sil ile cümle
sil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Silahların var, değil mi?You have weapons, right?
Silahını kimseye doğrultma.Don't point your gun at anyone.
"Silly" ve "stupid" arasında bir fark var.There's a difference between silly and stupid.
Kazayla hard diskimi sildim.I erased my hard disk by accident.
Ben adımı listeden sildim.I erased my name off the list.
Öğretmen için kara tahtayı sildim.I erased the blackboard for the teacher.
Silahı ateşledim.I fired the gun.
Tom'a istediği silahları verdim.I gave Tom the weapons he wanted.
Tom dün gece silah atışları duyduğunu söyledi.Tom said he heard gunshots last night.
O her gece silah sesi duyar.She heard gunshots every night.
O, gözlerini sildi.She dried her eyes.
Bu sabah bir öğrenciden bir silah ele geçirdimI confiscated a gun from a student this morning.
Bir silahım var.I have a gun.
Benim gizli bir silahım var.I have a secret weapon.
Bir silah taşımaya hiç ihtiyacım olmadı.I've never needed to carry a gun.
Silahın olduğunu biliyorum.I know you've got a gun.
Silahınızın olduğunu biliyorum.I know you've got a gun.
Bir silaha ihtiyacım var.I need a weapon.
Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu.Tom was carrying a concealed weapon.
Silahını bırak dedim!I said drop your gun!
Silahı yere koy dedim!I said put the gun down!
Tom'la Mary'nin ikisi de silahlarını çekti.Tom and Mary both drew their guns.
Hem Tom hem de Mary silahlarını çekti.Tom and Mary both drew their guns.
Tom ve Mary birbirine baktı ve omuz silkti.Tom and Mary looked at each other and shrugged.
O model, kültürel farklılıkları silemez.That model cannot erase cultural differences.
Amerika Birleşik Devletleri, silahlarıyla dünyayı etkilemeye çalışır.The United States tries to impress the world with its weapons.
Facebook hesabını sildi.She deleted her Facebook account.
Facebook hesabımı sildim.I deleted my Facebook account.
Polis! Silahını bırak!Police! Drop your weapon!
Omuzlarımı silktim.I shrugged my shoulders.
Tom parmak izlerini bıçaktan dikkatlice sildi.Tom carefully wiped his fingerprints off the knife.
Sen Sile'nin evinde kalacaksın.You'll stay in Síle's house.
Tom elinde bir silahla Mary'nin ofise baskın yaptı.Tom barged into Mary's office with a gun in his hand.
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Tom elinin tersiyle ağzını sildi.Tom wiped his mouth with the back of his hand.
Tom silahsız bir adama ateş etmeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't shoot an unarmed man.
Tom o gece üç silah atışı duyduğunu söyledi.Tom said he heard three gunshots that night.
Tom silahını kaldırdı ve Mary'ye doğrulttu.Tom raised his gun and pointed it at Mary.
Tom'un bir silah taşıdığını düşündüm.I thought Tom was carrying a gun.
Tom bir silindir spor çanta taşıyordu.Tom was carrying a duffel bag.
Tom bir silah çekti ve Mary'yi vurdu.Tom drew a gun and shot Mary.
Ben silah atışı duyduğumu sandım.I thought I heard a gunshot.
Tom masayı temiz sildi.Tom wiped the table clean.
Tom silahını yeniden yüklüyor.Tom was reloading his gun.
Tom gözyaşlarını sildi.Tom wiped away his tears.
Tom silahını çıkardı.Tom whipped out his gun.
Silahımı alacağım.I'm going to get my gun.
Sana bir silah edineceğim.I'll get you a gun.
Ayaklarını sil.Wipe your feet.
Silahları vardı.They had guns.
Bush, yeni silahlar test etmek istemiyor.Bush doesn't want to test new weapons.
Bu cümle örneğini silmeyin.Do not delete this example sentence.
Silahlı kuvvetler şehri kuşattı.Armed forces besieged the city.
Tom flash belleğindeki tüm dosyaları sildi.Tom deleted all the files off his thumb drive.
Tom bir peçete aldı ve Mary'nin çenesini sildi.Tom picked up a napkin and wiped Mary's chin.
Tom gözlüklerini çıkardı ve gözlerini sildi.Tom took off his glasses and wiped his eyes.
Biz düşmandan daha iyi silahlara sahibiz.We have better weapons than the enemy does.
Tom silahını çekti ve adamlarından birini vurdu.Tom drew his gun and shot one of the men.
Tom ellerini kirli havlu ile sildi.Tom wiped his hands on the dirty towel.
Tom bardağı bir bulaşık beziyle sildi.Tom wiped the glass with a dishcloth.