Ana içeriğe geç
Sözlük

sil ile cümle

sil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu silgiyi kullanabilir miyim?Can I use this eraser?
Onlar ağır silahlı mıydı?Were they heavily armed?
Burada silah yasaktır.Weapons are forbidden here.
Geri tepme, silahın hassasiyetini azaltır.The recoil reduces the weapon's accuracy.
Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.An aircraft carrier can only be destroyed with a tactical nuclear weapon.
Cümlenin silindiğine sevindin, değil mi?You were pleased that the sentence was deleted, weren't you?
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
O savaş jeti en hızlı Rus silahlarından biri.This fighter jet is one of Russia's fastest weapons.
Bu savaş jeti, Rusya'nın en hızlı silahlarından biridir.This fighter jet is one of Russia's fastest weapons.
Seyreltilmiş uranyumlu bombalar, ABD demokrasinin en etkili silahlarıdır.Depleted uranium bombs are US democracy's most effective weapon.
Bir bütan silindiri 35 kg ağırlığındadır.A butane cylinder weighs 35 kg.
Tom tepeden tırnağa silahlı bir takım polis memurlarıyla karşılaştı.Tom ran into a squad of police officers armed to the teeth.
Tom silahlı çatışmadan sağ salim kaçtı.Tom escaped the gun battle alive and well.
Bize silahı ver.Give us the gun.
Onlara silahı ver.Give them the gun.
Ona silah ver.Give him the gun.
Ona silahı ver.Give her the gun.
Silahlarımızı onlara doğrulttuk.We aimed our guns at them.
Silahlarını ona doğrulttular.They aimed their guns at him.
Onlar silahlarını ona doğrulttular.They aimed their guns at her.
Tom feleğin sillesini yemiş bir kişi.Tom is a basket case.
Tom silahını nehre düşürdü.Tom dropped his gun into the river.
Tom bir silah çekti ve Johns'un göğsüne ateş etti.Tom drew a gun and fired a shot into Johns chest.
Tom John'u nakavt etti ve onun silahını aldı.Tom knocked out John and took his gun.
Tom kendini bir bıçakla silahlandırdı.Tom armed himself with a knife.
Tom silahını çıkardı ve havaya bir el ateş etti.Tom took out his gun and fired a shot in the air.
Rehin tutanlar kendilerini patlayıcılarla silahlandırmıştı.The hostage-takers armed themselves with explosives.
Tom yasadışı silah bulundurmaktan aranıyordu.Tom was wanted for an illegal weapons possession.
Dan silahı kilitli bir dolaba sakladı.Dan hid the gun in a locker.
Dan, Linda'nın cinayet silahını gizlemesine yardımcı oldu.Dan helped Linda hide the murder weapon.
Dan, Linda'nın yatak odasındaki cinayet silahını sakladı.Dan hid the murder weapon in Linda's bedroom.
Dan yasadışı silah bulundurduğu için hapsedildi.Dan was incarcerated for illegal weapons possession.
Hükümet, yerel milislere silah sağladı.The government supplied weapons to local militia.
Polis Dan'ın suçunu kanıtlamak için cinayet silahını geri almak zorundaydı.The police had to retrieve the murder weapon to prove Dan's guilt.
Dan bir silah sesi duydu.Dan heard a gunshot.
Dan silahlarla aşina değildi.Dan wasn't familiar with weapons.
Dan çekicin cinayet silahı olduğuna inanıyordu.Dan believed that the hammer was the murder weapon.
Tom bir silah sesi duydu.Tom heard a gunshot.
Dan silahlardan bile hoşlanmadı.Dan didn't even like guns.
Dan her zaman silah taşıdı.Dan always carried a gun.
Dan'in silahı kayıptı.Dan's gun was missing.
Dan yerel bir silah dükkanına gitti.Dan went to a local gun shop.
Dedektif Dan Anderson silahlar için Linda'yı kontrol etti.Detective Dan Anderson checked Linda for weapons.
Dan'ın yüksek güçlü silahlara sahip olduğu biliniyordu.Dan was known to have high-powered weapons.
Dan bir ateşli silah uzmanıdır.Dan is a firearms expert.
O, makyajını sildi ve yüzünü yıkadı.She removed her makeup and washed her face.
Bu cinayet silahı mı?Is this the murder weapon?
Bu, cinayet silahı değildir.This isn't the murder weapon.
Polis, Tom'un çekicinin cinayet silahı olduğunu düşünüyor.The police think that Tom's hammer was the murder weapon.
O silah muhtemelen dolu değil.That gun is probably not loaded.
Aslında silah yüklü değil.Actually, the gun isn't loaded.
O bir çeşit silah silah mı?Is that a weapon of some kind?
Hiç bir silahla ateş ettin mi?Have you ever shot a gun?
Neden bir silah taşıyorsun?Why are you carrying a gun?
Hâlâ bir silahın var mı?Do you still have a gun?
Tom silahını garajdaki bir demet yağlı paçavranın altına sakladı.Tom hid the gun under a bunch of oily rags in his garage.
Tom niçin bir silaha ihtiyaç duyuyor?What does Tom need a gun for?
Tom nemli bir bezle tabloyu sildi.Tom wiped the table with a damp cloth.
Silahın dolu olduğunu sanmıyorum fakat hâlâ çok dikkatli olmalısın.I don't think the gun is loaded, but you should still be very careful.
Daha önce hiç silah kullandın mı?Have you ever used a gun before?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sil ile cümle - Sayfa 13 - sil kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App