Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.Cu acest acord, toţi din sudul tău cumpără îngheţată de la tine.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.Dzięki tej umowie, każdy w południowej części kupuje twoje lody.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.Grâce à cet accord, tout le monde au sud part rapport à vous vous achète la crème glacée.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.이렇게 합의를 했을 때, 남쪽의 모든 사람들은 여러분에게서 아이스크림을 삽니다.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.Tu vendes gelados aos que estão a sul do teu carrinho e Teddy vende aos que estão a norte dele.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.Với thỏa thuận này, mọi người ở phía nam của bạn sẽ mua kem của bạn
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.При этой договорённости все покупатели к югу от вас покупают мороженое у вас.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.עם ההסכם הזה, כל אחד מדרום לכם קונה גלידה מכם.
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.مع هذا الاتفاق كان كل من يقع في الربع الجنوبي(25% من الزبائن) سوف يشتري البوظة من عربتك
Bu anlaşmayla, sizden güneydeki herkes sizden dondurma alır.テッド君のカートより北の人は テッド君のカートに行く
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Ami annyit tesz, hogy előre el kell döntenünk, hogy vajon a másik ember mit vár el tőlünk.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Cioè, sei tu a decidere che cosa si può aspettare da te l'altra persona.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Je moet beslissen wat de ander van jou verwacht.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.무슨 말이냐면, 다른 사람이 여러분에 대해 어떻게 예상할지를 생각해야 한다는 겁니다.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Man muss nämlich entscheiden, was der andere von einem erwartet.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.O sea, tienes que decidir lo que la otra persona está esperando de ti.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Temos de pensar no que qa outra pessoa espera de nós.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Trebuie să decizi ce așteaptă de la tine cealaltă persoană.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Vous devez décider de ce que l'autre personne attend de vous.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Wyobrazić sobie, czego oczekuje druga osoba.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Δηλαδή, θα πρέπει να αποφασίσετε τι περιμένει το άλλο άτομο από εσάς.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Нужно определиться, чего от вас ждёт тот другой человек.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.Трябва да решите, какво другият човек очаква от вас.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.זאת אומרת, אתם צריכים להחליט מה הבנאדם השני מצפה מכם.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.إذ أنّ عليك أن تخمّن ما الذي سيقرّره الشخص الآخر.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.自分のイメージを管理するために シグナルを送ります
Bu durumda hisse senetlerini sizden satın alan kişi veya kurum yeni ortağınız olur.A potom se stane něčím jako váš partner.
Bu durumda hisse senetlerini sizden satın alan kişi veya kurum yeni ortağınız olur.W ten sposób ci ludzie stają się w pewien sposób twoimi partnerami biznesowymi.
Bu durumda hisse senetlerini sizden satın alan kişi veya kurum yeni ortağınız olur.他の方法は、あなたがお金を借りる事です。
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Mint ez itt, amelyik elveszi tőlünk éjjel a takarókat.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.To, na przykład, ściąga z nas kołdrę w nocy.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Toto vám v noci bere deku.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Zoals deze, die 's nachts de lakens van je aftrekt.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Като този - нещо, което ти издърпва чаршафите нощем.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Это, например то, что стягивает с вас ночью одеяло.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.כמו האביזר הזה שמזיז לכם את הסדינים בלילה.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.إحداها شئ يبعد عنك غطاء الفراش أثاء النوم
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.首に息を吹きかけるものや
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Acesta e ceva care îţi trage cearceafurile noaptea.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Come questo, è un aggeggio che ti ruba i lenzuoli di notte.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Comme celui-ci qui vous retire les draps pendant la nuit.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Como éste que es algo que te quita las sábanas durante la noche.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Dies hier nimmt einem nachts die Decke weg.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.이것은 밤에 여러분으로 부터 시트를 뺏어가는것이고, (웃음)
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Asta este ceea ce eu mi-aş dori cu adevărat ca voi să faceți.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.C'est vraiment ce que je veux faire.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Das ist was ich wirklich von Ihnen will.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Dat is wat ik graag wil dat jullie doen.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.É isso que gostaria que fizessem.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Eso es lo que realmente me gustaría que hicieran.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.그것이 정말로 여러분들에게 제가 바라는 것입니다.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Niin todella haluaisin teidän tekevän.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Oto, co naprawdę chciałbym, byście zrobili.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Questo è ciò che vorrei che faceste.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Αυτό θα ήθελα να κάνετε.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Искам от вас да направите именно това.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.Я хочу, чтобы вы сделали именно это.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.זה באמת מה שרציתי שתעשו.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.هذا حقيقةً ما أودكم ان تعملوه.
Bu gerçekten benim sizden yapmanızı istediğim şey.何故って 君たちの知的財産も必要なんだ