Bu araba size mi ait?Does this car belong to you?
Ben size rahatlık verebilirim.I can give you comfort.
Tom ve ben size yardımcı olmak için buradayız.Tom and I are here to help you.
O bilgi için size teşekkür ederim.Thank you for that information.
Klinikte size ihtiyaç var.You're needed in the clinic.
Tom onun size bağlı olduğunu söyledi.Tom said that was up to you.
Size söz verdim.You have my word on that.
Tom ve ben size yardım edeceğiz.Tom and I will help you.
Tom size bakıyordu.Tom was looking at you.
Bu mektup size.This letter's for you.
Daha öncesi için size teşekkür ederim.Thank you for before.
Size iyi eğlenceler çocuklar.Have fun, you guys.
Onunla ilgili size yardımcı olabilir miyim?Can I help you with that?
Size yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can help you with?
Bu size neyi hatırlatıyor?What does it remind you of?
Size özel bir haber bülteni getirmek için bu programı kesiyoruz.We interrupt this program to bring you a special news bulletin.
Bütün yardımınız için size minnettarız.We're grateful to you for all your help.
Size hiçbir şey olmayacak.Nothing will happen to you.
Birinin size verebileceği en büyük armağan onların sevgi ve zamanlarıdır.The greatest gift that someone can give you is their love and their time.
Buradaki oğlum size yardımcı olacak.My son here will help you out.
Ben size eşlik edebilir miyim?May I accompany you?
Size nazikçe davranılacak.You will be treated kindly.
Ben size daha fazla yardımcı olamam.I can't help you any further.
Sizin vatan uzun zaman önce size yabancı oldu.Your homeland became foreign to you long ago.
Elimden geldiği kadar kısa sürede size katılacağım.I'll join you as soon as I can.
Kısa sürede size katılacağız.We'll join you shortly.
Bunun için size çok teşekkür ederim.Thank you so much for this.
O kravat size uyuyor.That tie suits you.
Bir avukat tutmaya gücün yetmiyorsa, size biri atanacaktır.If you can't afford a lawyer, one will be appointed to you.
Sahip olduğum tüm bilgiyi size verdim.I've given you all the knowledge that I have.
Size güveneceğiz.We will trust you.
Biz size saygı duyuyoruz.We respect you.
Onlar size saygı duyuyor.They respect you.
Eğer bu olursa ilk olarak size bildirilecek.If that happens, you'll be the first to be notified.
Bu konuda size her şeyi anlatacağım.I'll tell you all about it.
Size bir ateş düşürücü ilaç yazacağım.I will prescribe a febrifuge to you.
Size yardımcı olabilmek bir zevk.It's a pleasure to be able to help you.
Sakin ol, bütün borçlarım yakında size ödenecek.Calm down, all my debts will soon be paid to you.
Size göre Tom zamanında burada olacak mı?Do you think Tom will be here on time?
Bu size kalmış değil.It's not up to you.
Bu size bağlı değil.It's not up to you.
Bu tamamen size kalmış.It's totally up to you.
Bu şimdi size kalmış.It's up to you now.
O size kalmış.That's up to you.
Onunla ne yapacağınız size kalmış.What you do with it is up to you.
Onlarla ne yapacağınız size kalmış.What you do with them is up to you.
Tom gibi arkadaşlarla takılmamanızı size kaç kez söyledim.How many times have I told you not to hang out with guys like Tom?
Tom size ne kadar öder?How much does Tom pay you?
Tom size ne kadar ödüyor?How much does Tom pay you?
Davetimi kabul ettiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I would like to thank you for accepting my invitation.
Size yardım etmeli miyim?Should I help you?
Bir ay içinde size katılmak için döneceğim.I will be back to join you in one month.
Onlar için çalıştığınız insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you've been working for.
Sizin için çalışan insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people who work for you.
Size Fransızca öğreteceğim.I'll teach you French.
Size zarar vermek istemedim.We never meant to harm you.
Size şükran borçluyuz.We owe you a debt of gratitude.
Size bir özür borçluyuz.We owe you an apology.
Size hiçbir şey borçlu değiliz.We owe you nothing.
Size hayatımızı borçluyuz.We owe you our lives.