Yurt dışında bir gezi size yarar sağlayacaktır.You will benefit by a trip abroad.
Yakında toplantının saat ve tarihini size bildireceğiz.We will let you know the time and date of the meeting soon.
Sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Personelimiz size yardımcı olmak için isteklidir.Our staff is eager to help you.
Rio'daki firmamızın ajanı sizi havaalanında karşılayacak.Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Sizi ekibimize kattığımız için mutluyuz.We are happy to have you join our team.
Salı gününe kadar sizden haber bekleyeceğim.I'll expect to hear from you by Tuesday.
Ben sizi eve götüreceğim.I'll drive you home.
Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Bay Kato'yu sizinle tanıştırmama izin verin.Allow me to introduce Mr Kato to you.
Sizin için ne zaman uygundur?When is it convenient for you?
Sizi ne ısırıyor?What's biting you?
Ne yapacağına karar vermek size kalmış.It is up to you to decide what to do.
Size yardımcı olabilir miyim, madam?May I help you ma'am?
Her şey şimdi sizin için hazırdır.Everything is now ready for you.
Size herhangi bir şekilde hizmet edebilirsem memnun olurum.I will be glad if I can serve you in any way.
Size yardım edebilir miyim?Can I help you?
Size yardımcı olabilir miyim?Can I help you?
Size biraz yardım edebileceğimi umuyorum.I hope I can be of some help to you.
Sizin için bir şey yapabilir miyim?Can I do anything for you?
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do for you?
Eşiniz size çok kızgın.Your wife is mad at you.
Bir kaleme ihtiyacım var. Sizinkilerden birini kullanabilir miyim?I need a pencil. Can I use one of yours?
Yardımınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for your help.
Sizi istasyonda karşılayacak bir araç ayarladık.We arranged that a car meet you at the station.
İstasyona kadar size eşlik edeceğim.I'll accompany you to the station.
Ben, istasyona giden yolu size göstereceğim.I'll show you the way to the station.
Sonsuza kadar sizinle olacağım.I'll be with you forever.
Kısmen sizinle aynı fikirdeyim.I partly agree with you.
Gece için sizi yerleştireceğim.I'll fix you up for the night.
Ben size bir içki ısmarlayabilir miyim?Can I buy you a drink?
Size bir içki ısmarlamama izin verin.Let me buy you a drink.
Şirket adına sizi karşılarım.On behalf of the company, I welcome you.
Sizin ona verdiğiniz neydi?What was it that you gave him?
Bir öğün yemek atlamak size zarar vermez.It won't hurt you to skip one meal.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Ben sizinle birlikte çalışabilirmiyim?May I run with you?
Sizinle gitmek istiyorum.I would like to go with you.
Ben size bir hikaye anlatacağım.I'll tell you a story.
Sizden bir iyilik rica edebilir miyim?May I ask a favor of you?
Sizden bir ricam olacaktı.I have a favor to ask of you.
Bay İto sizi görmek istiyor.Mr. Ito wants to see you.
Amacım size zarar vermek değildi.I meant you no harm.
Suçlanacak olan ben değil sizsiniz.It is, not I, but you, who are to blame.
Siz değil ben suçlanacağım.It is not you but I that am to blame.
Ben sizinle birlikte gitmek istiyorum.I want to go with you.
Saat üçte sizi lobide karşılayacağım.I'll meet you in the lobby at three.
Oda servisi. Size yardımcı olabilir miyim?Room service. May I help you?
İsterseniz, ben size satranç oynamayı öğretirim.If you like, I will teach you to play chess.
Size daha iyi hizmet verebilmek için, çağrınız izlenebilir.In order to serve you better, your call may be monitored.
Size mutlu bir yeni yıl diliyorum.I wish you a Happy New Year.
Size kısa sürede e-posta yazmadığım için üzgünüm.Sorry I didn't e-mail you sooner.
Konuyu size daha sonra açıklayacağım.I'll explain the matter to you later on.
Sizin için uygunsa saat üçte geleceğim.I'll come at three o'clock if it is convenient to you.
Bilsem, size söylerim.If I knew it, I would tell it to you.
Eğer meşgul değilseniz, sizi öğle yemeğine davet etmek isterim.I'd like to invite you to lunch, if you're not busy.
Başka şekillerde size yardımcı olup olamayacağımızı lütfen bize bildirin.Please let us know if we can be of help in other ways.
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.