siya siya ile cümle

siya siya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun siyah bir peruk takmış ve rimelleri akmış bir transseksüelin yanında oturuyordu.He was sitting next to a transvestite with a long black wig and mascara running down her cheeks.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı.This was the same in the case of black people in the USA.
Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...They were always black people who fought against racism.
Uzun, kıvırcık, siyah saçları ve kot ceketi vardı.She had long, curly black hair, a blue jean jacket.
Hangi noktada üniforma beyazdan siyaha döndü?And at what point did that uniform turn from white to black?
Lansing küçük bir şehirdi ve siyahiler şehrin batı tarafında yaşamaktalardı.Lansing was a small town and the west side was the side of town that blacks lived on.
İki siyahi adamın, beyaz kadınlarla olması, mahkeme salonunda sorun çıkarmıştı.The fact that two black men were with white women became an issue in the court.
1950'lerin ilk yıllarında, İslam Ulusu siyahi topluluklar içinde pek bilinmiyordu.In the early 1950s, the Nation of Islam was unknown in most black communities.
İlk insanlar siyahi insanlardır.The original man is the ??? black man.
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.28th Precinct was notorious for their prejudice.
Amerika'nın her yerindeki polis kuvvetleri, Siyahi Müslüman'ları cezaevine sokmaya kararlıydı.In cities across America, police agencies were determined to contain the Black Muslims.
Biz, Amerika'daki siyahi insanlar olduğumuz için saldırıya uğradık. [alkışlar]We're brutalized because we are black people in America."
Çünkü beyaz adamların, siyahi insanları vurması fikri hoşunuza gitmiyordu, değil mi?'Cause you don't like the idea of white people shooting black people down, do you?
Siyahilerin birleşmiş cephesini desteklemek için,In his effort to support a black united front,
Evim, Elijah Mohammad'in emirleri altındaki Siyahi Müslüman hareketi tarafından bombalandı.It was bombed by the Black Muslim movement upon the orders of Elijah Muhammad.
Çünkü o siyahi insanları sevmiyor.He doesn't love black people.
O an, siyahi olduğum için gurur duymuştum.And I was proud, at that moment, to be black.
Bir siyasetçi için çok zor, çünkü birçok insan hayatının boşuna kaybedildiğinden korkarsınız.It's very difficult for a politician, because you're afraid that many lives have been lost in vain.
Libya'daki sorun bizim her zaman siyah ve beyaz için yükleniyor olmamız.The problem in Libya is that we are always pushing for the black or white.
Kapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktırKapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktır
Ve siyah göz kaleminizle...Ve siyah göz kaleminizle...
Buradaki karanlık siyah şeyler normal akciğer.A normal lung is all sort of dark and black here.
Babam, Cornwall'dan bir beyaz ve annem Zimbabveli bir siyah.My dad is white from Cornwall, and my mom is black from Zimbabwe.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.I was the black atheist kid in the all-white Catholic school run by nuns.
"Neden sadece siyah kullanıyorsun?""Why are you using only black?"
Gerçekten de, defterimi hevesle siyaha boyuyordum.Indeed, I was eagerly coloring the sketchbook in black.
Burada iki farklı profil var, siyah veya beyaz bir vazo ortada.So, it's two profiles in black, or a white vase in the middle.
Burada "figure" yazısı siyah..So, here we have "figure" in black.
Şİmdi, eğer siyah vazoyu kaldırırsanız tepedeki şekil gibi gözükür.Now, if you could pick up the black vase, it would look like the figure on top.
Siyah bir şekle benziyor.Looks like a black shape.
Fakat en zor siyasi alanlarda bile yeniliklerimiz var.But even on the hard policy area we have innovations.
Ötesinde, bir siyah Angel ve yüz siyah yüzler peer to satırları yuvarlak döndüA hundred black faces turned round in their rows to peer; and beyond, a black Angel of
True yeterli bu pasaj aklıma geldi, ben, düşünce eski siyah-mektup, sen iyi reasonest.True enough, thought I, as this passage occurred to my mind--old black-letter, thou reasonest well.
Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!What bitter blanks in those black-bordered marbles which cover no ashes!
Kıt onu benim inanamıyordu "siyah sıkıntı, ben, Tanrım denir"In black distress, I called my God, When I could scarce believe him mine,
Yakışıklı, uzun boylu, siyah saçlı ...Handsome, tall, black hair ...
Güzel, düz kıçımı senin siyah iççamaşırlarının içinde düşünmemek niye?Why not think about my beautiful, flat ass in your black underwear?
Siyaset biliminde derece sahibi, iş hayatında başarılılar, girişimciler.They have degrees in political science, degrees in business -- they're entrepreneurs.
"Hey, beş tane siyah elbisemiz var üzerinizde harika gözükecek.""Hey, we've got five black dresses that would just look great on you."
Burada siyasi ve sosyal bir sorun var.There's a political and social question out of this.
Resim siyah beyaz mı yoksa renkli mi?Is it a black and white image or a color image?
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,In the U.S., when we hear the word "race," a lot of people think that means African-American,
Ve dikkatli bakarsanız, tam burada siyah bir yayılma görebilirsiniz.And if you look carefully, you can see that there's a black blush right there.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Black people are just as happy as white people are.
Altta yer alan okyanus dondurucu soğuklukta, rengi neredeyse siyah.The ocean below looks freezing cold, it is almost black.
Dikkat ettiyseniz Everest'in zirvesi siyah.If you notice, the summit of Everest is black.
Uzuvlar ilk önce beyazlaşır sonra dokular öldüğünde de siyaha döner ve düşer.First, it turns white, and then when it's completed necrosis, it turns black, and then it falls off.
Benim gösterim " Beyaz Önlük, Siyah Sanat" taOn my show, on "White Coat, Black Art,"
"Şimdi ne yapacağız? kolumuza siyah matem kurdelası takalım yada bir şişe şampanya mı patlatalım?"What do we do now? Put on a black armband, or crack open the champagne?"
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Let's take a final example that's prominent in contemporary political debate: same-sex marriage.
Beni şaşırtan diğer şey ise büyük siyah at.Rachel: Now the other thing that I'm struck by is the big black horse
--Bu "Siyah Yorhi İkonu" ve çoğunluka Yorgi beyaz bir atın üzerinde düşünülür.--it's called the "Black George Icon" and usually you think of George on white horse
Sırada bekleyenlerin hepsi siyasi suçlu değil; bazıları gerçekten çok kötü insanlar.And not everybody on death row was a political prisoner. There were some really bad people there.
Tüm kalıplara meydan okurcasına, siyah mı ?Defied all kinds of boundaries:
Siyasetten bahsetsek?What about politics?
Ah! Siyahla yaziyormusum!Oh, that's because I was trying to write in black.
Siyahi ayrımcılık seviyeleri yavaşça azaldı.Black segregation
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.As a cube, on a black background, as seen through a piece of Swiss cheese.
Siyahların özgürlüğü vardı.There was black liberation.
Ve işte bu at da siyah kovboy şapkalarından ölümüne korkuyordu.Now, here is a horse that was deathly afraid of black cowboy hats.

İlgili Sayfalar