Kedi üç sincabı sakatladı.The cat maimed three squirrels.
Köpek, sincabın peşinden koşuyor.The dog is running after the squirrel.
Köpek kediyi kovalar ve kedi sincabı kovalar.The dog chases the cat, and the cat chases the squirrel.
Mary'nin küçük sincabı artık nasıl fındık getireceğini öğrendi.Mary's little squirrel has now learned how to fetch nuts.
Tom, fındık yerken bir sincabın resmini çekti.Tom took a picture of a squirrel while it was eating a nut.
Tom ve onun sincabı büyük bir kavga ettiler.Tom and his squirrel had a huge fight.
Tom'un sincabının kabarık bir kuyruğu var.Tom's squirrel has a fluffy tail.
Tom sincabına Fındık adını verdi, çünkü fındığı seviyor.Tom named his squirrel Hazelnut, because it likes hazelnuts.
Tom ve sincabı birlikte gömüldü.Tom and his squirrel were buried together.
Tom'un sadece bir sincabı var.Tom has only one squirrel.
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.Tom's squirrel is not shy at all. He even stole nuts from right under my nose!
Kedi sincabı kovalar.The cat chases the squirrel.
Tom'un bir evcil sincabı var.Tom has a pet squirrel.
Tom'un sincabı bir mil öteden fındık kokusunu alabiliyor.Tom's squirrel can smell hazelnuts from a mile away.
Kedi sincabı kovalıyor.The cat is chasing after the squirrel.
Tom sincabın yaptığını yaptı ve fındıkları yedi.Tom did the same as the squirrel and ate nuts.
Arktika tarla sincabı kış aylarında kış uykusuna yatar.Arctic ground squirrels hibernate during the winter.
Tom'un bir sincabı var.Tom has a squirrel.
Köpek sincabı kovaladı.The dog chased the squirrel.
Tom'un sincabı rock müzik dinlemeyi sever.Tom's squirrel likes to listen to rock music.
Tom peluş sincabını kaybetti.Tom lost his plush squirrel.
Yani bir sincabın onu çiğneyemeyeceği su götürmez bir gerçekti.It was unequivocally not something a squirrel could chew on.
Şu Olimpik bir oyun olabilirdi: Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.That would be an Olympic event: turn a squirrel loose, whoever catches it gets a gold medal.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.I had all kinds of rats, mice, hamsters, gerbils, squirrels.
Estonya'da, Sibirya uçan sincabı Estonya Doğa Fonu'nun logosunda resmedilmiştir. [1]In Estonia, Siberian flying squirrel is depicted on the logo of Estonian Nature Fund.[4]
Sibirya uçan sincabı 2006'da gece Klaukkala, Finlandiya'da fotoğraflandı.The Siberian flying squirrel photographed in Klaukkala, Finland, at night in 2006.
Ormandaki Sibirya uçan sincabıSiberian flying squirrel in the forest
Ancak, yer sincabı enfeksiyonunun 1900'den önce olması mümkündü.[4][5][6][7][8]However, it is possible that the ground squirrel infection predated 1900.[4][9][10][11][12]
Keşmir uçan sincabı (Eoglaucomys fimbriatus), Sciuridae familyasından bir kemirgen türüdür.The Kashmir flying squirrel (Eoglaucomys fimbriatus) is a species of rodent in the family Sciuridae.
Tom'un bir sincabı var.Tom hat ein Eichhörnchen.
Bu sincabın fındığa alerjisi var.Deze eekhoorn heeft een notenallergie.
Boyu ve kuyruğu uzun ağaç sincabıdır.큰 덩치와 숱 많은 콧수염은 그의 트레이드 마크이다.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Aki elkapja a mókust, megkapja az aranyérmet.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Bất kì ai đuổi kịp con sóc sẽ nhận được huy chương vàng.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Cine prinde veveriţa primeşte medalia de aur.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.다람쥐를 잡는 사람이 금메달을 따는 것입니다.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Ktokolwiek złapie wiewiórkę dostaje złoty medal.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.lâcher un écureuil. Qui attrape l'écureuil aura une médaille d'or.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Lasst ein Eichhörnchen frei. Wer das Eichhörnchen fängt, gewinnt die Goldmedaille.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.liberare lo scoiattolo. Chiunque catturi lo scoiattolo, vince una medaglia d'oro.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Quem apanhar o esquilo, recebe uma medalha de ouro.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Quien la atrape, consigue la medalla de oro.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Siapa yang menangkapnya terlebih dulu mendapat medali emas.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Vem som än får tag på ekorren, vinner guldmedaljen.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Wie de eekhoorn vangt krijgt een gouden medaille.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Άφησε ένα σκίουρο ελεύθερο. Όποιος πιάσει τον σκίουρο, κερδίζει ένα χρυσό μετάλλιο.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Който хване катерицата ще получи златен медал.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Кто догонит белку - получит золотую медаль.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.מי שתופס את הסנאי, מקבל מדליית זהב.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.من يقبض على السنجاب يحصل على ميدالية ذهبية ..
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.武器・スピード・強さ 全てを欠いています
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Am avut tot felul de șobolani, șoareci, hamsteri, gerbili, veverițe.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Avevo ogni tipo di ratti, topi, criceti, gerbilli, scoiattoli.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Eu tinha todos os tipos de ratos, camundongos, hamsters, gerbils, esquilos.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Ich hatte jegliche Arten von Ratten, Mäusen, Hamstern, Wüstenrennmäusen, Eichhörnchen.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Ik had allerlei soorten van ratten, muizen, hamsters, gerbils, eekhoorns.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.J'ai eu toutes sortes de rats, souris, hamsters, gerbilles, écureuils.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.저는 모든 종류의 쥐들을 가지고 있었죠. 생쥐, 햄스터, 저빌쥐, 다람쥐.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Mal som veľa druhov potkanov, myší, škrečkov, pieskomilov, veveričiek.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı.Měl jsem všechny možné druhy krys, myší, křečků, pískomilů a veverek.