Frank Sinatra'ya benziyorsun.You look like Frank Sinatra.
O kadar sessizdi ki sinek uçsa duyabilirdın.It was so quiet you could hear a pin drop.
Onu sinirlendirmemeye çalış.Try not to annoy him.
O sinsi yaşlı bir köpek.He is a sly old dog.
"Garson, bu sinek çorbamda ne yapıyor?" "Bana sırtüstü yüzecek gibi geliyor, bayım!""Waitress, what's this fly doing in my soup?" "Looks to me to be backstroke, sir!"
İş görüşmesi sırasında sinirli miydin?Were you nervous during the job interview?
Sinüzitten ölebilir misin?Can you die of sinusitis?
Sincaplar hızlı öğrenenlerdir.Squirrels are quick learners.
O, sinekleri kışkışladı.He shooed the flies away.
Geçen hafta sinemada filim izlemiştik.We watched a movie in the cinema last week.
O gerçekten beni sinir ediyor.He really gets on my nerves.
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.As there was a fly in my coffee, I didn't have to pay the bill.
Onun konuşma biçimi sinirlerimi zıplatıyor.The way she speaks gets on my nerves.
Hancı sinsice sırıttı.The innkeeper grinned slyly.
Korku filmlerini izleyip korkmak için sinemaya gidiyoruz.We go to the cinema to be scared by watching horror movies.
Sanırım sinir iltihabım var.I think I have tendinitis.
Sincaplar meşe palamudu yer.Squirrels eat acorns.
Tom sadece sinirliydi.Tom was just nervous.
Ben oldukça sinirlenmiştim.I was quite annoyed.
Koç sinirli mi?Is the coach frustrated?
Onların sinirli olup olmadıklarını bilmiyorum.I don't know if they were nervous or not.
Her yerde sinekler vardı.There were flies everywhere.
O kesinlikle sinir bozucuydu.It was definitely frustrating.
Bu sinir bozucunun ötesinde.This is beyond frustrating.
O bölüm sinir bozucu.That part is frustrating.
O çok sinir bozucuydu.It was very frustrating.
O sinir bozucuydu.That was frustrating.
Bu sinir bozucuydu.It was frustrating.
Sinir bozucu oldu.It got frustrating.
Bazen sinirlenirim.I get angry sometimes.
Tom sinsice sırıttı.Tom grinned slyly.
Son derece sinirliydim.I was extremely nervous.
Bu beni sinirlendiriyor.This makes me nervous.
Ben bile sinirli değildim.I wasn't even nervous.
Oldukça sinirliydim.I was pretty nervous.
Ben çok sinirliydim.I was very nervous.
Ben de sinirliydim.I was nervous, too.
Sinirden köpürüyorum.I'm boiling with anger.
Tom sinirlenmiş olabilir.Tom might have been annoyed.
Tom, Meri'nin sinirini bozmayı seviyor.Tom loves to annoy Mary.
Sinek vızıldar.The fly buzzes.
Tom'un bir evcil sincabı var.Tom has a pet squirrel.
Mary yetim bir bebek sincap buldu.Mary found an orphaned baby squirrel.
Sinemaya gitmek istiyorum.I want to go to the movies.
Sinema istasyona yakın mı?Is the movie theater near the station?
Sincap adamın süper gücü bir sincaba dönüşebilmesidir.Squirrelman's superpower is that he can turn into a squirrel.
Biz şimdi nereye gidiyoruz? Tiyatroya mı yoksa sinemaya mı?Where are we going now? To the theatre or the cinema?
Onun sinirliliği dikkat çekiciydi.Her nervousness was noticeable.
Tom sinkaflı konuştu.Tom used the F word.
Mary sinirli olarak tırnaklarını çiğnedi.Mary chewed on her nails nervously.
Ben her zaman evcil bir sincaba sahip olmak istedim.I’ve always wanted to have a pet squirrel.
Tom bana onunla sinemaya gitmek isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I wanted to go to a movie with him.
Tom onunla sinemaya gitmek isteyip istemediğimi sordu.Tom asked if I wanted to go to a movie with him.
Tom sinirimi bozmaya başlıyor.Tom is starting to get on my nerves.
Ben Tom'un sinirleneceğini düşündüm.I thought Tom would lose his temper.
Tom kuduz bir sincap tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a rabid squirrel.
Tom, Cadılar Bayramı gününde bir kuduz sincap tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a rabid squirrel on Halloween day.
Tom'un inatçılığı çok sinir bozucudur.Tom's intransigence is so frustrating.
Tom sinekleri kışkışladı.Tom shooed the flies away.
Beni en çok senin gibi insanlar sinirlendiriyor.People like you piss me off the most.