Ana içeriğe geç
Sözlük

silikon ile cümle

silikon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.Và nhứng đôi chân rất sống động này, chúng được làm toàn bộ bằng silicon
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.Επίσης αυτά τα πολύ ζωντανά πόδια από έγχρωμη σιλικόνη.
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.А ще в мене були правдоподібні, органічно розмальовані силіконові ноги.
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.Вы могли видеть и эти протезы, они очень похожи на настоящие ноги.
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.И също тези много истински на вид, оцветени отвътре силиконови крака.
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.וגם רגלי הסיליקון הטבעיות למראה האלו הצבועות כאמיתיות.
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.وكذلك هذه الأرجل المصنوعة من السيليكون الأشبه بالحقيقية التي رسمت بطريقة جوهرية
Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.従来の医療の枠を越えて
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Am început să examinăm laboratoarele de cercetare și dezvoltare (R&D) din Silicon Valley.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Elkezdtük tehát vizsgálni az R&D központokat, és a Szilícium-völgy innovációs laborjait.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Entonces empezamos a examinar laboratorios de I+D e innovación en el Valle del Silicio.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.그래서 저희는 실리콘 밸리의 연구 개발과 혁신 연구 부서를 연구하기 시작했습니다.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Nous avons donc commencé à étudier les labos de recherche et développement de la Silicon Valley.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Przyjrzeliśmy się centrom badań i rozwoju (B+R) w Dolinie Krzemowej.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Quindi abbiamo iniziato con l'esaminare i laboratori Ricerca e Sviluppo di Silicon Valley.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Vậy là chúng tôi đã bắt đầu nghiên cứu về các phòng thí nghiệm R&D và đổi mới của thung lũng Silicon.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Започнахме да изследваме R&D и иновационните лаборатории в Силикон вели.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.אז התחלנו לבחון את המחקר ופיתוח ומעבדות החדשנות בעמק הסיליקון.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.لذا بدأنا بفحص مراكز البحوث والتطوير ومختبرات الابتكار في وادي السيليكون.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.調査を始めました 面白いことに ここで分かったことは
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Deşi ne plimbam prin jurul Pieţii Harvard.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Ik heb genoten van Bono's opmerking toen hij een hippie wijk in San Francisco koppelde aan Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.보노가 한 이야기 가운데 하이트-애쉬버리와 실리콘 밸리를 빗댄 이야기가 재미있었습니다.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Líbil se mi také Bonův komentář připodobňující Haight-Ashbury [centrum hippies] k Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Mi e' piaciuto il commento di Bono che collegava Haight-Ashbury alla Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Mir hat Bonos Kommentar gefallen, in dem er das Haight-Ashbury Viertel mit dem Silicon-Valley verbindet.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Z najlepszymi studentami używając najlepiej rozwiniętego sprzętu ukończyliśmy 1/10 000 projektu.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Хареса ми коментара на Боно за свързването на Хейт-Ашбъри със Силиконовата долина.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.נהניתי מההערה של בונו על הקישור בין הייט-אשבורי לעמק הסיליקון.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.لقد استمتعت بتعليق "بونو" رابطاً هايت - آشبورى مع وادي السليكون.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.シリコンバレーをつなげた ボノのコメントは愉快でした マサチューセッツの ハイテクコミュニティの出身者として
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.Ainsi, la gravure ne s\'effectue qu\'à l\'intérieur du carré délimité par le cache.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.Det etsas endast inom den kvadratiska formen som är avspärrat av masken.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.Nun wird lediglich des Rechteck, welches nicht durch die Maske verdeckt wird, weggeätzt.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.כעת הגילוף יתבצע רק בתוך הריבוע שמגודר על ידי הכיסוי.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.حاليا, سوف يعري فقط المنطقة المحاطة بشكل المربع
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.Die Feder ist in diesem Fall die Flexibilität des Siliziums, welches mit dem Gehäuse verbunden ist.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.I det här fallet så är fjädern flexibiliteten från det tunna kislet tjudrat till höljet.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.Le ressort dans ce cas est la flexibilité du fin silicone qui la relie au boîtier.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.הקפיץ במקרה הזה הוא הגמישות של החיבור הדק מסיליקון אל המסגרת.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.النابض في هذه الحالة هو مرونة السيليكون المرتبط بها و بالحاوية
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlarIIT(インド工科大学)に対してかつてMIT
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlar이젠 실리콘 밸리나 다른 곳의 사람들이
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlarהיום, אנשים בעמק הסיליקון ומקומות אחרים
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlarاليوم، الناس في وادي السيليكون التقني وفي أماكن أخر
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.Allt eftersom etsningen fortsätter löser KOH upp kislet mellan dessa hål.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.Bei weiterem Ätzen wird das Kaliumhydroxid das Material zwischen den beiden Löchern auflösen.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.La gravure continuant, le KOH va commencer à dissoudre le silicone entre les trous.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.בהמשך הגילוף ה-KOH מתחיל להמיס את הסיליקון שבין שני החורים האלה.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.مع استمرار التعرية يستمر هيدروكسيد البوتاسيوم بتحليل السيليكون بين هاتين الحفرتين.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -Có 3 phòng ngủ, 2 phòng tắm, nhà sát vách nhau ở khu dân cư ở thung lũng Silicon, nơi tôi ở.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -En algún lugar de Silicon Valley, que es donde vivo.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -Jsou v nich tři pokoje, dvě koupelny, městské domky v Silicon Valley. Tam, kde žiju.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -シリコンバレーのどこかのタウンハウス。 (それは、私が住んでいるところです)。 私はそれらの家のいずれかに住みたい。
Bunu, bugünün silikon teknolojisinin gerçekte bir aşırılıklar kültürü olduğunu düşündüğümüz için yapıyoruz.Asta-i ce dorim.
Bunu, bugünün silikon teknolojisinin gerçekte bir aşırılıklar kültürü olduğunu düşündüğümüz için yapıyoruz.E lo facciamo perché crediamo che le tecnologie al silicio oggi siano perlopiù una cultura dell'eccesso.
Bunu, bugünün silikon teknolojisinin gerçekte bir aşırılıklar kültürü olduğunu düşündüğümüz için yapıyoruz.그리고 이것을 하는 이유는, 현재의 실리콘 기술이 대부분 과잉의 문화라고 믿기 때문입니다.
Bunu, bugünün silikon teknolojisinin gerçekte bir aşırılıklar kültürü olduğunu düşündüğümüz için yapıyoruz.We geloven dat siliciumtechnologie een cultuur van overvloed is.
Bunu, bugünün silikon teknolojisinin gerçekte bir aşırılıklar kültürü olduğunu düşündüğümüz için yapıyoruz.Wir tun das, weil wir überzeugt sind, dass Silicon-Technologie heutzutage eine Kultur des Überflusses ist.
Bunu, bugünün silikon teknolojisinin gerçekte bir aşırılıklar kültürü olduğunu düşündüğümüz için yapıyoruz.Правим го, защото вярваме, че съвременната силициева технология е култура на излишъка.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod