sil ile cümle
sil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
New York'ta, dolar sekiz şiline değerdi.In New York, the dollar was worth eight shillings.
Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.In the wagon were a few tools and some extra guns.
Hükümet ateşli silah ihracatını yeniden ele almaktadır.The government has been reconsidering its firearms exportation.
Böyle bir adam ava gitmez ve nadiren silah sahibidir.Such a man does not go hunting and seldom owns a gun.
Sahip olabileceğiniz en büyük silah insanları anlamaktır.An understanding of people is the greatest weapon you can possess.
Merhaba. Benim adım José Silva. Adınız nedir?Hello. My name is José Silva. What's your name?
Estevez, Şili'li bir adamdır.Estévez is the man from Chile.
Erkek kardeşim silah sallayan biri tarafından tehdit edildi.My brother was threatened by someone waving a gun.
Silahta kalan parmak izleri şüphelininki ile uyuşuyor.The fingerprints left on the weapon match the suspect's.
En sevdiğin silah nedir?What's your favorite weapon?
Silgini kısa süreliğine ödünç alabilir miyim?Can I borrow your rubber for a moment?
Bir silah işe yarayabilir.A gun might come in handy.
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onların hepsini silip süpürdüler.I put some cookies on the table and the kids ate them right up.
Bir silaha sahip olduğunuz doğru değil mi?Isn't it true that you own a gun?
Silgini kullanabilir miyim? Benimkini kaybettim gibi görünüyor.May I use your eraser? I seem to have lost mine.
Kapıda duran elinde silahı olan bir adam var.There's a man with a gun in his hand standing at the door.
Silahını yere at.Toss your gun on the ground.
Silahını buraya fırlat.Toss your gun over here.
Silahı olan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know that owns a gun.
Rafın tozunu sil.Dust off the shelf.
Tom silahını çekti ve ateş etti.Tom drew his gun and shot.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.Tom concealed his pistol under his coat.
Tom, İspanyol şarabı ve Şili şarabı arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between Spanish wine and Chilean wine.
Tom obua sırasında yüksek sesle burnunu sildi.Tom blew his nose loudly during the oboe solo.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Tom'un kapı tokmağından parmak izlerini sildiğini gördüm.I saw Tom wiping his fingerprints off the doorknob.
Tom Mary'nin gözlerinden gözyaşlarını sildi.Tom wiped the tears from Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözyaşlarını sildi.Tom wiped away Mary's tears.
Adınız listeden silindi.Your name has been dropped from the list.
Mary kendini öldürmeden önce Tom silahı ondan aldı.Tom took the gun from Mary before she could kill herself.
Tom, Mary'nin bir silahının olmasının iyi bir fikir olacağını düşündü.Tom thought it would be a good idea if Mary got a gun.
Tom silahını dolduruken kütüğe oturdu.Tom sat on the stump loading his gun.
Tom uzun süre silahını temizlemedi.Tom hasn't cleaned his gun in a long time.
Tom silahsız bir insanı vurmakla suçlandı.Tom has been accused of shooting an unarmed man.
Tom silahlar hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about guns.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
Ellerimi silmek için o küçük nemli havlulardan birini alabilir miyim?Could I get one of those small damp towels for wiping my hands?
Silahın yüklü mü?Is your gun loaded?
Tom silahının dolu olup olmadığını anlamak için kontrol etti.Tom checked to see if his gun was loaded.
Tom silahının yüklü olduğundan emin olmak için kontrol etti.Tom checked to make sure his gun was loaded.
Çevremizdeki çok sayıda insanın silahı var.A lot of people in our neighborhood own guns.
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
John onu vurduğunda, Tom silahını Mary'ye hedefliyordu.Tom was aiming his pistol at Mary when John shot him.
Tom silahını kılıfından çıkardı.Tom unholstered his gun.
Tom silecekleri açtı.Tom turned on the windshield wipers.
Tom belkide Mary ve John'un silah kaçakçısı olduklarını düşünüyordu.Tom thought that maybe Mary and John were gunrunners.
Tom bazı silah atışları duyduğunu söyledi.Tom thought he heard some gunshots.
Tom bir silah sesi duyduğunu düşündü.Tom thought he heard a gunshot.
Tom silahını yeniden doldurdu.Tom reloaded his gun.
Tom bir silahı varmış gibi yaptı.Tom pretended he had a gun.
Tom silahını Mary'ye doğrulttu ve ona kıpırdamamasını söyledi.Tom kept his gun pointed at Mary and told her not to move.
Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.Tom found a gun near the garbage can.
Silahını çizilmiş Tom odaya girdi.Tom entered the room with his gun drawn.
Tom silahın dolu olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know the gun was loaded.
Tom silahlı soygun için cezasını doldurdu.Tom did time for armed robbery.
Tom web sitesindeki her sayfadan e-posta adresini silmeye karar verdi.Tom decided to delete his email address from every page on his website.
Tom kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.Tom certainly appears to have jumped the gun.
Tom yanlışlıkla harici hard disklerden birindeki tüm dosyaları sildi.Tom accidentally deleted all the files on one of his external hard disks.
Bu Tom'u öldürmek için kullanılan silah olabilir gibi görünüyor.This looks like it might be the weapon that was used to kill Tom.
Tom silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.Tom hid the gun in the cookie jar on top of the refrigerator.