Sizinle yaşamamın yaşam tarzınızı etkilediğini düşünüyorum.I think my living with you has influenced your way of living.
Sizin cesur ruhunuz sizi içinden taşıyacak.Your undaunted spirit will carry you through.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Sizin durumunuzda olsam, aynı şeyi yaparım.If I were in your situation, I would do the same thing.
Sizin oda dağınık.Your room is out of order.
Sizi ilgilendirmez.It's none of your business.
Onun sizinle bir ilgisi yok.It's none of your business.
Bu sizi ilgilendirmez.It's none of your business.
Bu sizi ilgilendirmez!It's none of your business.
Sizin başarınız büyük ölçüde fırsatınızdan nasıl yararlanacağınıza bağlıdır.Your success will largely depend upon how you will make good use of your opportunity.
Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.Your success depends upon whether you work hard or not.
Sizin başarınız STEP sınavını geçip geçmemenize bağlıdır.Your success depends on whether you pass the STEP examination or not.
Sizin tahmin hedeften uzak.You're wide of the mark.
Sizin ilkeleriniz eylemleriniz ile tutarlı değil.Your principles are not consistent with your actions.
Benim sizin yardımınıza ihtiyacımız yok.I don't need your help.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Sizin ayakkabılar burada.Your shoes are here.
Sizi ilgilendiren herhangi bir kitap okuyabilirsiniz.You can read any book that interests you.
Sizin yardımınıza güveniyorum.I count on your help.
Sizin yöntem benimkinden farklı.Your method is different from mine.
Ziyaret etmeden önce sizi ararım.I'll give you a call before I visit you.
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Ben sizin için çemberlerden atlamak isterdim.I'd jump through hoops for you.
Sizinle aynı fikirde değilim.I don't agree with you.
Sizinle aynı görüşte değilim.I don't agree with you.
Sizin için ondan bir mesajım var.I have a message for you from her.
Sizi tekrar görmek istiyorum.I want to see you again.
Sizin için açık bırakılmış birkaç üst düzey pozisyon var.There are few high-ranking positions left open for you.
Ben sizin bu konuda her şeyi bildiğinizi umuyorum.I expect you know all about it.
Ben sizinle özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you in private.
Ben sizi tedavi edeceğim.I'll treat you.
Şanslarımı sizinle birlikte alacağım.I'll take my chances with you.
Sizinle olmak büyük bir zevk.It is a great pleasure being with you.
Sizin tartışmanızın nedeni neydi?What was the cause of your quarrel?
Eğer sizin bir itirazınız yoksa ben oldukça iyiyim.I'm quite all right if you have no objection to it.
Sizi istiyorum.I want you.
Sizin başarınız sizin çabalarınıza bağlıdır.Your success depends on your efforts.
Ben sizin zengin olduğunuzu biliyorum.I know you are rich.
Sizi suçlamıyorum.I don't blame you.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Ben kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Bugünlerde sizi görebileceğim.I'll be able to see you one of these days.
Bu günlerde sizi görmeye geleceğim.I'll come and see you one of these days.
Sigara içmek sizin için kötü.Smoking is bad for you.
Ben sizinle karşılamaya can atıyorum.I've been anxious to meet you.
Sakin olun. Ben fırsatların sizin lehinize olduğunu size temin ederim.Take it easy. I can assure you that chances are in your favor.
Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.Take it easy. I can assure you that everything will turn out fine.
O sadece sizin kuruntunuz.It's just your imagination.
Ben, bir dereceye kadar sizinle aynı fikirdeyim.I agree with you to a degree.
Ben sizinle birlikte gitmek için hazırım.I am ready to go with you.
Maalesef yanlışlıkla sizin şemsiyenizi aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Bana sizin ülkenizden bazı seyahat broşürleri verir misin?Would you give me some travel brochures from your country?
Bir öğrenci sizi görmek istiyor.A student wants to see you.
Rio'daki firmamızın ajanı sizi havaalanında karşılayacak.Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Sizi ekibimize kattığımız için mutluyuz.We are happy to have you join our team.
Ben sizi eve götüreceğim.I'll drive you home.
Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Bay Kato'yu sizinle tanıştırmama izin verin.Allow me to introduce Mr Kato to you.