Ana içeriğe geç
Sözlük

silindirik ile cümle

silindirik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sonin, özellikle silindirik fonksiyonlar olmak üzere, özel fonksiyonlar üzerine çalışmıştır.Sonin worked on special functions, in particular cylindrical functions.
Daha sonra silindirik yığınlara farklı miktarlarda sinyaller göndererek yaptı.After this he conducted a number of similar exposures.
Silindirik minaresi kuzeydoğuda yer almaktadır ve süslü bir şerefeye sahiptir.The cylindrical minaret stands at the northeast and has one ornate balcony.
Asalaktır, silindirik yapıdadır.He is credited for inventing the stromuhr.
Tipik bir örnek,olarak the iki paralel silindirik iletkeni çevreleyen elektrik alanını verebiliriz .A typical example would be the electric field surrounding two parallel cylindrical conductors.
Silindirik bir hücre, katot bağlantısı olan çizilmiş bir paslanmaz çelik kutu içinde bulunur.A cylindrical cell is contained in a drawn stainless steel can, which is the cathode connection.
Kale dörtgen şekilde olup dört köşesinin her birinde silindirik birer kule bulunmaktadır.The castle has four towers, with one in each corner.
Miller Silindirik Projeksiyonu Mercator Projeksiyonuna benzer.All Geochron mapsets are in a Mercator Projection.
İki büyük silindirik kilise kulesi bulunmaktadır.Two notable churches are located within Tower ward.
Asalak olarak yaşar ve silindirik yapıdadır.Now, he is living alone and working as a stockbroker.
Bu silindirik şekiller protein yapıları.These cylindrical things, these are proteins.
Merkez bu kireç taşından olan silindirik tüpler halinde çıkıyor.The core comes up as these cylindrical tubes of limestone.
Silindirik YatayCylindrical Hor.
Silindirik DikeyCylindrical Vert.
Silindirik Y/ D.Cylindrical H/ V.
Silindirik IşıkCylindrical Light
Elektrik akımının silindirik iletken içerisinde ki dağılımı kesit olarak gösterilmiştir.Distribution of current flow in a cylindrical conductor, shown in cross section.
Bu yapı her iki ucunda silindirik bir kapatan oluşur.[79]This structure is composed of a cylinder with a cap at either end.[79]
Koordinat dönüşümü kullanarak silindirik süperlenslerCylindrical superlens via coordinate transformation
Kozmik diziler, eksenle ilgili veya silindirik simetri bozulduğunda oluşan tek boyutlu doğrulardır.Cosmic strings are one-dimensional lines that form when an axial or cylindrical symmetry is broken.
Dar, silindirik bir şekle sahiptir.It has a narrow cylindrical shape.
Piroteknikler, kontrollü kıvılcım spreyi üreten silindirik havai fişek cihazlardır.The pyrotechnics were gerbs, cylindrical devices that produce a controlled spray of sparks.
Bir veya daha fazla büyük silindirik fırın, kazan kabuğunun alt kısmındadır.One or more large cylindrical furnaces are in the lower part of the boiler shell.
Küçük, silindirik salkımlar kanatlıdır ve küçük siyah taneleri vardır.[1]The small, cylindrical bunches are winged, with small black berries.[1]
Üzüm salkımı küçük,konik ve silindiriktir; çam kozalağı şeklindedir.The grape cluster is small and conico-cylindrical; shaped like a pine cone.
Silindirik, dikdörtgen veya oval şişeler için uygundur.Is suitable for cylindrical, rectangular or oval bottles.
Oldukça kalın kabuklu büyük silindirik siyah üzüm salkımlar üretir.It produces large cylindrical bunches of black grapes with fairly thick skins.
Yine Cockerill'den ithal edilen on dört silindirik kazan motorlara buhar sağlıyordu.Fourteen cylindrical boilers, also imported from Cockerill, provided steam to the engines.
Silindirik Cebirler: Bölüm I. Kuzey-Hollanda.Cylindric Algebras: Part I. North-Holland.
Silindirik Cebirler: Bölüm II .Cylindric Algebras: Part II.
Meyve, olgunlaştığında yeşil kalan uzun, dar silindirik bir silikadır.The fruit is a long narrow cylindrical silique which stays green when ripe.
Silah, silindirik bir koruyucu mahfaza içinde 11 mm'lik 37 namludan oluşuyordu.The weapon consisted of 37 barrels of 11 mm inside a cylindrical protective casing.
MÖ 2094-2047) silindirik mührü.2094–2047 BC).
URZ APT, tüm varyantlarda silindirik bir kaptan kayışla beslenen alıcıyı kullandı.The URZ APT used the receiver, which in all variants were belt-fed from a cylindrical container.
Tohumlar silindirik bir embriyo ile endospermlidir. [1]The seeds are endospermous with a cylindric embryo.[1]
Daha sonra silindirik yığınlara farklı miktarlarda sinyaller göndererek yaptı.Diese ergriff er und veröffentlichte im Anschluss daran mehrere Singles.
Asalaktır, silindirik yapıdadır.Riß in der Schöpfung.
Ayaklı Kemane silindirik biçiminde bir gövde ile uzunca bir saptan oluşmaktadır.Die weibliche Stirn ist mit einem Fleck aus gelblichen Haaren bedeckt.
İki büyük silindirik kilise kulesi bulunmaktadır.Beide Kirchen sind Feldsteinkirchen.
Bu yalıtkanlar genellikle silindirik veya yumurta şeklinde olan seramiklerdir.Ces masques représentent généralement les clowns ou les démons.
Yaprak sapları yandan basık, dört köşe veya silindiriktir.La torre tiene cuatro cuerpos o pisos.
Eğer silindirik katot kullanılırsa, işlem sırasında katodunda pozisyonu değiştirilebilir.Al finalizar el calentamiento, podemos devolver el tubo a su sitio.
Arkası düz silindirik bir borudur.Por detrás un salpicadero sencillo.
Silindirik mafsalda hareket iki boyuttadır.Il seguente problema è un aiutomatto in due mosse.
İki tarafından deri kaplı olan silindirik gövde, demir halkalarla sıkıca tutturulmuştur.L'intercapedine tra le due scatole veniva riempita con della ghiaia.
Tacı dar, genç ağaçlarda konik, yaşlı ağaçlarda ise silindiriktir.Крона узкоконическая у молодых деревьев, у старых деревьев становится цилиндрической.
Daha sonra silindirik yığınlara farklı miktarlarda sinyaller göndererek yaptı.Так появились войска-тамачи, которых рассылали по разным местам.
Sütunların çoğu silindirik, dördü de sekizgen gövdeye sahiptir.أغلب العناكب تملك ستة مغازل وبعضها أربعة وبعضها ثمانية.
Alt ucundaysa içinde cıva bulunan küresel veya silindirik bir hazne bulunur.Of juist een laagte, hel of helle een moerassige plaats.
Dar, silindirik bir şekle sahiptir.Echter, het elfje heeft een verborgen leefwijze.
Kale dörtgen şekilde olup dört köşesinin her birinde silindirik birer kule bulunmaktadır.Zamek ma czworokątną strukturę, w każdym z czterech kątów znajduje się wieża.
Bucakların her birinde silindirik kulecikler birleşir.Na każdym z nich umieszczone są w rzędach różne słodycze.
Genç ağaçlarda taç konik, yaşlılarda silindiriktir.U młodych drzew korona jest stożkowata, natomiast u starszych kopulasta.
Sentriyoller, küçük, silindirik yapıda ve 0,2 μm genişlikte ve 0,4 μm uzunluğundadırlar.Liczne i drobne nasiona do 0,4 mm długości i 0,2 mm szerokości.
Vücutları uzamış, silindirik, bilateral simetrilidir.De har en geléartad, genomskinlig och bilateralt symmetrisk kropp.
Gövdesi silindiriktir.Kroppen är cylindrisk.
Asalak olarak yaşar ve silindirik yapıdadır.Живе й творить на Тлумаччині.
Kedifemsi bir kürkü ve silindirik gövdesi vardır.Existuje obličejový i tělový peeling.
Düzenli astigmatizma silindirik merceklerle düzeltilebilir.Astigmatismus je možné odstranit kombinací čoček.
Eğer silindirik katot kullanılırsa, işlem sırasında katodunda pozisyonu değiştirilebilir.Například pokud je na koupališti příliš velké horko, přesuneme svou deku do stínu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod