Ana içeriğe geç
Sözlük

silik ile cümle

silik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, silikon kauçuğu birçok zorlu ortamda tercih edilen elastomerlerden biri yapar.This makes silicone rubber one of the elastomers of choice in many extreme environments.
Silikon yapmak için silikon atomları silikon dioksit bileşiği silikadan yalıtılmalıdırlar.To make silicone, the silicon atoms must be isolated from the silicon dioxide compound silica.
Silikon kauçuk zinciriSilicone rubber chain
Silikon kauçuğun tekrarlayan birimiRepeat unit of silicone rubber
Silikon kauçuk, özel şekil ve tasarımlarda kalıplanabilir.Silicone rubber can be moulded into custom shapes and designs.
Ayrıca silikat normal lavdan çok daha akışkandır, genellikle de sudan daha az viskozdur.It is also much more fluid than silicate lavas, often less viscous than water.
Normalde lavlar silikat açısından zengin olmalarına rağmen, Ol Doinyo Lengai lavları karbonatittir.Whereas most lavas are rich in silicate minerals, the lava of Ol Doinyo Lengai is a carbonatite.
Nagato, hastalığın nedeni olarak temel silikon bazlı veri yaşam formlarını tanımlayabildi.Nagato was able to identify elementary silicon-based data lifeforms as the cause of the illness.
Silikatlardan daha yüksek yoğunluğa sahip olan bu metaller merkeze doğru battı.Having higher densities than the silicates, these metals sank.
Bir geçirimli elektron mikroskobunda görüntülenen silika dumanı parçacıklarıSilica fume particles viewed in a transmission electron microscope
Bazen isli silika (amorf silika olarak da bilinir, CAS numarası 112945-52-5) ile karıştırılır.It is sometimes confused with fumed silica (also known as pyrogenic silica, CAS number 112945-52-5).
Metaller ve silikatların bir karışımını gösteren bir mezosiderit.A mesosiderite showing a mixture of metals and silicates.
Metaller ve silikatların (enstatit) bir karışımını gösteren bir enstatit kondrit.An enstatite chondrite displaying a mix of metals and silicates (enstatite).
Hot Springs'teki The Fall River Pioneer Müzesi de haritanın silik bir kopyasını barındırıyor.The Fall River Pioneer Museum in Hot Springs also retains a slightly-incomplete copy.
Bor, silikon, germanyum ve silisyum karbür gibi yarı iletkenler için faydalı bir katkı maddesidir.Boron is a useful dopant for such semiconductors as silicon, germanium, and silicon carbide.
Klorit zonu, hemen hemen tüm örneklerde bulunan, klorit +/- serisit +/- silikadan oluşan zondur.Chlorite zone, found in nearly all examples, consisting of chlorite +/- sericite +/- silica.
Tom, Silikon Vadisi'nde çalışıyor.Tom arbeitet im „Siliciumtal“.
2011 yılında silika aerojeller 15 tane Guinness rekoru sahibiydiler.Am 14. April 2009 hielt er gleichzeitig 100 Guinness-Weltrekorde.
Buna karşılık paranoyak, duygusuz, silik ve kolaylıkla kafası karışan biridir.Andererseits wird er als paranoid, apathisch, dumm und leicht verwirrt beschrieben.
Silika çeşitli malzemelerle dopinglenebilir.Rußpulver kann mit anderen Substanzen vermischt werden.
Silikon Vadisi'nin öncüsüdür.Eine Pioniergeschichte aus dem Silicon Valley .
Şah Abbas'tan sonraki Safevi hükümdarları Şah II. Abbas hariç silik karakterliydi.Par la suite, les rois safavides ne furent pas aussi tolérants que Shah Abbas.
San Jose Mercury News, San José, Kaliforniya ile Silikon Vadisi'nin başlıca günlük gazetesidir.San Jose Mercury News est un journal quotidien de San José (Californie).
Madencilik silikozis sebep oluyor.La poussière est cause de silicose.
Başlangıçta sodyum silikatın asitlenmesi silisik asit Si(OH)4 oluşturur.Lors de l’adjonction d’acide, il y a condensation en acide silicique Si(OH)4.
2009'da biyohesaplayıcı sistemlerin standart silikon çiplerle birleştirilebildiği ilan edildi.In January 2009, the charting rules were changed to include digital single sales as well.
Merkür yaklaşık olarak %70 metalik ve %30 silikat maddelerinden oluşur.Mercurio está formado aproximadamente por un 70 % de elementos metálicos y un 30 % de silicatos.
Makine ise silik ve büyük harf yazabiliyordu.Se colocó el dieléctrico y se armó la esfera grande.
Meyve silikva, siliqua.Muníz, Lucio.
"Silikon Vadisi Başkanı" lakaplıdır.La Fiebre del "Silicon Valley".
Silika kimyasal olarak eylemsizdir.Es químicamente inestable.
"Göğüslerine silikon taktırdı".«En su mano cogió una chirimía»...
Silikon Vadisi'nin öncüsüdür.Ciò attira l'attenzione della Silicon Valley.
Bunda baş etken Silikon Vadisi'nde bulunan çok sayıdaki yüksek teknoloji firmalarıdır.Migliaia di aziende ad alta tecnologia sono situate nella Silicon Valley.
Karmaşık inorganik asitlerin ilk örneklerinden biri olan silikotungstik asiti hazırladı.Preparò l'acido silicotungstico, uno dei primi esempi di acidi inorganici complessi.
Silikon karbid (SiC), bilinen en sert maddelerden biridir.Sono realizzati in carburo di silicio, uno dei materiali più duri conosciuti.
Kaliforniya Silikon Vadisi'ndeki Moffett Federal Havaalanı içerisindedir.È situato nella Silicon Valley californiana, presso l'aeroporto Moffett Field.
Örneğin silikon dioksit, camın başlıca bileşenidir.La silice della sabbia è un componente principale del vetro.
Monokristalin silikon, silikon çağının en önemli materyallerindendir.Il silicio monocristallino è il materiale di base dell'industria elettronica.
Adı, orijinal bileşenlerinden ikisi olan sodyum perborat ve sodyum silikattan (per-sil) türetildi.Il nome inglese, Persil, deriva da due dei suoi principali ingredienti, perborato di sodio e silicato.
Monokristalin silikon yüksek verimli güneş pili üretiminde kullanılmaktadır.Il silicio monocristallino viene anche impiegato nella realizzazione di celle solari di elevate prestazioni.
Ana madde: Güneş paneli Polikristalin silikon güneş paneli imalatında önemli bir bileşendir.La principale attività della giornata consisteva nel ritrarre parzialmente i pannelli solari del segmento P6.
Silikondan yapılmış modeller de var.Существуют модели, которые изготовляют из силикона.
"Göğüslerine silikon taktırdı".«Она дотронулась до меня своей грудью…».
Soğutma devresinde soğutucu olarak silikojel ve su kullanılır.В качестве замедлителя и охладителя используется вода.
Silikon emzikler kolay bozulmuyor.Скелетные мышцы не расслаблены.
Silikondan imal edilmiş menstrual bardaklar genellikle 1-5 yıl sürecek şekilde tasarlanmıştır.كؤوس الحيض المصنوعة من السيليكون تصمم عمومًا لتدوم من 1-5 سنوات.
Merkür yaklaşık olarak %70 metalik ve %30 silikat maddelerinden oluşur.يتألف عطارد بنسبة 70% من تركيب معدني و30% من مواد السيليكات.
2009'da biyohesaplayıcı sistemlerin standart silikon çiplerle birleştirilebildiği ilan edildi.في عام 2009، تم دمج أنظمة الحوسبة الأحيائية مع رقاقات السيليكون المتعارف عليها للمرة الأولى.
DNA hesaplaması silikonlu bilgisayarlara kıyasla çok daha az enerji tüketir.توفر حوسبة الدنا استهلاك طاقة أقل من حواسيب السيليكون التقليدية.
Şehre "Asya'nın Silikon Vadisi" ve "Yüksek Teknoloji Şehri" gibi isimler verilmiştir.A cidade ganhou o apelido de "Vale do Silício da Ásia" e "cidade de alta tecnologia".
Merkür yaklaşık olarak %70 metalik ve %30 silikat maddelerinden oluşur.O planeta é formado de aproximadamente 70% de material metálico e 30% de silicatos.
Güçlü manyetik alanlara ve güçlü silikon, stronsiyum veya krom tayf çizgilerine sahiptirler.Possuem um forte campo magnético e linhas espectrais fortes de silício, estrôncio ou crómio.
Silikon Vadisi'nin öncüsüdür.Faz parte do Vale do Silício.
Şah Abbas'tan sonraki Safevi hükümdarları Şah II. Abbas hariç silik karakterliydi.À exceção do xá Abas II, os governantes safávidas após Abas I foram ineficientes.
Kumun silika içermesi gerekmektedir.E Mercúrio precisa detê-lo.
Derkacs: Altın nanoparçacıklar ince film silikonlarında %8 oranında dönüşüm verimine sahiptir.Atualmente, as células fotovoltaicas apresentam eficiência de conversão da ordem de 16%.
Kilby' nin tasarımında germanyumdan yapılmış olan kısım, Noyce' un tasarımında silikondan yapılmıştı.O chip de Noyce, feito em Fairchild, era feito de silício, enquanto o chip de Kilby era feito de germânio.
Günümüzde silikon ve kauçuktan üretilen emzikler, damaklı ve damaksız olmak üzere iki çeşittirler.Existem actualmente dois tipo de resinas Alquídicas, secantes e não secantes.
Medya ile izleyicisi arasındaki çizgiyi silikleştirerek, patronajı kullananın hizmetine verir.É uma disposição feudal, com o senhor a olhar lá de cima para os seus criados.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod