Ana içeriğe geç
Sözlük

silo ile cümle

silo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››thì ta sẽ khiến nhà nầy nên như Si-lô, và sẽ khiến thành nầy nên sự rủa sả cho mọi nước trên đất.
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››vtedy vydám tento dom, aby bol ako Šílo, a toto mesto vydám kliatbe všetkým národom zeme.
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››то с домом сим Я сделаю то же, что с Силомом, и город сей предам на проклятие всем народам земли.
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››ונתתי את הבית הזה כשלה ואת העיר הזאתה אתן לקללה לכל גויי הארץ׃
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››اجعل هذا البيت كشيلوه وهذه المدينة اجعلها لعنة لكل شعوب الارض.
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››我 就 必 使 這 殿 如 示 羅 、 使 這 城 為 地 上 萬 國 所 咒 詛 的
bu tapınağa Şilodakine yaptığımın aynısını yapar, bu kenti bütün dünya ulusları arasında lanetlik ederim.› ››我 就 必 使 這殿 如 示羅 、 使這 城 為 地上 萬國 所 咒詛的
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.brachten zij bij Silo een leger op de been en maakten zich klaar voor een strijd tegen hun broederstammen.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.da versammelten sie sich mit der ganzen Gemeinde zu Silo, daß sie wider sie hinaufzögen mit einem Heer.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.In ko so to slišali, se zbere vsa občina Izraelovih sinov v Silo, da bi šli zoper nje v boj.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Khi dân Y-sơ-ra-ên hay được điều đó, cả hội chúng Y-sơ-ra-ên bèn hiệp lại tại Si-lô, đặng kéo lên hãm đánh họ.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.이스라엘 자손이 이를 듣자 곧 이스라엘 자손의 온 회중이 실로에 모여서 그들과 싸우러 가려 하니라
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.När Israels barn hörde detta, församlade sig deras hela menighet i Silo för att draga upp till strid mot dem.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Og da Israeliterne hørte det, samledes hele Israeliternes Menighed i Silo for at drage i Kamp imod dem.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Og da Israels barn hørte dette, samlet hele Israels barns menighet sig i Silo for å dra op til strid mot dem.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Quando gli Israeliti seppero questo, tutta la loro comunità si riunì a Silo per muover loro guerra
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Quando os filhos de Israel ouviram isto, congregaram-se todos em Siló, para subirem a guerrear contra eles.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Uslyševše, pravím, synové Izraelští, sešlo se všecko množství jejich do Sílo, aby táhli proti nim k boji.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.וישמעו בני ישראל ויקהלו כל עדת בני ישראל שלה לעלות עליהם לצבא׃
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.ولما سمع بنو اسرائيل اجتمعت كل جماعة بني اسرائيل في شيلوه لكي يصعدوا اليهم للحرب
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.全 會 眾 一 聽 見 、 就 聚 集 在 示 羅 、 要 上 去 攻 打 他 們
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.全會眾 一 聽見 、 就 聚 集在 示羅 、 要 上去 攻打 他們
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.Da Elkana nu med hele sit Hus drog op for at bringe HERREN det årlige Offer og sit Løfteoffer,
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.In ko je šel mož Elkana in vsa družina njegova, da prinese GOSPODU vsakoletno daritev in obljubo svojo,
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.그 사람 엘가나와 그 온 집이 여호와께 매년제와 그 서원제를 드리러 올라갈 때에
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.Potem szedł on mąż Elkana, i wszystek dom jego, aby oddał Panu ofiarę uroczystą, i ślub swój.
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.Šel pak muž ten Elkána se vší čeledí svou, aby obětoval Hospodinu obět výroční a slib svůj.
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.И Елкана с целия си дом отиде за да принесе Господу годишната жертва и обрека си.
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.И пошел муж ее Елкана и все семейство его совершить годичную жертву Господу и обеты свои.
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.ויעל האיש אלקנה וכל ביתו לזבח ליהוה את זבח הימים ואת נדרו׃
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.وصعد الرجل ألقانة وجميع بيته ليذبح للرب الذبيحة السنوية ونذره.
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.以 利 加 拿 和 他 全 家 都 上 示 羅 去 、 要 向 耶 和 華 獻 年 祭 、 並 還 所 許 的 願
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.以利 加拿 和 他 全家 都 上 示羅 去 、 要向 耶和華 獻 年祭 、 並還 所 許的願
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.(77:60) отринул жилище в Силоме, скинию, в которой обитал Он междучеловеками;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Abandonó el tabernáculo de Silo, la tienda en que habitó entre los hombres
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Abbandonò la dimora di Silo, la tenda che abitava tra gli uomini
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.A opustil príbytok v Síle zavrhnúc ho, stán, v ktorom býval medzi ľuďmi.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.A părăsit locuinţa Lui din Silo, cortul în care locuia între oameni.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.daß er seine Wohnung zu Silo ließ fahren, die Hütte, da er unter Menschen wohnte,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ðến nỗi bỏ đền tạm tại Si-lô , Tức_là trại Ngài đã dựng giữa loài_người ;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ðến nỗi bỏ đền tạm tại Si-lô, Tức là trại Ngài đã dựng giữa loài người;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.És elveté magától Silói hajlékát, a sátort, a melyben lakott vala az emberek között;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Hän hylkäsi asumuksensa Siilossa, majan, jonka hän oli pystyttänyt ihmisten keskelle.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.han opgav sin Bolig i Silo, det Telt, hvor han boede blandt Mennesker;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Hij gaf de tabernakel over in vijandige handen. Hij verliet hem.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ia meninggalkan kemah-Nya di Silo, tempat kediaman-Nya di antara manusia
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Il abandonna la demeure de Silo, La tente où il habitait parmi les hommes;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.In zapustil je prebivališče v Silu, šator, ki ga je bil postavil med ljudmi.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.실로의 성막 곧 인간에 세우신 장막을 떠나시고
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Och han försköt sin boning i Silo, det tält han hade slagit upp bland människorna;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Og han forlot sin bolig i Silo, det telt han hadde opslått blandt menneskene.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Pelo que desamparou o tabernáculo em Siló, a tenda da sua morada entre os homens,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Tak, że opuściwszy przybytek w Sylo, namiot, który postawił między ludźmi,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Tak že opustiv příbytek v Sílo, stánek, kterýž postavil mezi lidmi,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.και εγκατελιπε την σκηνην του Σηλω, την σκηνην οπου κατωκησε μεταξυ των ανθρωπων
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Тъй че напусна скинията в Сило, Шатъра, който бе поставил между човеците,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.ויטש משכן שלו אהל שכן באדם׃
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.ورفض مسكن شيلو الخيمة التي نصبها بين الناس‎.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.甚 至 他 離 棄 示 羅 的 帳 幕 、 就 是 他 在 人 間 所 搭 的 帳 棚
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.甚至 他 離棄 示羅 的 帳幕 、 就是 他 在 人間 所 搭 的 帳棚
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod