Ana içeriğe geç
Sözlük

siya ile cümle

siya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Muhtemelen Başbakan, "dinî değerlere dayalı siyaset"i kast ediyordur.Probably, the prime minister means 'politics based on religious values.'
Lazer yazıcım yalnızca siyah beyaz yazdırır.My laser printer only prints in black and white.
İki küçük tavşan, beyaz tavşan ve siyah tavşan, büyük bir ormanda yaşadılar.Two small rabbits, a white rabbit and a black rabbit, lived in a large forest.
"Almanya için Alternatif" Almanya'daki yeni bir siyasi partidir.The Alternative for Germany is a new political party in Germany.
Ben kahveyi siyah çaydan daha fazla severim.I like coffee more than black tea.
Genel olarak, ben siyasetle ilgilenmiyorum.On the whole, I'm not interested in politics.
Bu kural, siyasiler toplumun güvenini kazanana kadar süreceğe benziyor.This rule will obviously remain in place until the politicians win people's trust.
Siyahi severim.I like black.
O, siyah bir bluz ve kırmızı bir etek giymişti.She was clothed in a black blouse and red skirt.
O, kırmızı bir bluz ve siyah bir etek giymişti.She was clothed in a red blouse and a black skirt.
Saçımı siyaha boyuyorum.I'm dyeing my hair black.
Tom üniversite günlerinde, öğrenci siyasetinde aktifdi.Tom was active in student politics in his university days.
Siyah olanı satın almak istiyorum.I want to buy a black one.
Parkta siyah saçlı güzel bir kız vardı.There was a pretty girl with black hair in the park.
Siyah saçlı güzel bir kız parktaydı.A pretty girl with black hair was in the park.
Her zaman siyah ve beyaz değildir.It's not always black and white.
Bu siyah ve beyaz değil.It's not black and white.
Siyah güzeldir.Black is beautiful.
Tom siyah kediyi gördüğünde ürperdi.Tom shivered when he saw the black cat.
Şu anda siyaset tartışacak bir ruh halinde değilim.I'm in no mood to argue politics right now.
Birçok insan kahvelerini şekerli siyah içer.Many people drink their coffee black with sugar.
Tom yıllardır saçını siyaha boyadı.Tom has dyed his hair black for years.
Siyasi sığınma istiyorum.I want political asylum.
Siyasi sığınma talep ediyorum.I'm requesting political asylum.
Siyasi sığınma talep ettim.I've requested political asylum.
Siyasi sığınmaya ihtiyacım var.I need political asylum.
Siyasi krizler başladığından berişimdi iki hafta oldu.It is now two weeks since the political crisis started.
O siyasi bir tutuklu olarak Güney Afrika'da altı yıl geçirdi.He spent six years as a political prisoner in South Africa.
Kraliçe denizde yaklaşıyor gibi görünen siyah bir şey gördü.The queen saw something black on the sea, which seemed to be coming nearer.
O siyah evrak çantası senin mi?Is that black briefcase yours?
Siyah bir tavuk bile beyaz yumurtalar yumurtlar.Even a black hen lays white eggs.
Tom petrol istasyonuna doğru süren siyah bir kamyon gördü.Tom saw a black van driving toward the petrol station.
1983 yılında, Guion Bluford uzaya giden ilk siyah Amerikalı oldu.In 1983, Guion Bluford became the first black American to enter space.
Uzay neden siyahtır?Why is space black?
Mary'nin kıvırcık siyah saçı var.Mary has curly dark hair.
Dan siyah bir öğrenciye saldırdı.Dan attacked a black student.
Tom siyah bir kravat takıyor.Tom is wearing a black tie.
Onunla ilk karşılaştığımda Tom siyah bir şapka takıyordu.Tom was wearing a black hat when I first met him.
Tom siyah bir balıkçı kazağı giyiyordu.Tom was wearing a black turtleneck.
Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.I want a blue, a red and a black pencil.
Tom siyah bir tişört ve tasarımcı pantolon giyiyordu.Tom was wearing a black T-shirt and designer jeans.
Sohbet siyasileşti.The conversation turned to politics.
Tom siyah kot giydi.Tom wore black jeans.
Tom siyah kot ve beyaz t-shirt giyiyordu.Tom wore black jeans and a white T-shirt.
Tom şekersiz siyah kahve içer.Tom drinks black coffee without sugar.
Onun siyah bir köpeği var.She has a black puppy.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Bu şirket bir siyasi kukla.This corporation is a political puppet.
Bana iki siyah gömlek verin.Give me two black shirts.
Emolar siyah ruj sürerler.Emo people wear black lipstick.
Beyaz at siyah olandan daha uzun.The white horse is taller than the black one.
Şehir arabalar tarafından üretilen siyah dumanla kirletilmiş.The city is contaminated with that black smoke produced by engines with wheels.
Siyah üzümler beyaz olanlar kadar tatlı.The black grapes are as sweet as the white ones.
Çoğu insan aslında siyasetçilerin söylediği her şeye inanmaz.Most people don't really believe everything politicians say.
Siyah pantolon ile floresan sarı çoraplar giymek iyi bir görünüm değil.Wearing fluorescent yellow socks with black pants isn't a good look.
Tom bir siyasi partiye katıldı.Tom joined a political party.
Tom bir siyasi partiye girdi.Tom joined a political party.
Siyah kedi hızlı koşar.The black cat runs fast.
Siyah kedi hızlı koşuyor.The black cat is running fast.
Siyah köpek, beyaz kediyi izliyor.The black dog sees the white cat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod