sim ile cümle
sim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Papa'yı şimdi Twitter'da takip edebilirsiniz.You can now follow the Pope on twitter.
Ben şimdi gitmen gerektiğini düşünüyorum.I think you should go now.
Sözlük şimdi Android telefonlar için bir uygulama olarak kullanılabilir.The dictionary is now available as an app for Android phones.
O, şimdiye kadar yapmaya başladığı her işi bitirdi.He's finished every task he's ever taken up.
Şimdilik konu kalsın.Let the matter rest for the time being.
Şimdi zamanı değil.Now is not the time.
Şimdi vakti değil.Now is not the time.
Şimdi gerçekten yaşlı bir adamım.Now I'm a real old man.
Tom on yıl önce emekli oldu ama şimdi geri gelmeye çalışıyor.Tom retired ten years ago, but is now trying to come back.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel şey.This is the most beautiful thing I have ever seen.
Şimdi o nerede?Where is he now?
Şimdi nerede o?Where is she now?
Babam şimdiye kadar denizaşırı ülkelerde bulunmadı.My father has never been overseas until now.
Arazilerini savunmak şimdi bir günah haline mi geldi?To defend their land has now become a sin?
Şimdi değil, tatlım.Not now, honey.
Şimdi biliyorum ki sen hisleri olan bir adamsın.Now I know that you're a man who has feelings.
Şimdi seninle nasıl mücadele edeceğimi biliyorum.Now I know how to fight you.
Ve şimdi her şey değişti, ama ben değişmedim.And now everything's changed, but I haven't.
Şimdi neye inanıyorsun?What do you believe now?
Şimdi uyanma zamanı. Tom uyan!It's time to wake up now. Tom, wake up!
Sen şimdiye kadar tanıştığım en ilginç kadınlardan birisin!You're one of the most interesting women I've ever met!
Şimdi yarı zamanlı mı yoksa tüm gün mü çalışıyorsun?Are you now working part-time or full-time?
Şimdi pastayı keselim.Let's cut the cake now.
Şimdi onlar hakkında konuşmayı değil dillerimizi yok olmaktan kurtarmayı istiyoruz.Now we want to save our languages from extinction, not talk about them.
Tom'un şimdi ne hissettiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom is feeling now.
Bazılarımızın şimdi yapmamız gereken başka şeyleri var.Some of us have other things we need be doing now.
Tom'un şimdi konuşmak istediği son kişi benim.I'm the last person Tom would want to talk to now.
Aslında şimdi ne yapıyor olmam gerektiğinden emin değilim.I'm actually not sure what I should be doing now.
Şimdi onun hakkında bir şey yapamayacaksın.You won't be able to do anything about that now.
Hemen şimdi terk etmezseniz polisi arıyorum.I'm calling the cops unless you leave right now.
Biz şimdi onun hakkında tartışıyoruz.We're having a discussion about that right now.
O şimdiye kadar katıldığım en kötü partiydi.That was the worst party I've ever been to.
Sana şimdi kazandığının iki katını ödeyeceğim.I'll pay you double what you're making now.
Keşke şimdi burada benimle olabilsen.I wish you could be here with me right now.
Tom ve Mary şimdi bölgeyi temizliyor.Tom and Mary are now cleaning up the area.
Tom ve Mary şimdi pisliği temizliyor.Tom and Mary are cleaning up the mess now.
Şimdi oradan çıkmak zorundasın.You've got to get out of there right now.
Şimdi daha önce olduğumdan çok daha açım.I'm a lot hungrier now than I was before.
Şimdi bir süre durmamın benim için bir sakıncası yok.I wouldn't mind stopping for a while now.
Şimdi onun hakkında düşünmek için çok yorgunum.I'm too tired to think about that now.
Ben şimdi resmen bu grubun parçasıyım.I'm now officially part of this group.
Ben şimdi size talimatlarınızı vereceğim.I'll now give you your instructions.
Hemen şimdi onun hakkında tartışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not discuss it right now.
Tom ve Mary'nin şimdi nerede olduklarını merak ediyorum.I wonder where Tom and Mary are now.
Bir seçeneğim olsa şimdi eve giderim.If I had a choice, I'd go home now.
Tom'a şimdiye kadar ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what ever happened to Tom.
Sanırım şimdi eve gidersem en iyisi.I think it's best if I go home now.
Ben Tom'un yaptığını neden yaptığını şimdi biliyorum.I now know why Tom did what he did.
Şimdi buradan çıkmak zorundasın.You've got to get out of here now.
Şimdiye kadar Tom'un Mary'ye söylediğine eminim.I'm sure Tom has told Mary by now.
Şimdi gitmenizi rica edeceğim.I'm going to ask you to leave now.
Şimdi okulda olmam gerekiyor.I'm supposed to be at school now.
Onu şimdi yapmak için yeterince güçlüyüm.I'm strong enough to do that now.
Tom şimdi burada değil ama Mary burada.Tom isn't here now, but Mary is.
Şimdi kapıyı kapatacağım.I'm going to close the door now.
Şimdiye kadar çok az söyledin.You've said very little so far.
Şimdi görev başında olmam gerekiyor.I'm supposed to be on duty now.
Şimdi onun hakkında konuşmuyorum.I'm not talking about that now.
Şimdi Tom bile benimle konuşmayacak.Tom won't even talk to me now.
Şimdi Tom'u karşılamak için yoldayım.I'm on my way to meet Tom now.