Size yardımcı olmak için bir yol bulduğumuzu düşünüyoruz.We think we've found a way to help you.
Size göstermek istediğimiz bazı yeni ürünlerimiz var.We have some new products we'd like to show you.
Siz açığa alındınız.You've been suspended.
Siz uzaklaştırıldınız.You've been suspended.
Siz Tom'un annesi olmalısınız.You must be Tom's mother.
Siz çocuklar acele etmek zorundasınız.You guys have to hurry.
Siz çocuklar hiç komik değilsiniz.You guys are no fun.
Sizler çok komiksiniz.You guys are a lot of fun.
Eğer isterseniz tüm öğleden sonra bekleyebilirsiniz ama Tom sizinle görüşmeyecek.You can wait all afternoon if you like, but Tom won't see you.
Tom işi almazsa, ben size söylerim.If Tom doesn't get the job, I'll tell you.
Bu sizinki.This one's yours.
Seçim size kalmış.The choice is yours.
Sizce bu anlaşmazlığı çözmek için en iyi yol nedir?What do you think is the best way to settle this conflict?
O sizin için mükemmel bir kız.She's the perfect girl for you.
Sizinle konuşuyorum!I'm talking to you!
Size bildireceğim.I'll let you know.
Sizinle tanışmak istiyorum.I would like to meet you.
Siz ikiniz şimdiye kadar karşılaştığım en can sıkıcı insanlarsınız.The two of you are the most annoying people I've ever met.
Sizinle konuşmak istiyor.He wants to talk to you.
Bütün sabah size ulaşmaya çalışıyorum.I've been trying to reach you all morning.
Daha sonra sizi görecek miyim?Will I see you later?
Size katılmak istiyorum.I'd like to join you.
Bir gün sizinle akşam yemeği yemek istiyorum.I'd like to have dinner with you sometime.
Sana sizin için çalışan insanların bazıları hakkında bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you have working for you.
Geçen hafta sonu ne yaptığınız hakkında size birkaç soru sormak istiyorum.I'd like to ask you a few questions about what you did last weekend.
Size birkaç soru daha sormak istiyorum.I'd like to ask you a few more questions.
Tom'un sizi asansöre götüreceğini sanıyordum.I thought Tom would walk you to the elevator.
O sizin için çok yaşlı.She's too old for you.
Sizden daha yaşlıyım.I'm older than you.
Burada size izin veremem.I can't allow you in here.
Tom'un size söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom told you.
Onlar sizi kovamaz.They can't fire you.
Tom şimdi size yardım edemez.Tom can't help you now.
Tom size yardım edemez.Tom can't help you.
Size herhangi bir para teklif edemeyiz.We can't offer you any money.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet you.
Sizin için çalışamam.I can't work for you.
Size yalnızca yardım etmek istiyorum.I only want to help you.
Kaptanın size bunu yapmamanızı emrettiğini düşündüm.I thought the captain ordered you not to do that.
Onların size bir iş teklif ettiğini düşündüm.I thought they offered you a job.
Tom'un sizinle olduğunu sanıyordum.I thought Tom was with you.
Tom'un sizi bir daha asla göremeyeceğini düşünmüştüm.I thought Tom would never see you again.
Siz beylerin bu gece büyük bir partisi olduğunu sandım.I thought you guys had a big party tonight.
Siz arkadaşların zaten gitmiş olduğunu düşündüm.I thought you guys had already left.
Siz beylerin arkadaşlarım olduğunuzu sanıyordum.I thought you guys were my friends.
Siz arkadaşların partime gelmeyi planladığınızı düşündüm.I thought you guys were planning on coming to my party.
Siz ikinizin birbirinizden hoşlanmadığını düşündüm.I thought you two didn't like each other.
Siz ikinizin birlikte çalışmak istediğinizi düşündüm.I thought you two wanted to work together.
Siz ikinizin aynı yaşta olduğunu düşündüm.I thought you two were the same age.
Siz ikinizin çok ortak yönü olduğunu düşünüyordum.I thought you two would have a lot in common.
Yetkili sizsiniz sanmıştım.I thought you were in charge.
Siz ikinizin yeniden arkadaş olduğunuza mutluyum.I'm happy you two are friends again.
Sizinle dost olmaya çalışmayı durduracağım.I'm going to stop trying to be friendly with you.
Beni takip edin. Size buradan çıkış yolunu göstereceğim.Follow me. I'll show you how to get out of here.
Bu sizi ayaklarınızın üzerinde tutar.It keeps you on your toes.
Bölüm 14'ü okumanız gerekiyordu. O sizin hafta sonu boyunca ev ödevinizdi.You were supposed to read Chapter 14. That was your homework over the weekend.
Siz bu topların her ikisinin de aynı ağırlıkta olduğunu söyleyebilirsiniz.You could say that both of those balls are the same weight.
Size yardım etmek istiyorum.I want to help you.
Sizi işe almak istiyorum.I want to hire you.
Size söylemek istiyorum.I want to tell you.