silahı ile cümle

silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağzıma silahı soktuktan bunun bir son olduğunu düşündüm.その槍玉にあげられたのが、デタントだった。
Onun dışında boncuk silahının iki versiyonu var, ve artık dinamitleri de kullanabiliyoruz.武器は2本のノコギリで、それらを使うことで銃弾をも捌くことが出来る。
Silahın ağırlığı 730gr'dır.装置の重さは740g。
Başka bir şairi kastediyor olsaydım, silahın adı da o başka şairin adı olacaktı."刀匠のコテツ曰く「こんな奴を斬ったら、刀が汚れる」。
Bu hafif atışlı silahın 20, 25, 32 ve 40 mermi alabilen şarjörleri vardır.弾倉は10、20、32そして50発入りのものが使える。
Silahın oluşumunda var olan birçok silah modelinden esinlenildi.作中には多くが武器という形で登場する。
Hızı onun en büyük silahı.素早い身のこなしが最大の武器。
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.後に激怒したトニーに銃口を向けるが、すぐに武装解除される。
Ve sen, sen de vurulmuş tanka atla ve silahını kullanmaya çalış.隙を突いて対戦車ライフルを撃ち込み、これを撃墜する。
Bu kullanım şeklinde silahın tetiği çekilmek suretiyle direkt ateş edilir.この場合、発射は引き金を引くことで行われた。
Daryl ise bazooka silahıyla onları patlatır.タジル バシン族の槍使い。
Silahın Gücü (Özgün adıyla Magnum Force), 1973 yapımı ABD aksiyon filmi.『ダーティハリー2』(原題 Magnum Force)は、1973年製作のアメリカ映画。
Bu araçların hepsinin kendi silahı vardır.ハンターはそれぞれ自分の武器を持っている。
Silahı porsuk ağacından yapılmış olan uzun bir yaydır.木製の銃床から樹脂製になっている。
Bir intihar komandosu kendi silahıyla öldü.清兵衛は官軍の鉄砲に撃たれて死んだ。
Pakistan Ordusunda da kullanılan silahın bazıları hala ordu birliklerinin girişlerinde sergilenmektedir.一方で、もうひとつの白兵兵器であった銃剣は依然として各国軍で使われ続けている。
Uyardılar ama silahı indirmediler.彼らは爆薬を設置できたが武器を奪うことはできなかった。
Tonfa (Okinawaca: トンファー tonfā), Okinawa dövüş sanatlarında kullanılan bir yakın dövüş silahıdır.トンファー(英:Tonfa)は、沖縄の琉球古武術において使用される打突武器兼防具である。
Ama zaten silahın tüm mermilerini ateşlemiştir.うっかりデバイス弾を全部撃ってしまう。
Yükleme kapağının hemen yakında 90 mm NbK 39 Nahverteidigungswaffe ("Yakın savunma silahı") takılıydı.在吊臂後方還有一座90公厘口徑NbK 39 Nahverteidigungswaffe("Close defence weapon")近距離防衛武器。
Majisyenlerin en büyük silahı asadır.爪牙 貓女最大的武器。
II. Dünya Savaşı sırasında BS-3 modeli çok başarılı bir tanksavar silahıydı.在二战中BS-3是一个很成功的威力巨大的反坦克炮。
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.他試著用槍自殺,却发现槍內已经沒有子彈。
Silahın ayrıca .40 S&W'lık diğer bir versiyonu vardır.該公司計劃今後提供該手槍的.40 S&W和其他口徑的版本。
Silahı ona teslim eder.把槍交出來!
Saldırıdan hemen sonra aynı silahı kullanarak intihar etti.他們使用這把槍自殺了。
Bu ateşli silahın mahiyeti tam olarak bilinmiyor.不過這把槍的消息完全不明。
Taser, Taser International tarafından satılan bir elektroşok silahıdır.泰瑟(Taser),是由美國泰瑟公司製造的電槍。
Kurma kolu silahın ön tarafında, sol yanındadır.弹箱挂在武器站左侧。
Mauser 98k silahının yarı otomatiği gibidir.並如傳統型毛瑟98式槍機一樣。
Hızı onun en büyük silahı.他最大的武器是極快的速球。
Uyardılar ama silahı indirmediler.警官开火,但没有伤到人。
Silahın tetik hareketi tek veya çift hareketli olarak ayarlanabilir.該手槍亦可配備單動或雙動操作式扳機。
FN F2000, FN Herstal tarafından Belçika'da üretilen bir saldırı silahıdır.FN F2000是由比利時公司Fabrique Nationale所製造的一種突擊步槍。
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.擅长使用晨星作为武器。
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.他用他的温彻斯特步枪瞄准那辆车。
En iyi silahı almak için hızlı olunmalıdır.快速拔枪就是速击。
Ana silahının mühimmatları 40 adettir taretin altındadır.主炮彈藥的常規裝載量為64發。
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?(你能帮个忙吗?) Certainly.(当然。
Fransızların en büyük silahıdır.中華最強的男人。
Görünüşü bir silahı ya da topa benziyor.要麼是選舉,要麼是子彈。
Onların silahı var!一种手枪。
Harry silahı kapıp Ben'e doğrultur, ancak Ben silahı geri alır ve Harry'yi vurur.哈利盯著掉落的來福槍,然後把槍頭對準了班,但班卻將槍枝搶了回來且對他開槍,因此哈利墜入地下室後死去。
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.队伍中有人叫喊,放黑枪。
Ama bazı ordu birlikleri de bu silahı kullanıyor.而愛爾蘭共和軍也曾使用過這種武器。
Levye 9mm tabanca Pompalı tüfek Yerçekimi silahı El bombası火槍 手銃 蛇桿 火繩槍
Ancak koşarken silahı yere düşer ve ateş alır.如果槍械摔到地上,很容易走火。
Tiger I tankının ana silahıydı.由克魯伯所研製,是虎I坦克的主武器。
O günlerde ABD Ordusunun en baştacı silahı 37mm Gun M3 modeliydi.1940年,美军开始装备M3 37mm反坦克炮。
Durum hızla ters bir hâl alır ve Rick, silahıyla iki adamı da öldürür.상황은 빠르게 좋지 않게 변했고 릭은 두 남자를 총으로 쏴 죽이게 된다.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.그리고 그의 부하들은 소총을 땅바닥에 던졌다.
Manhattan Projesi: İlk nükleer silahı ortaya çıkardı.맨해튼 계획으로 세계 최초로 핵폭탄을 개발했다.
Silahın üç sürümü vardır.총 세 가지 모드가 있다.
Nero'nun 3 tane silahı vardır.치트키는 총 세개가 있다.
Silahın ayrıca .40 S&W'lık diğer bir versiyonu vardır.USP는 .40 S&W 탄환(13발장전)을 쓰는 권총이다.
Size silahı verip oraya duvarüstü atlarsınız.위두를 친다고 선전하고는 사총을 강타하였다.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.장교들은 대부분 자기 칼 위에 엎어져 자살했다.
Herhangi bir silah ateşlendiğinde, dahili bilgisayar gelmenkte olan silahın yaklaşma açısını bulur.차량을 향해 무기가 발사되었을때 내부 컴퓨터가 다가오는 무기에서 오는 신호를 분석하여 종류를 판별한다.
En önemli silahı top güllesi.소총 종목에 있어서 가장 기본적인 종목이다.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.빛이 그녀의 무기로 쓰인다.
İlgili Sayfalar