Oğlu Michael Relph de İngiliz sinema endüstrisinde prodüktörlük yapmıştır.His son, Michael, became a producer in the British film industry.
Kurosava, 1936 senesinde Japon sinema endüstrisine kısa bir süreliğine ressam olarak girdi.Kurosawa entered the Japanese film industry in 1936, following a brief stint as a painter.
"İran'da Sinema Endüstrisi."Film Industry in China".
Bengladeş sinema endüstrisi en kötü zamanlarını yaşıyor.The Bangladeshi cinema industry is going through its worst time.
Hırvat sinema endüstrisi yeniden canlanıyorSigns of revival seen in Croatian film industry
Uzun bir durgunluk döneminin ardından Hırvat sinema endüstrisi yeniden canlanmaya başlıyor.After a lengthy period of stagnation, Croatia's film industry is starting to take off.
Hırvat sinema endüstrisi, 1991 yılına kadar oldukça başarılıydı.The Croatian film industry enjoyed considerable success prior to 1991.
Uzun bir duraklama dönemi sonrasında, Bulgar sinema endüstrisi yine yoluna girdi.After a long stagnation, the Bulgarian film industry is back on track.
Louis B. Mayer "sinema endüstrisine seçkin hizmet için".Louis B. Mayer "for distinguished service to the motion picture industry".
Bausch ve Lomb Optical "sinema endüstrisinin ilerlemesine katkılarından dolayı".Bausch and Lomb Optical "for their contributions to the advancement of the motion picture industry".
Bollywood olarak bilinen Hint Sinema endüstrisi burada yer almaktadır.Die in Mumbai ansässige nordindische Filmindustrie ist unter dem Namen Bollywood bekannt.
"İran'da Sinema Endüstrisi.L'industrie du cinéma à Rome.
Amerikan sinema endüstrisi burada doğdu.La teoría del cine moderna nació allí.
"İran'da Sinema Endüstrisi.«El cine en Uruguay».
Bu işlemlerin tamamına ise sinema endüstrisi adı verilmektedir.L'insieme di tali attività è chiamato "distribuzione cinematografica".
Bu işlemlerin tamamına ise sinema endüstrisi adı verilmektedir.Het geheel van deze organisaties wordt de milieubeweging genoemd.
Amerikan sinema endüstrisi burada doğdu.Jest to kino kobiece, dlatego tu jestem.
Amerikan sinema endüstrisi burada doğdu.Τότε ήταν που γεννήθηκε η Βιομηχανία ταινιών.
Kurosava, 1936 senesinde Japon sinema endüstrisine kısa bir süreliğine ressam olarak girdi.Kurosawa gia nhập nền công nghiệp điện ảnh Nhật Bản vào năm 1936, sau một thời gian ngắn làm họa sĩ.
Oğlu Michael Relph de İngiliz sinema endüstrisinde prodüktörlük yapmıştır.그의 외할아버지인 마이클 발콘 경은 일링 스튜디오를 이끌었으며, 영국의 새로운 영화 산업을 발전시키는 데 일익을 담당했다.
Bengladeş sinema endüstrisi en kötü zamanlarını yaşıyor.1990-91 között a mozik száma körülbelül 1230-ra volt tehető.
Bengladeş sinema endüstrisi en kötü zamanlarını yaşıyor.La industria del cine de Bangladesh atraviesa por sus peores momentos.
Bengladeş sinema endüstrisi en kötü zamanlarını yaşıyor.تمر صناعة السينما البنجالية بأسوأ أوقاتها.
Bengladeş sinema endüstrisi en kötü zamanlarını yaşıyor.Киноиндустрия Бангладеша переживает далеко не лучшие времена.
Şimdi şu noktaya geliyoruz, reklamcılık ve sinema endüstrisinde "mutlu" kötü bir üne kavuştu.Dochodzimy zatem do momentu, gdzie poprzez reklamę
Şimdi şu noktaya geliyoruz, reklamcılık ve sinema endüstrisinde "mutlu" kötü bir üne kavuştu.광고에서 또는 영화 산업에서 '행복'은 매우 나쁜 평판을 가진 시점이 되었습니다.
Şimdi şu noktaya geliyoruz, reklamcılık ve sinema endüstrisinde "mutlu" kötü bir üne kavuştu.Настільки, що дійшло навіть до того, що у рекламі і в кіноіндустрії
Şimdi şu noktaya geliyoruz, reklamcılık ve sinema endüstrisinde "mutlu" kötü bir üne kavuştu.זה הגיע לנקודה בה, אתם יודעים, בפרסום או בתעשיית הקולנוע, "שמח" קיבל כזה שם רע
Şimdi şu noktaya geliyoruz, reklamcılık ve sinema endüstrisinde "mutlu" kötü bir üne kavuştu.لقد وصل الموضوع إلى حد بأنه في الدعايات أو في مجال الأفلام، أخذت "السعادة" سمعةً سيئةً لدرجة
Şimdi şu noktaya geliyoruz, reklamcılık ve sinema endüstrisinde "mutlu" kötü bir üne kavuştu.映画業界で「幸福」という主題は悪評を得てきました もし この主題で