Sizinle konuşmam gerektiğini söyledi.He said I was supposed to talk to you.
Sizinle ilgili değil.It's not about you.
Dün, bu işin sizin için ne kadar önemli olduğundan bahsediyordunuz.Yesterday, you were talking about how important this job was for you.
Kusura bakmayın, sizi rahatsız ediyorum.Sorry for disturbing you.
Üzgünüm, tuvalet kâğıdımız kalmadı ve sizin için şu an yoktan var edemem.Sorry, we're out of toilet paper and I can't magic any for you now.
Sizin işinize yarar mı?Will it be of use for you?
Müsaitseniz sizinle konuşmak istediğim bir konu var.I want discuss a topic with you if you are available.
Birazdan sizinle ilgileneceğim.I will be with you in a minute.
Kim olduğunuzu bilmediğim için sizi takip ettim.I followed you because I didn't know who you were.
Sizi annem mi gönderdi?Did my mother send you?
Sizi bir muayene edelim.Let me examine you.
Polis sizin dostunuzdur.The police are your friends.
Tom'u sizin için yaptıklarından ötürü takdir etmelisiniz.You should appreciate Tom for what he is doing for you.
Sizin sorunuz tartışılan konuyla ilgili değil.Your question doesn't belong to the topic that is being discussed.
bunlar sizin neden olduğunuz zararlardırthese are the damages you caused
Birinin sizi sevdiğini nereden anlarsınız?How can you know if someone loves you?
Tom ne kadar zamandır sizin için çalışıyor?How long has Tom worked for you?
Evdeyken sizi korkutan biri var mı?Is someone making you feel afraid when you are at home?
Ağrı gece sizi uyandırıyor mu?Does the pain wake you up at night?
Sizi yarın yine muayene etmek istiyorum.I want to examine you again tomorrow.
Sizi hamile sanıyordum.I thought you were pregnant.
Sizi 2:30'da bekleyeceğiz.We'll be expecting you at 2:30.
Sizin bavulunuz hangisi?Which one is your suitcase?
Sizinle ilgilendiler mi?Have you been helped?
Arkadaşlarım sizinle tanışmak istiyor.My friends would like to meet you.
Sizi bekletmek istememiştim.I didn't mean to make you wait.
Sizin için bir oda hazırladık.We've prepared a room for you.
Bazı ülkelerde devlet başkanını eleştirmek bile sizi hapse attırabilir.In some countries, even criticising the head of state can land you in jail.
Bizim sokağımız sizinkinden daha gürültülü.Our street is noisier than yours.
Tom sizi tekrar rahatsız ederse polisi arayın.If Tom bothers you again, call the police.
18 Sizi öksüz bırakmayacağım, size geri döneceğim.18 I will not leave you as orphans; I will come to you.
"İnin bir kasabaya; istediğiniz sizin olacaktır."Go ye down to any town, and ye shall find what ye want!"
Allah-u Teâlâ buyurdu ki: Rabbin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.一(yí) 日(rì) 千(qiān) 秋(qiū) : "One day, a thousand autumns."
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!There's only one hope of glory; that's within you!
Bize 14 fotoğrafınızı gösterin; bizler sizin kim olduğunuzu tanımlayabiliriz.Show us 14 photos of yourself and we can identify who you are.
Bu sizi duvara karşı bırakıyor ve benim hoşuma giden şey de bu.It really puts you against the wall and that's what I like to do.
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."As a descendant of the sorceress, it is your obligation.
Salih:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur...He said, “O my people! worship Allah: you have no other deity other than Him.
En kısa zamanda sizinle paylaşmak istiyorum.I want to share it with you as soon as possible.
RAB sizinle olacak!" dedi.May the Lord abide with you."
Sizin vardığınız fikirlere ve sonuçlara ben de varmış olmalıyım, ama içgüdüsel ve bilinçsiz olarak.What ideas and conclusions you have got I obtained too, but instinctively, unconsciously.
Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur.There you will receive the crown of righteousness prepared for you."
Sizi uyaracak taze şeylere ihtiyacınız var.You need fresh things to stimulate you.
Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur.But straight away, as you wish, in whatever way you wish.
Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ...You are the Sign-Seeker."
Buna paradoks olarak sizi rahatsız hissettiriyor.Paradoxically, this makes you feel uncomfortable.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."All the rest of us would eagerly and joyfully follow you."
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.He was cast down to earth, expelled from the presence of God.
Allah 'şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim' dedi."God said: 'I know that which you do not know.'"
Sizinle aynı dili konuşuyorum...Speak the Same Language ...
Sizi hissediyorum, aynı şekilde hissediyorum ve bu normal.'I feel you, I feel the same way, and it's OK.'
Allah, sizi (Âdem)i yerden bitirdi."Allah had already given you the victory at Badr, when ye were contemptible.
Bu sizin paranız.It's Your Money.
Sizi seviyoruz."We love you."
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.But that He may try you by that which He hath given you (He hath made you as ye are).
Yoksa sizi öldürür.Or you will die.
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır."From Compost You Came and to Compost You Shall Return".
Siz doğru olun, doğru Guru sizi muhakkak bulacaktır.Imbued with Truth, you shall meet the Guru.
İsrail sizi çağırıyor - Babil'den çıkın" ile bitiyordu.Israel is calling you — come out of Babylon!".
Onun sizi ittiğini düşünüyorum.I think that he just pushes you.