sim ile cümle
sim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu, İngilizce gramerini şimdiye kadar ilk kez bir daha gözden geçirişim.This is the first time I've ever revised English grammar.
Şimdiye kadar ilk kez bir nehri geçtim.This is the first time I've ever crossed a river.
Ben şimdiye kadar ilk kez sınav kağıtlarını düzelttim.This is the first time I've ever corrected exam papers.
Şimdiye kadar ilk kez bir tüfekle ateş ettim.This is the first time I've ever shot with a rifle.
Şimdiye kadar ilk kez bir ağaç diktim.This is the first time I've ever planted a tree.
Şimdiye kadar ilk kez Marika ile Fince konuştum.This is the first time I've ever talked to Marika in Finnish.
Bu, Marika'yı şimdiye kadar ilk kez mutlu edişim.This is the first time I've ever made Marika happy.
Şimdiye kadar ilk kez Marika hakkında rüya gördüm.This is the first time I've ever dreamt about Marika.
Bu, Marika'ya şimdiye kadar ilk kez gülümseyişim.This is the first time I've ever smiled at Marika.
Şimdiye kadar ilk kez Marika'dan bahsettim.This is the first time I've ever mentioned Marika.
Bu, odamı şimdiye kadar ilk kez paspaslayışım.This is the first time I've ever mopped my room.
Bu, şimdiye kadar ilk kez bir şoförü işe alışım.This is the first time I've ever hired a driver.
Bu, temiz havayı şimdiye kadar ilk kez soluyuşum.This is the first time I've ever breathed pure air.
Şimdiye kadar ilk kez Marika'yı tekrar aradım.This is the first time I've ever called Marika back.
Bu, Marika'ya şimdiye kadarki ilk sinirlenişim.This is the first time I've ever upset Marika.
Bu şimdiye kadar ilk kez bir ödül kazanışım.This is the first time I've ever won a prize.
Bu, bu konuda şimdiye kadar ilk kez düşünüşüm.This is the first time I've ever thought about this.
Şimdiye kadar ilk kez Marika'ya telefon ettim.This is the first time I've ever phoned Marika.
Şimdiye kadar ilk kez bir uçağa bindim.This is the first time I've ever boarded a plane.
Şimdiye kadar ilk kez çeviri yapmaktan bıktım.This is the first time I've ever got tired of translating.
Şimdiye kadar ilk kez bir belgeye damga vurdum.This is the first time I've ever stamped a document.
Şimdiye kadar ilk kez bu nehri yüzerek geçtim.This is the first time I've ever got across this river.
Şimdiye kadar ilk kez bir motoru monte ettim.This is the first time I've ever assembled an engine.
Şimdiye kadar ilk kez dilimi ısırdım.This is the first time I've ever bitten my tongue.
Kedi "Şimdiye kadar sahibimi ilk kez tırmaladım." dedi."This is the first time I've ever clawed my owner", said the cat.
Bu şimdiye kadar ilk kez bir dağa tırmanışım.This is the first time I've ever climbed a mountain.
Bu şimdiye kadar ilk kez sakal bırakışım.This is the first time I've ever grown a beard.
Şimdiye kadar ilk kez evimi dekore ettim.This is the first time I've ever decorated my house.
Şimdiye kadar ilk defa kumla bir yangın söndürdüm.This is the first time I've ever put out a fire with sand.
Şimdiye kadar ilk defa işte dövüştüm.This is the first time I've ever fought at work.
Şimdiye kadar ilk kez sürahimi balla doldurdum.This is the first time I've ever filled my pitcher with honey.
Şimdilik onun sözüne inanmalıyız.For the time being, we must give him the benefit of the doubt.
Şimdiye kadar büyük bir halıyı ilk defa tek başıma katladım.This is the first time I've ever folded the big carpet by myself.
Ben şimdiye kadar ilk kez birini nerede yaşadığını öğrenmek için takip ettim.This is the first time I've ever followed someone to know where they live.
Şimdiye kadar ilk kez balkonda çamaşır astım.This is the first time I've ever hung out washing in the balcony.
Tom tembel ve şımarık.Tom is lazy and spoiled.
Şimdi kimi arıyorsun?Who're you calling now?
Şimdi sizi daha da çok seviyorum arkadaşlar!Now I love you guys even more!
Şimdiye kadar ilk kez babamla birlikte hasat kaldırdım.This is the first time I've ever harvested with my father.
Şimdiye kadar ilk kez Macar müziği dinledim.This is the first time I've ever listened to Hungarian music.
Şimdiye kadar ilk kez bu merhemle dizlerime masaj yaptım.This is the first time I've ever massaged my knees with this ointment.
Şimdiye kadar ilk defa bir halı tamir ettim.This is the first time I've ever mended a carpet.
Bu şimdiye kadar bir diyaloğu ilk ezberleyişim.This is the first time I've ever memorized a dialog.
Şimdi dua edemem.I cannot pray now.
Şimdiye kadar ilk defa bir aşçıya yardımcı oldum.This is the first time I've ever recruited a cook.
Şimdiye kadar ilk kez bir öğrenciyi azarladımThis is the first time I've ever scolded a student.
Şimdiye kadar ilk kez soğuktan titredim.This is the first time I've ever shaken with cold.
Koyunumu şimdi kırpamam. Hava hala soğuk.I cannot shear my sheep now. It's still cold.
Şimdiye kadar Taninna'ya ilk kez bağırdım.This is the first time I've ever shouted at Taninna.
Ben şimdiye kadar ilk kez bir sözleşme imzaladım.This is the first time I've ever signed a contract.
Şimdiye kadar ilk kez bu kadar hapşırdım.This is the first time I've ever sneezed this much.
Şimdiye kadar ilk defa yün eğirdim.This is the first time I've ever spun wool.
Şimdi iyi dinleyin, bu benim son sözlerim olabilir.Now listen up well, these might well be my last words.
Şimdi iyi dinle, bu benim son sözlerim olabilir.Now listen up well, these might well be my last words.
Tom şimdi mutlu küçük bir çocuk.Tom is now a happy little boy.
Onu şimdi yapabiliriz.We can do it right now.
Şimdi tam zamanı.The time is now.
Ben şimdiye kadar ilk kez kırsalda internete bağlandım.This is the first time I've ever connected to the Internet in the country.
O şimdi Tokyo'da yaşamaktadır.He lives in Tokyo now.
Eğer şimdi terk edersen sonuçlar yıkıcı olur.If you left now, the consequences would be devastating.