Sisin yakında kalkacağını umuyorum.I hope the fog will go away soon.
Ben gece sisine maruz kaldığımdan soğuk aldım.I caught cold from exposure to the night fog.
Tom ve Mary sisin yağışını izlerken el ele tutuştular.Tom and Mary held hands as they watched the fog roll in.
İçeri gir ve kapılarını kilitle! Pencerelerini kapat! Sisin içinde bir şey var!Get inside and lock your doors! Close your windows! There is something in the fog!
Tom sisin içinde kayboldu.Tom disappeared into the fog.
Aniden sisin içinden bir gemi çıktı.Suddenly, a ship appeared through the fog.
Tom yoğun sisin içinden yürüdü.Tom walked through the dense fog.
Sisin ardından çıkan dev robotlar Uruguay'ın başkenti Montevideo'ya saldırırlar.Giant robots appear out of the mist and attack Montevideo, the capital of Uruguay.
Kalden Lumo, yağmur ve sisin gökyüzü tanrıçasıKalden[citation needed] Lumo, sky goddess of rain and mist
Walton Hill'den bakıldığında sisin üstünden görülebilen Street ve Glastonbury TorStreet and Glastonbury Tor viewed, above the mist, as viewed from Walton Hill
Archelaus'un Sisines adında bir erkek kardeşi vardı. [5]Archelaus had a brother called Sisines.[5]
Sisin ardından çıkan dev robotlar Uruguay'ın başkenti Montevideo'ya saldırırlar.Des robots géants prennent d'assaut Montevideo, la capitale de l'Uruguay.
Kutlama vakti peyda olan sisin içinde yıllar önce gemide ölenlerin ruhları belirir.По легенде, в последний день Обона в море появляются души умерших.
Bununla birlikte dumanlı sisin olduğu yerlerde ozon miktarı artmaktadır.وتزداد وفيات التنفس في الأوقات التي تزداد فيها مستويات غاز الأوزون..
Sisinio González Martínez ya da Sisi (d.Sisinio González Martínez eli Sisi (s.
Bununla birlikte dumanlı sisin olduğu yerlerde ozon miktarı artmaktadır.So vzrastajúcimi množstvami kyslíka súvisí aj vznik ozónovej vrstvy.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna a entendu parler des brouillards londoniens des années 50 qui ont tué 2 000 personnes en une semaine.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna hallott arról, hogy az 1950-es években a Londont elborító köd egy hét alatt 2000 ember halálát okozta.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna har hørt om London-tågerne i 1950'erne, der dræbte 2 000 mennesker om ugen.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna har hört om smogen i London på 1950-talet som ledde till att 2 000 människor dog på en vecka.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna ha sentito dire che la nebbia di Londra negli anni Cinquanta uccise 2 000 persone in una settimana.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna je slišala za londonsko meglo, ki je v petdesetih letih v enem tednu povzročila smrt 2000 ljudi.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Ela tinha ouvido falar nos nevoeiros de Londres que nos anos 50 mataram 2.000 pessoas numa semana.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Анна е чувала за лондонските мъгли от 50-те години на XX век, които са убили 2 000 души за една седмица.