silahı ile cümle
silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oyunda sahip olduğunuz tek yakın dövüş silahı.Se on koko pelin pienin ase.
Nick ona silahını doğrultur.Samaan aikaan Nick varastaa aseen takaisin.
Kuşatma silahı olarak topun kullanımında önceleri büyük çaplı toplara yönelindi.Jalkaklaani käytti perinteistä poiketen tuliaseita pääaseinaan.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Seuraavana aamuna Eric rehentelee ammuskelullaan.
Bu sırada silahın kimde kalacağı tartışması başlar ve Kate'de kalmasına karar verilir.Miz sai luvan itse päättää, ketä vastaan aikoo otella ja hän päätti valita Bret Hartin.
Silahı araç dışında da kullanabilmek için yapılmıştır.Asetta käytettiin myös ajoneuvoihin kiinnitettynä.
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt (tabanca)) patentini aldı.1836 – Samuel Coltille myönnettiin yhdysvaltalainen patentti Colt-revolverista.
Taşı safirdir ama silahı bilinmiyor.Puimuri on kestävä mutta aseeton.
Nick ona silahını doğrultur.Ο Ρικ τον πυροβολεί.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Άνθρωποι της ομάδας δήλωσαν ότι ξέχασε να αφήσει το περίστροφο εκτός γηπέδου.
Orada bulunan Keith okula girer ve Jimmy'i silahını bırakması için ikna etmeye çalışır.Ο Κιθ μπαίνει μέσα στο σχολειό να πείσει τον Τζίμη να τα παρατήσει.
Bu tankların ana silahı olan 37 mm'lik topları, Sovyet T-34 tankları karşısında etkili olmuyordu.Το 37 χιλιοστών αντιαρματικό πυροβόλο του ήταν αναποτελεσματικό εναντίον των σοβιετικών T-34.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Ο δράστης αυτοκτονεί αργότερα με σφαίρα στο κεφάλι.
Bu bir kitle imha silahıdır.Είναι μια τάξη εκρηκτικών Σπρένγκελ (Sprengel).
Ağzıma silahı soktuktan bunun bir son olduğunu düşündüm.Μια πιστολιά στον κρόταφο τον αποτελείωσε.
İtalyanların en önemli silahı, etkili kullanıldığında rakibi kumsaldan kımıldatmayan BF110 uçağı.Το κύριο προσόν του Bf 110 ήταν πως μπορούσε να φέρει ασυνήθιστα βαρύ οπλισμό.
Silahın çalışma sistemi aynen Heckler&Koch şirketinin PSP, P7 tabancalarında görülebilir.Η αρχή λειτουργίας αυτή χρησιμοποιήθηκε με μεγαλύτερη επιτυχία στο πιστόλι Heckler & Koch P7.
Wehrmacht silahı 10 cm GebH 16 ya da 16(ö) olarak yeniden dizayn etmiştir.Wehrmacht omdøbte den til 10 cm GebH 16 eller 16(ö).
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.Denne artikel omhandler våbnet morgenstjerne.
Ordu Ofisi 1938 yılında silahın üretilmesi emrini verdi ve 1939 yılında silahın üretimine başlandı.Krigsministeriet bestilte våbenet i 1938 og produktionen gik i gang i 1939.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Han overgav sig efter, at han var blevet truffet i benene og armen og fået sit gevær ødelagt af en kugle.
Bu sırada silahın kimde kalacağı tartışması başlar ve Kate'de kalmasına karar verilir.Da en kamp om hvem, der skal holde pistolen bryder ud, enes gruppen om at give den til Kate.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Han plæderer med ham om at lade hans pistol blive derhjemme.
Fakat o askerlere teslim olmayı reddetmiş ve silahıyla intihar etmiştir.Han afleverede frivilligt revolveren til dem og overgav sig.
Tiger II ağır tankının ana silahı olarak kullanıldı.Hovedkanon i den tunge Tiger II-kampvogn.
Kaykayı aynı zamanda bir silahıdır.Selve produktionen var et våben i sig selv.
Ana silahının yerine sahte bir top takılıydı.Da lå hendes pistol under hovedpuden.
Silahın üretimi II. Dünya Savaşı'nın bitmesiyle son bulmuştur.Produktionen af koppen endte sandsynligvis med afslutningen af 2. verdenskrig.
Türkiye bu silahın 105 mm'lik türü olan M.16(T)'yi kullanmaktadır.Tyrkerne brugte en 105 mm variant, M.16(T).
Onların silahı var!Revolver (Pistol).
Temel silahları tüfek ve tanksavar silahıdır.Hovedvåbnene var rifler og Panzerfaust.
Bu tankların ana silahı olan 37 mm'lik topları, Sovyet T-34 tankları karşısında etkili olmuyordu.Dens 37mm panserværnskanon kunne imidlertid ikke nedkæmpe de sovjetiske T-34'er.
Almanlar bu silahı ilk İspanya İç Savaşı sırasında kullandı.Kanonen blev først anvendt i den spanske borgerkrig.
375 adet Centaur gövdesi üzerine uçaksavar silahı yerleştirilmesi düşünüldü.Hertil kom, at der blev bygget 375 Centaurer, som skulle udstyres med et tårn med antiluftskyts.
Saldırıdan hemen sonra aynı silahı kullanarak intihar etti.Men uventet dræbes hun af sit eget våben.
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.Norma truer ham med en pistol, men han tager ikke truslen seriøst.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Eko tager pistolen fra Yemis, skyder den gamle mand og tvinges med soldaterne.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Han overga seg etter at han var blitt truffet i beina og armen, og fått geværet ødelagt av en kule.
Sai (釵), Okinawa'da kullanılan geleneksel delici bir yakın dövüş silahıdır.Sai er et tradisjonelt blankvåpen ifra Okinawa.
Projector, Infantry, Anti Tank (PIAT), Birleşik Krallık yapımı bir taşınabilir tanksavar silahıdır.Projector, Infantry, Anti Tank (PIAT) er et britisk panservernvåpen fra andre verdenskrig.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Senere skjøt gjerningsmannen seg selv med en revolver.
O sırada Oscar Rick'in silahını alır.«Fant Ole Richters revolver».
Her silahın 20 mermilik şarjörü bulunuyordu.Begge sider hadde rundt 20 kanoner hver.
Diğer bir asker de silahını çıkarıp kaplanı öldürdü.Det gjorde ridderen også og trakk sverdet sitt og drap hunden.
ABD'nde üç tip ERW silahı üretildi.Tre varianter av Birch Gun ble bygget.
Silahın %83 civarında bir kısmı(ağırlığına göre)çelikten oluşmaktadır.Over 80 % av bombens vekt består av metall.
2-pounder modelinin aksine yeni silahın iki tekerlekli konvensiyonel çatal ayaklı kundağı bulunuyordu.I stedet for et klassisk biplan fikk den nye modellen to sett med vinger.
Onların silahı var!Et nytt våpen.
Tabi kaç tane alev silahı olan birim var ise ateşiniz o kadar geniş alanlara ulaşır.Jo flere brannmenn som deltar i brannslukking, desto større blir skaden.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Ha alltid sikringen på når du legger ned våpenet.
Silahı keskin yelpazelerdir.Våpenet er skrådelt.
Ana sorun silahın sadece dakikada 120 mermi atmasıydı.Den vedvarende skuddtakten ligger på 120 skudd per minutt.
Silahı araç dışında da kullanabilmek için yapılmıştır.Den kan også brukes som et vanlig automatgevær utenfor kjøretøyet.
Bu sırada silahın kimde kalacağı tartışması başlar ve Kate'de kalmasına karar verilir.Etter en slåsskamp over pistolen blir de enige om å gi den til Kate.
Silahın hangi cephelerde kullanıldığına dair elimizde kesin bir bilgi yoktur.Våpenboken gir ikke opplysninger om hvilke kilder som er benyttet for å fastslå våpnene.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Ia menulis buku Buanglah Senjatamu.
Silahın özel şarjörü plastikten dökülmüştür ve Kbk wz.Karabin ini dikembangkan bersamaan dengan kbs wz.
Manhattan Projesi: İlk nükleer silahı ortaya çıkardı.18: Proyek Manhattan dimulai, permulaan penelitian senjata nuklir.
Ki bu top Wehrmacht tarafından 1942 yılına kadar en çok kullanılan tanksavar silahı oldu.Meriam ini adalah senjata anti-tank utama unit Panzerjäger Wehrmacht hingga 1942.
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.Para prajurit mereka harus bisa bersatu dengan senjata mereka.
İlgili Sayfalar