Gerçeği sizden saklayamam.I can't hide the fact from you.
Sizden biri onu yapabilir.Any of you can do it.
Sizden böyle güzel bir hediye beklemiyordum.I didn't expect such a nice present from you.
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you.
Salı gününe kadar sizden haber bekleyeceğim.I'll expect to hear from you by Tuesday.
Sizden bir iyilik rica edebilir miyim?May I ask a favor of you?
Sizden bir ricam olacaktı.I have a favor to ask of you.
Sizden bir iyilik isteyebilir miyim?Could I ask a favor of you?
Sizden sonra kapıyı kapatın.Close the door after you.
Affedersiniz, bana birkaç dakika ayırabilir misiniz? Sizden bir ricam var.Excuse me, could you spare me a few minutes? I have a favor to ask you.
Kısa sürede sizden haber almayı umuyorum.I hope to hear from you soon.
Sizden haber almayı umuyorum.I hope to hear from you.
Sizden birinin bununla bağlantılı olarak söyleyecek bir şeyi var mı?Do any of you have anything to say in connection with this?
Dr. Clark, sizden bir iyilik rica edebilir miyim?Dr. Clark, may I ask a favor of you?
Sizden sabırsızlıkla haber bekliyorum.I am looking forward to hearing from you.
Yanıtınızı bekliyordum ama sizden haber almadım.I have been waiting for your reply, but have not heard from you.
Sizden biraz para ödünç alabilir miyim?Can I borrow some money from you?
Sizden kaç kişi var?How many of you are there?
Ben sizden özür dilemeliyim.I must beg your pardon.
Sizinle tanışmak hoştu. Sizden dört gözle haber bekliyorum.It was nice to meet you, and I look forward to hearing from you.
Yakında sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you soon.
Sizden kiraladığım arabanın bir sorunu var.The car I rented from you has a problem.
Sizden henüz bir cevap almadım.I have received no reply from you yet.
Ben sizden daha uzun boyluyum.I'm taller than you.
Sizden büyük bir iyilik istiyorum.I want to ask you a big favor.
O'sizden sekiz yaş daha yaşlıdır.He is older than you by eight years.
O sizden daha güçlüdür.He's stronger than you.
O, sizden daha ünlüdür.She is more famous than you.
O genç görünüyor ama aslına bakarsanız o sizden daha yaşlı.She looks young, but as a matter of fact she is older than you are.
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Tatoeba: Bizim sizden daha eski cümlelerimiz var.Tatoeba: We've got sentences older than you.
Bunu sizden aldığım için çok memnunum.I am very pleased to receive this from you.
Tom sizden biraz borç para istiyor.Tom wants to borrow some money from you.
Sizden biri onun nerede yaşadığını biliyor mu?Do any of you know where he lives?
Sizden tatminkar bir yanıt almayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to receiving a favorable answer from you.
Sizden bir derse ihtiyacım var çocuklar.I need a lesson from you guys.
Onlar sizden önce geldi.They arrived before you.
Hiç kimse sizden daha çalışkan değil.No one is more hardworking than you all.
Sizden bir miktar yasal tavsiye istiyorum.I'd like to ask you for some legal advice.
Neden insanlar sizden korkuyor?Why are people scared of you?
Neden insanlar sizden korkar?Why are people scared of you?
Sizden daha yaşlıyım.I'm older than you.
Sizden biri onları tanıyor mu?Does anyone of you know them?
İnsanların sizden yararlanmasına izin vermeyin.Don't let people take advantage of you.
Sizden biri bir şey bilmiyor mu?Don't any of you know anything?
Artık sizden korkmuyorum.I'm not scared of you anymore.
Sizden biriyle konuşmalıyım.I need to talk to one of you.
Sizden kaç kişi daha var?How many more of you are there?
Sizden herhangi biri Tom'u tanıyor mu?Does anyone of you know Tom?
Sizden biri hiç Tom'la konuştu mu?Have any of you ever talked to Tom?
Şöhretiniz sizden öndedir.Your reputation precedes you.
Sizden bahsediyordum.I was talking about you.
Tom sizden daha uzun.Tom is taller than you.
Sizden korkmuyorum.I'm not scared of you.
Sizden sakınmıyorum.I'm not avoiding you.
Tom sizden biri mi?Is one of you Tom?
Sizden hiçbir şey istemiyoruz.We want nothing from you.
Bunun parası sizden.This is on you.
Sizden biri içeriye gelsin ve sizden biri dışarıda beklesin.One of you come in and one of you wait outside.