silahı ile cümle
silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi emir subayını dinle ve silahını indir.الآن إنصت لقائدك و ضع المسدس جانبا
Şimdi onu vurmak, iyi bir fikir olmayabilir. - Neden silahı bırakmıyorsun? - Karışma sen, çekil yolumdan.Δεν κάνει να τον πυροβολείς. "σε κάτω τ'όπλο, αφεντικό.
Şimdi onu vurmak, iyi bir fikir olmayabilir. - Neden silahı bırakmıyorsun?To ne vključuje streljanja.
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.Ale prostí Venezuelčania, chudobní ľudia bez zbraní vystúpili...
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.A venezuelaiak, a szegények fegyverek nélkül, megindultak.
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.Dann kamen die Venezueler, die Armen ohne Waffen.
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.Now, the Venezuelan people, the poor without weapons, went in.
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.Ora, il popolo venezuelano, i poveri, senza armi, intervenirono.
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.Венецуеланският народ, бедните, без оръжие, се намесиха.
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.Тогда народ Венесуэлы, безоружные бедняки, вступили в дело
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.,ואז העם הונצואלי, העניים ללא הנשק, נכנסו פנימה
Şimdi, Venezuela halkı, elinde silahı olmayan fakir, geldi.私のために 何十万人も街頭にでて
Sizi koca şeyler çamurun altındaki silahımı bulmama yardım, eder misiniz?Bạn lớn, đóng đai blokes sẽ không giúp tôi tìm thấy súng của tôi theo phân chuồng này, phải không?
Sizi koca şeyler çamurun altındaki silahımı bulmama yardım, eder misiniz?Ce flăcăi mari şi arătoşi sunteţi, nu vreţi să mă ajutaţi să-mi găsesc arma în noroiul ăsta?
Sizi koca şeyler çamurun altındaki silahımı bulmama yardım, eder misiniz?Chicos grandes y musculosos... ?me ayudarían a hallar mi arma debajo de este Iodo?
Sizi koca şeyler çamurun altındaki silahımı bulmama yardım, eder misiniz?Vidva velika, čvrsta modela, bi mi pomagala raje poiskati pištolo v tem blatu?
Sizi koca şeyler çamurun altındaki silahımı bulmama yardım, eder misiniz?Vy vecí, statní junáci pomohli byste mi prosím najít moji zbraò v tomhle blátì, prosím?
Sizi koca şeyler çamurun altındaki silahımı bulmama yardım, eder misiniz?Εσείς τα τυπάκια, μπορείτε να με βοηθήσετε να βρω το όπλο μου εδώ στην κοπριά, ε;
Son duanı et, A.J.! Bu adamın silahı var, adamım. Bana ateş ediyor.- Помири се с Бога, Ей Джей!
Son duanı et, A.J.! Bu adamın silahı var, adamım.Hij schiet op me.
Son duanı et, A.J.! Bu adamın silahı var, adamım.Il a un fusil !
Son duanı et, A.J.! Bu adamın silahı var, adamım.¡Me está disparando, Oso!
Son duanı et, A.J.! Bu adamın silahı var, adamım..סלק את הנשק .תפסיק להיות משוגע
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."E disse:"Il mio artigliere lanciava caramelle..."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Er sagte: "Mein Schütze warf Süßigkeiten."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Et il a dit, "Mon artilleur était entrain de jeter des bonbons."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Hij zei: "Mijn schutter was snoep aan het gooien."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."I rzekł, "Mój strzelec rozrzucał cukierki."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."그리고 그가 말했습니다. "제 기관총 사수가 사탕을 던져줬습니다."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Si a spus, "Tunarul meu arunca dulciuri"
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Y dijo: "Mi artillero estaba regalando dulces".
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Каза: "Моят артилерист хвърляше бонбони."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."Он сказал: " Мой пулеметчик бросал конфеты"
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."והוא אמר, "המקלען שלי זרק ממתקים."
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."وقال , " مدفعي كان يلقي حلوي . "
Sonra dedi ki, "Silahım şeker saçıyordu."その途端 彼が何を言おうとしたのか分かりました
Şu aralar, bazıları Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Obecnie jest tu wielu ludzi -- np. Ahmadineżad -- chcących nie tylko zbudować bombę, ale i przetestować ją.
"T92" en güçlü silaha sahiptir, bu silahın ortalama hasarı 2.250'dir.Die "T92" besitzt das mächtigste Geschütz mit einem durchschnittlichen Schaden von 2250.
"T92" en güçlü silaha sahiptir, bu silahın ortalama hasarı 2.250'dir.La "T92" cuenta con el cañón más poderoso y tiene un daño medio de 2.250 puntos.
"T92" en güçlü silaha sahiptir, bu silahın ortalama hasarı 2.250'dir.Le "T92" possède le canon le plus puissant, avec une moyenne de 2250 points de dégâts.
"T92" en güçlü silaha sahiptir, bu silahın ortalama hasarı 2.250'dir."T92"는 평균 공격력이 2250인 가장 강력한 포를 가지고 있습니다
"T92" en güçlü silaha sahiptir, bu silahın ortalama hasarı 2.250'dir.T92 má nejsilnější dělo s průměrným poškozením 2250.
Tamam. Silahını tutabilir misin?Boš mogel?
Tamam. Silahını tutabilir misin?- Jeg er stadig med i kampen, Sir.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.A nemi erőszak fegyverként lett használva, félelmet generálva, nagy területeket elnéptelenítve.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Cưỡng bức được dùng như 1 thứ vũ khí chiến tranh, gieo rắc sợ hãi và chết chóc toàn bộ vùng đất.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Gwałtu służy jako broń, wywołuje strach i wyludnia całe okolice.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.강간은 전쟁에서 무기의 하나로 사용되었지요. 공포감을 조성하고 전 지역에서 사람들이 도망나가도록 합니다.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.La violación se usa como arma de guerra para infundir miedo y despoblar áreas enteras.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Lo stupro è usato come arma di guerra, che infonde terrore e spopola intere aree.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Vergewaltigung wird als Kriegswaffe eingesetzt, um Furcht einzuflößen und ganze Landstriche zu entvölkern.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Verkrachting wordt gebruikt als wapen in de oorlog, brengt angst en ontvolkt hele gebieden.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Violul e folosit ca armă de război, insuflând teamă şi depopulând zone întregi.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Znásilňovanie je nástrojom vojny, vyvoláva strach a vyľudňuje celé oblasti.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Ο βιασμός χρησιμοποιείται ως εργαλείο στον πόλεμο, διαχέοντας τον φόβο και ερημώνοντας ολόκληρες περιοχές.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Зґвалтування використовується як зброя, що сіє страх та знелюднює цілі місцевості.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Насилването се изпозлва като оръжие, което внушава страх и обезлюдява цели райони.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.Насилие во время войны используется как оружие, вселяющее страх и вынуждающее людей бежать со своих земель.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.אונס משמש כנשק במלחמה, מחדיר פחד ומורא וגורם לנטישה של אזורים שלמים.
Tecavüz, korkuyu aşılayan ve tüm bölgelerdeki nüfusu azaltan bir çeşit savaş silahı olarak kullanılıyor.الاغتصاب تم استخدامه كسلاح في الحرب، بغرس الرُعب وتهجير مناطق كاملة.
İlgili Sayfalar