Ana içeriğe geç
Sözlük

silahçı ile cümle

silahçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
26
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Takımlardaki her yardımcı silahçının bir adet RPG-7 silahı bulunuyordu.One assistant gunner in each team served as an RPG-7 gunner.
Silahçıların büyük çoğunluğu Sibirya’ya, daha sonra da Çin'e ve ABD'ye kaçtılar.Konzerttourneen führten in die meisten Länder Europas, aber auch in die USA, nach China und Sibirien.
Takımlardaki her yardımcı silahçının bir adet RPG-7 silahı bulunuyordu.Dans chaque équipe, un assistant porte un lance-roquette RPG-7.
Jordan C. Wilde: Dünya Takımı'nın silahçısı.Jordan Wilde : c'est l'artilleur de l'Arrow.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Chaque unité est pourvue d'un fusil-mitrailleur.
9Sh119 model nişangah silahçının sağ tarafına gelecek şekilde üçüçayağın soluna monte edilmişti.Le système de visée 9Sh119 est monté sur le côté gauche (du point de vue du tireur).
Takımlardaki her yardımcı silahçının bir adet RPG-7 silahı bulunuyordu.Un asistente artillero en cada equipo posee un RPG-7.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Cada pelotón contaba con un ametralladorista de apoyo.
Mürettabat; komutan, sürücü ve dört kişilik silahçı öbeğinden oluşuyordu.La tripulación estaba formada por el comandante, conductor y cuatro artilleros.
Komutan (aynı zamanda yükleyici) ve silahçı taret kısmında, sürücü ise gövdenin ön solunda oturudu.Questi, che era anche il comandante del veicolo, sedeva sulla sinistra e il conducente sedeva a destra.
Silahçıların büyük çoğunluğu Sibirya’ya, daha sonra da Çin'e ve ABD'ye kaçtılar.Значительная часть оружейников бежала в Сибирь, а затем в Китай и США.
Ancak silahçının patlama basıncı ile mi yoksa aracın devrilmesi sonucumu öldüğü anlaşılamamıştır.Не ясно, стало ли это результатом боевых повреждений или механической поломки.
Jordan C. Wilde: Dünya Takımı'nın silahçısı.الملك فيكتور, سارق مجوهرات عالمي.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Każda załoga miała przydzielony karabin maszynowy.
Takımlardaki her yardımcı silahçının bir adet RPG-7 silahı bulunuyordu.En av konvojens lastbilar träffades även av en RPG-7-granat.
Jordan C. Wilde: Dünya Takımı'nın silahçısı.Wild - Střelec zemského týmu.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Și tot ce aveau, era un mitralior în spatele fiecărui avion.
Tank komutanı taretin sağında, silahçı ise solundadır.Comandantul tancului stă în stânga, ochitorul stă în fața sa, iar încărcătorul stă în dreapta.
Bunlar; sürücü, telsizci, silahçı, mermi yükleyici, ve komutandır.Echipa era formată din conductor, operator radio, ochitor, încărcător și comandant.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Mindegyik fegyvercsőnek saját tüzelőmechanizmusa volt.
Silahçı nişan almak için yüzüstü yere uzanmaktaydı.Στηρίζονταν στον ώμο του πυροβολητή.
Sürücü ve telsizci gövdenin ön tarafında, komutan ve silahçı taret kısmında oturuyordu.הנהג ומפעיל ברדיו ישבו בקדמת הרכב, בעוד שהמפקד והתותחן ישבו בצריח.
Tommy, Lance'in arabasının şoför koltuğuna geçer ve arabayı bir silahçıya sürer.Той ги разпитва за колата на Франк, показвайки му изгорения номер.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Svi smo bili u istom streljačkom stroju.
Silahçı (armorer) Silahçı ateşli silahlar konusunda uzman bir aksesuar teknisyenidir.A), gdje je bio glavni instruktor vatrenog oružja.
Helikopter pilot ve silahçı olmak üzere 2 kişilik personel tarafından yönetilecektir.Helikopterit saab juhtida üks piloot, kokku mahub sinna neli inimest.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod