Bir de gerçek gibi görünen, aslına uygun boyanmış silikon bacaklar.従来の医療の枠を越えて
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Am început să examinăm laboratoarele de cercetare și dezvoltare (R&D) din Silicon Valley.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Elkezdtük tehát vizsgálni az R&D központokat, és a Szilícium-völgy innovációs laborjait.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Entonces empezamos a examinar laboratorios de I+D e innovación en el Valle del Silicio.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.그래서 저희는 실리콘 밸리의 연구 개발과 혁신 연구 부서를 연구하기 시작했습니다.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Nous avons donc commencé à étudier les labos de recherche et développement de la Silicon Valley.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Przyjrzeliśmy się centrom badań i rozwoju (B+R) w Dolinie Krzemowej.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Quindi abbiamo iniziato con l'esaminare i laboratori Ricerca e Sviluppo di Silicon Valley.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Vậy là chúng tôi đã bắt đầu nghiên cứu về các phòng thí nghiệm R&D và đổi mới của thung lũng Silicon.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.Започнахме да изследваме R&D и иновационните лаборатории в Силикон вели.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.אז התחלנו לבחון את המחקר ופיתוח ומעבדות החדשנות בעמק הסיליקון.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.لذا بدأنا بفحص مراكز البحوث والتطوير ومختبرات الابتكار في وادي السيليكون.
Biz de Silikon Vadisindeki ArGe ve inovasyon laboratuvarlarını incelemeye başladık.調査を始めました 面白いことに ここで分かったことは
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Deşi ne plimbam prin jurul Pieţii Harvard.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Ik heb genoten van Bono's opmerking toen hij een hippie wijk in San Francisco koppelde aan Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.보노가 한 이야기 가운데 하이트-애쉬버리와 실리콘 밸리를 빗댄 이야기가 재미있었습니다.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Líbil se mi také Bonův komentář připodobňující Haight-Ashbury [centrum hippies] k Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Mi e' piaciuto il commento di Bono che collegava Haight-Ashbury alla Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Mir hat Bonos Kommentar gefallen, in dem er das Haight-Ashbury Viertel mit dem Silicon-Valley verbindet.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Z najlepszymi studentami używając najlepiej rozwiniętego sprzętu ukończyliśmy 1/10 000 projektu.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Хареса ми коментара на Боно за свързването на Хейт-Ашбъри със Силиконовата долина.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.נהניתי מההערה של בונו על הקישור בין הייט-אשבורי לעמק הסיליקון.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.لقد استمتعت بتعليق "بونو" رابطاً هايت - آشبورى مع وادي السليكون.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.シリコンバレーをつなげた ボノのコメントは愉快でした マサチューセッツの ハイテクコミュニティの出身者として
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.Ainsi, la gravure ne s\'effectue qu\'à l\'intérieur du carré délimité par le cache.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.Det etsas endast inom den kvadratiska formen som är avspärrat av masken.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.Nun wird lediglich des Rechteck, welches nicht durch die Maske verdeckt wird, weggeätzt.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.כעת הגילוף יתבצע רק בתוך הריבוע שמגודר על ידי הכיסוי.
Böylece sadece maskenin sınırlandırdığı kare alan içerisindeki silikon şekillendirilir.حاليا, سوف يعري فقط المنطقة المحاطة بشكل المربع
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Aquí algo interesante para el mundo de TI: bio-silicio.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Ça c'est quelque chose d'intéressant pour le monde de l'informatique: bio-silicium.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Dit is een interessante voor de IT-wereld: bio-silicium.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Eccone uno interessante per il mondo dell'Informatica: bio silicone.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Iată una interesantă pentru lumea IT: bio-silicon.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Ini hal yang menarik bagi dunia TI: bio-silikon.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Itt egy érdekes ötlet az IT világnak: bio-szilícium.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Tu je zaujímavosť pre svet informačných technológií: biokremík.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Να κάτι ενδιαφέρον για τους ανθρώπους της πληροφορικής: η βιοσιλικόνη.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.А теперь кое-что для мира IT: био-силикон.
Bu da IT dünyası için ilginç bir örnek: Bio-silikon.Ето нещо интересно за света на информационните технологии: био-силиций.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.Die Feder ist in diesem Fall die Flexibilität des Siliziums, welches mit dem Gehäuse verbunden ist.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.I det här fallet så är fjädern flexibiliteten från det tunna kislet tjudrat till höljet.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.Le ressort dans ce cas est la flexibilité du fin silicone qui la relie au boîtier.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.הקפיץ במקרה הזה הוא הגמישות של החיבור הדק מסיליקון אל המסגרת.
Bu durumdaki yay, bu bölümü muhafazaya sabitleyen silikonun esnekliğidir.النابض في هذه الحالة هو مرونة السيليكون المرتبط بها و بالحاوية
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlarIIT(インド工科大学)に対してかつてMIT
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlar이젠 실리콘 밸리나 다른 곳의 사람들이
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlarהיום, אנשים בעמק הסיליקון ומקומות אחרים
Bügün, Silikon vadisinde ve başka yerlerde ki insanlarاليوم، الناس في وادي السيليكون التقني وفي أماكن أخر
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.Allt eftersom etsningen fortsätter löser KOH upp kislet mellan dessa hål.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.Bei weiterem Ätzen wird das Kaliumhydroxid das Material zwischen den beiden Löchern auflösen.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.La gravure continuant, le KOH va commencer à dissoudre le silicone entre les trous.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.בהמשך הגילוף ה-KOH מתחיל להמיס את הסיליקון שבין שני החורים האלה.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.مع استمرار التعرية يستمر هيدروكسيد البوتاسيوم بتحليل السيليكون بين هاتين الحفرتين.
Bu küçük slide gösterisini "Silikon Vadisi" denilen bir yerde yaptım ve çok da düzgün yaptım.Feci questa conferenza video in un luogo chiamato Silicon Valley e tutto andò bene.
Bu küçük slide gösterisini "Silikon Vadisi" denilen bir yerde yaptım ve çok da düzgün yaptım.Ich habe eine kleine Präsentation an einem Ort namens Silicon Valley gegeben und ich tat einen ganz guten Job.
Bu küçük slide gösterisini "Silikon Vadisi" denilen bir yerde yaptım ve çok da düzgün yaptım.Ik heb een kleine slide show gegeven op een plek genaamd Sillicon Valley, en ik deed het vrij goed.
Bu küçük slide gösterisini "Silikon Vadisi" denilen bir yerde yaptım ve çok da düzgün yaptım.J'ai montré ce diaporama dans un endroit appelé la Silicon Valley et j'ai bien fait.
Bu küçük slide gösterisini "Silikon Vadisi" denilen bir yerde yaptım ve çok da düzgün yaptım.전에 이 슬라이드 쇼를 실리콘 밸리라는 데서 보여준 적이 있는데 물론 잘 했죠.
Bu küçük slide gösterisini "Silikon Vadisi" denilen bir yerde yaptım ve çok da düzgün yaptım.Megtartottam ezt a diavetítést egy Szilikon-völgy nevű helyen, és elég jól sikerült.