Ortaya çıkan skandalı tahmin edebilirsiniz.Zginął nawet okoliczny rolnik i oczywiście wybuchł wielki skandal.
Ortaya çıkan skandalı tahmin edebilirsiniz.ואתם יכולים לתאר לעצמכם איזו שערוריה זו היתה.
Ortaya çıkan skandalı tahmin edebilirsiniz.ويمكن أن تتخيل العار الذي يحدث
Ortaya çıkan skandalı tahmin edebilirsiniz.これは戦争です
O zaman bu kadar dikkatli olmam gerekmezdi. Basın konferansına çok az kaldı. Aramızdaki skandalı açıklayacak.Nemsokára tartunk egy sajtókonferenciát és ott magyarázatot ad és tisztázni fogja a botrányunkat.
O zaman bu kadar dikkatli olmam gerekmezdi. Basın konferansına çok az kaldı. Aramızdaki skandalı açıklayacak.Nous allons bientôt donner une conférence de presse et il va clarifier notre scandale.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Guardate alla Penn State.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Hãy nhìn vào bang Penn.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.펜실베니아 주립대를 보세요. 그 사건은 방관자적 접근방법을
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Regarder à Penn State.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Sehen Sie sich die Penn State an:
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Spójrzmy na Penn State.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Uitați-vă scandalul de la Penn State.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Vean Penn State.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Vessünk egy pillantást Penn State-re.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Κοιτάξτε το Πεν Στέιτ.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.Посмотрите на Университет Пенсильвании.
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.קחו לדוגמה את Penn State (אוניברסיטה במדינת פנסילבניה).
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.انظروا إلى جامعة ولاية بنسلفانيا. جامعة ولاية بنسلفانيا هي الأم
Penn State Üniversitesi'ndeki taciz skandalını ele alalım.アプローチのお手本が生まれた
"Prenses Lee Seol'un son skandalı"Les Médias sont fascinés par leNscandale de la Princesse Lee Seol
Prens Lee Yong'un tek oğlu Lee Han'ın skandalı gün ışığına çıktı.Lee Han, fils unique de l'empereur, son passé va être dévoilé.
Prens Lee Yong'un tek oğlu Lee Han'ın skandalı gün ışığına çıktı.Yi Young herceg fia, Lee Han botrányos múltjának feltárása folytatódik.
Prens Lee Yong'un tek oğlu Lee Han'ın skandalı gün ışığına çıktı.Το σκανδαλώδες παρελθόν του πρίγκιπα Λι Γιονγκ, μοναχογιού του Λι Χαν έχει αποκαλυφθεί.
Prens Lee Yong'un tek oğlu Lee Han'ın skandalı gün ışığına çıktı.الامير لي يونغ الابن الوحيد لي لي هان , تعرفوا على ماضيه وفضائحه
Skandalları bitirmek için mi? Pekala, bir oyun planladıysan oynayalım o zaman.Pour expliquer notre scandale, j'ai compris la stratégie que vous essayez de mettre en place.
Skandalları bitirmek için mi?Valahogy elrendezni a botrányunkat?
Skandalları bitirmek için mi?Έναν τρόπο για να τακτοποιήσουμε το σκάνδαλο;
Skandalları bitirmek için mi?طريقة للاهتمام بالفضيحة؟
Skandal mı?Botrány?
Skandal mı?¿Escándalo?
Skandal mı? Evet.فضيحة؟
Skandal mı?Scandalo?
Skandal mı?Scandal?
Skandal mı?Skandál?
Skandal mı?Skandal?
Skandal mı?Tin đồn.
Skandal mı?Un scandale ?
Skandal mı?Скандал ли?
Skandal mı?Скандалов?
Son günlerde adı... ...gerçek prenses olmadığına dair şaşırtıcı bir skandala karışmıştı.Nemrégiben ő is érintettje lett egy botránynak, mely csalónak tűntette fel.
Son günlerde adı... ...gerçek prenses olmadığına dair şaşırtıcı bir skandala karışmıştı.والاخبار الاخيرة عن الحقيبة وعن الاميرة المزيفة
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Astfel, aceste ziare, tabloide, discutii se axau pe aceasta munca.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Báo to, báo nhỏ, bài tranh luận hết thảy đều bàn tán về tác phẩm này
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Ces journaux, ces tabloïds débattaient de ce travail.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Dus plakkaten, roddelbladen, er waren discussies, allemaal over dit werk.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Gazety, kolorowe pisma- nawet debaty były prowadzone na temat mojej pracy
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Havia jornais, tabloides e debates só por causa deste trabalho.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Így az újságok és pletykalapok a munkámról vitatkoztak.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.In diesen seriösen und Boulevardzeitungen gab es Debatten über diese Arbeiten
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.이런 자료, 타블로이드, 토론등이 다 제 작품에 관한 것들 이었지요.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Quindi i quotidiani, i tabloid, i dibattiti venivano ingannati da tutto questo lavoro.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Todas estos periódicos, tabloides, debates estaban siendo engañados, por este trabajo.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.В широкоформатните издания, таблоидите, вървяха дебати все за тези творби.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.И эти газеты, таблоиды, споры — все были насчёт моих работ.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.אז הצהובונים, הדיונים, כולם היו על העבודה הזו.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.اذا هذه صحف الفضائح, الصحف الصفراء, المناقشات التي تجري وكلها عن هذا العمل
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.映画は人々が実際にその作品を見る前に禁止されていました
Ve ben bu dersi Clinton yönetimindeki seks skandalları sırasında öğrendim.Diese Lektion habe ich ausgerechnet während des Clinton-Sexskandals gelernt.
Ve ben bu dersi Clinton yönetimindeki seks skandalları sırasında öğrendim.Dostałam dobrą lekcję podczas seks skandalu za rządów Clintona.