith onlar kazanıyor!- Έλα Σμιθ, θα κερδίσουμε!
- Hadi Smith onlar kazanıyor!- Хайде, Смит, те печелят.
- Hadi Smith onlar kazanıyor!Хайде Смит, че ще ни бият!
Hadi Smith.Vamos, Smith.
Hadi Smith.Хайде де, Смит.
Hadi Smith.Хайде, Смит.
Hadi Smith..'קדימה, סמית
Hadi Smith.... (هيا (سميث
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Astfel Ham Smith şi Clyde Hutchinson au creat noi metode de extragere de ADN fără erori la o scală mică.
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Ham Smith와 Clyde Hutchison는 초보적 수준의 완벽한 DNA를 만드는
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Ham Smith e Clyde Hutchinson svilupparono alcuni nuovi metodi per creare DNA privo di errori su piccola scala.
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Ham Smith en Clyde Hutchinson ontwikkelden enkele nieuwe methoden om foutloos DNA te maken op kleine schaal.
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Ham Smith und Clyde Hutchison entwickelten neue Methoden, um fehlerfreie DNA in geringen Mengen zu generieren.
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Так, Хэмильтон Смит и Клайд Хачисон разработали методы производства безошибочных ДНК на малом уровне.
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.Хам Смит и Клайд Хъчисън разработиха някои нови методи за направата на безгрешно ДНК на малко ниво.
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.אז האם סמית וקלייד הצ'ינסון פיתחו כמה שיטות חדשות ליצירת DNA ללא טעויות
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.لذا قام هام سميث وكليد هاتشيسون بتطوير طرق جديدة لعمل حاملات الصفات الوراثية (DNA) بدون عيوب
Ham Smith ve Clyde Hutchison küçük çapta hatasız DNA yapımı için bazı yöntemler geliştirdiler.小さなレベルで エラーのないDNAを作る 新しい手法を開発したのです
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.A Harvardon dolgozott és a Smithsoniannél, rendkívül jó kapcsolatai voltak.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Aveva una cattedra ad Harvard e lavorava allo Smithsonian ed aveva ottime relazioni.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.C'était un membre de Harvard, il travaillait au Smithsonian et avait un réseau extrêmement important.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Dia mempunyai jabatan di Harvard bekerja dan mempunyai koneksi yang baik di Smithsonian.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Ele tinha uma cátedra em Harvard, trabalhava para a Smithsonian e estava muito bem relacionado.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Él fue asistente en Harvard, trabajaba en el Smithsoniano y tenía conexiones extremadamente buenas.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Era profesor la Harvard și lucra la Smithsonian și era extrem de bine conectat.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Er hatte eine Stelle in Harvard und arbeitete am Smithsonian Institut und hatte extrem gute Kontakte.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Han uppehöll en position på Harvard och arbetade på Smithsonian och hade ett extremt bra nätverk.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Hij had een leerstoel op Harvard, werkte bij het Smithsonian en had geweldige connecties.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Imel je položaj na Harvardu ter delal na Inštitutu Smithsonian in imel izredne veze.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.그는 하버드에 자리가 있었고 스미소니안에서 일도 했고 인간 관계도 엄청나게 많았어요.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.하버드 학위가 있고 스미스소니언(학술 협회)에서 일했었으며 인맥 역시 아주 좋았죠.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Měl pozici na Harvardu, pracoval v Institutu Smithsonian a měl velmi dobré konexe.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Miał posadę na Harvardzie, pracował w Instytucie Smithsona i miał niesamowite koneksje.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Ông ta có chiếc ghế tại Harvard và đã làm việc tại Smithsonian và có những mối quan hệ cực kỳ tốt.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Είχε μία έδρα στο Χάρβαρντ και δούλευε στο ίδρυμα Σμιθσόνιαν έχοντας εξαιρετικές διασυνδέσεις.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Він мав позицію в Гарварді, працював в Смітсонському інституті та мав дуже хороші зв'язки.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Він мав посаду в Гарварді, працював на Смітсонівський інститут і мав надзвичайно могутні зв'язки.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Той имал място в Харвард и работел в "Смитсониън" и имал изключително добри връзки.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.У него была позиция в Гарварде, он работал в Смисонском институте и имел очень хорошие связи.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.הוא החזיק משרה בהארוורד ועבד במכון הסמיטסוניון והיו לו קשרים מעולים
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.ودرس في جامعة هارفارد وكان يعمل لدى سميثسونيان وكانت لديه معارف كثيرة،
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.スミソニアン博物館で働いていた彼は 人脈豊富です 当時の頭脳たちと通じていました
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.人脈も豊富です 当時の頭脳たちと通じていました
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Därefter återvände Smiths häst- -med vad vi tror är hans arm. Det är allt.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Derefter vendte Smiths hest tilbage - - med det, som vi tror er hans arm. Det er det hele.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.E inmediatamente después solo ha regresado el caballo de Smith, junto con lo que creemos que es su brazo.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Logo a seguir, o cavalo do Smith, com o que julgamos ser o braço dele, foi o único que regressou.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Sieltä palasi vain Smithin hevonen ja hänen käsivartensa.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Subito dopo, il cavallo di Smith, con ciò che presumiamo essere il suo braccio, è tornato indietro.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Tuż po tym koń Smitha wrócił z czymś, co wygląda na jego rękę.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.Αμέσως μετά, το άλογο του Σμιθ, επέστρεψε με κάτι που υποθέτουμε ότι είναι το χέρι του.
Hemen ardından, geriye sadece Smith'in atı ve kolu olduğunu sandığımız şey döndü.А сразу после этого лошадь Смита и то, что похоже на его руку - вот всё, что вернулось назад.
Her zaman Tilly Smith adında küçük bir kızın hikayesi aklıma gelir.Eu penso sempre na história duma menina chamada Tilly Smith.
Her zaman Tilly Smith adında küçük bir kızın hikayesi aklıma gelir.Ik denk altijd aan het verhaal van Tilly Smith.
Her zaman Tilly Smith adında küçük bir kızın hikayesi aklıma gelir.Jeg tænker altid på historien om en lille pige der hedder Tilly Smith.