Ana içeriğe geç
Sözlük

siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Siz benden daha çok formdasınız.You're in better shape than I am.
Sizinle yaşamamın yaşam tarzınızı etkilediğini düşünüyorum.I think my living with you has influenced your way of living.
Hayat siz diğer planları yapmakla meşgulken size olanlardır.Life is what happens to you while you're busy making other plans.
Siz bir şeyi kanıtlamaya çalışırken, bu onun doğru olduğunu bilmenize yardım eder.When you're trying to prove something, it helps to know it's true.
Size faturayı hemen getireceğim.I'll bring you the bill immediately.
Yalnız kalmak istemiyorsanız size eşlik edebilirim.If you don't want to stay alone, I can keep you company.
Sizin cesur ruhunuz sizi içinden taşıyacak.Your undaunted spirit will carry you through.
Siz yorgunsunuz ve ben de.You are tired, and so am I.
Siz yorgunsunuz, değil mi?You are tired, aren't you?
Siz bir Japon öğrenci misiniz?Are you a Japanese student?
Siz çok çalışıyorsunuz.You work too hard.
Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.You look as healthy as ever.
Siz de muayene için hazırlanabilirsiniz.You may as well prepare for your examination.
Size yardım edebilecek arkadaşların olması gerekiyor.You need to have friends who can help you out.
Siz ne kadar yükseğe sıçrayabilirsiniz?How high can you jump?
Nereye giderseniz gidin, siz karşılanacaksınız.Wherever you go, you'll be welcomed.
Siz hangi üniversiteyi hedefliyorsunuz?Which college are you aiming for?
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Siz güçlükle duyabiliyorum.I can hardly hear you.
Sizin durumunuzda olsam, aynı şeyi yaparım.If I were in your situation, I would do the same thing.
Sizin oda dağınık.Your room is out of order.
Sizi ilgilendirmez.It's none of your business.
Onun sizinle bir ilgisi yok.It's none of your business.
Bu sizi ilgilendirmez.It's none of your business.
Bu sizi ilgilendirmez!It's none of your business.
Sizin başarınız büyük ölçüde fırsatınızdan nasıl yararlanacağınıza bağlıdır.Your success will largely depend upon how you will make good use of your opportunity.
Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.Your success depends upon whether you work hard or not.
Sizin başarınız STEP sınavını geçip geçmemenize bağlıdır.Your success depends on whether you pass the STEP examination or not.
Sizin tahmin hedeften uzak.You're wide of the mark.
Sizin ilkeleriniz eylemleriniz ile tutarlı değil.Your principles are not consistent with your actions.
Benim sizin yardımınıza ihtiyacımız yok.I don't need your help.
Yürüyüşünüzde size eşlik edebilir miyiz?May we accompany you on your walk?
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Sizin ayakkabılar burada.Your shoes are here.
Sizi ilgilendiren herhangi bir kitap okuyabilirsiniz.You can read any book that interests you.
Sizin yardımınıza güveniyorum.I count on your help.
Sizin yöntem benimkinden farklı.Your method is different from mine.
Siz doğru yoldasınız.You're on the right track.
Ziyaret etmeden önce sizi ararım.I'll give you a call before I visit you.
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Ben sizin için çemberlerden atlamak isterdim.I'd jump through hoops for you.
Size inaniyorum.I believe you.
Sizinle aynı fikirde değilim.I don't agree with you.
Size katılmıyorum.I don't agree with you.
Sizinle aynı görüşte değilim.I don't agree with you.
Sizin için ondan bir mesajım var.I have a message for you from her.
Ben size onu göstermek istedim.I wanted to show it to you.
Sizi tekrar görmek istiyorum.I want to see you again.
Onu size bırakıyorum.I'm leaving it to you.
Hastalığım sırasında yaptığınız yardım için size borçlu hissediyorum.I feel indebted to you for your help during my illness.
Gerçeği sizden saklayamam.I can't hide the fact from you.
Sizin için açık bırakılmış birkaç üst düzey pozisyon var.There are few high-ranking positions left open for you.
Ben sizin bu konuda her şeyi bildiğinizi umuyorum.I expect you know all about it.
Yeşil size uyar.Green suits you.
Yeşil size uyuyor.Green suits you.
Size yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough.
Ben sizinle özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you in private.
Size öyle söylemedim mi?Didn't I tell you so?
Siz bir ödül alacaksınız.You shall have a reward.
Ben bu kitabı size ödünç vereceğim.I'll lend you this book.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod