Bana o silahı ver.Give me that weapon.
Bana bir silah ver.Give me a gun.
Silahlarınız yere bırakın.Put your weapons down.
Silahını yere koy.Put your weapon down.
Silahlarınızı bırakın.Put your guns away.
Silahlarınızı uzaklaştırın.Put your guns away.
O silahları kaldırın.Put those guns away.
Silahı bir kenara bırak.Put the gun away.
O silahı yere koy.Put that gun down.
Silahı bir kenara koy.Put that gun away.
Tom silahını kafasına dayadı.Tom put the gun to his head.
Onların gizli bir silahı olduğunu duydum.I hear they have a secret weapon.
Tom silahını yüklü tutar.Tom keeps his gun loaded.
Onun bir silahı yok.He doesn't have a gun.
Tom'un silahı ateş almadı.Tom's gun misfired.
Tom'un silahı tekledi.Tom's gun misfired.
Silah tuttum, ama tetiği asla çekmedim.I held the gun, but I never pulled the trigger.
Adamlarına silahlarını bırakmalarını söyle.Tell your men to drop their weapons.
Kaydı sildim.He wiped out the recording.
Takip ettiğimiz adamlar silahlı ve oldukça tehlikeli farz edilmektedir.The men we're chasing are presumed armed and extremely dangerous.
Adam kaçıranlar silahlı ve tehlikeli olabilir.The kidnappers may be armed and dangerous.
Silahlar insanları öldürmez.Guns don't kill men.
İçeri girmeden önce ayaklarınızı silin.Wipe your feet before coming in.
Lütfen birisi bu cümleyi silebilir mi? Teşekkürler.Can someone please delete this sentence? Thanks.
Tom, Mary'nin elini tuttu ve gözyaşlarını silmesi için mendilini ona verdi.Tom held Mary's hand and gave her tissues to wipe her tears.
Henüz silahı bulmadık.We haven't found the gun yet.
Cinayet silahını bulduk.We found the murder weapon.
Silahımı geri alabilir miyim?Can I have my gun back?
Ateşli silah kullanabilir misin?Can you handle a firearm?
Birçok ülke nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzaladı.Numerous countries have signed a nuclear disarmament agreement.
Bu araba, motor silindirlerinin yarısını devre dışı bırakabilir.This car can deactivate half of its engine's cylinders.
Bir silahın yok, değil mi?You don't have a gun, do you?
Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.Currently in this area there are no active hostilities.
Sadece silahlarımızı kullanmak zorunda olmayacağımızı umalım.Let's just hope we don't have to use our guns.
Siz silahlı mısınız?Are you guys armed?
Siz arkadaşlar silahlı mısınız?Are you guys armed?
Bu bir silah olabilir.It could be a weapon.
Tom giysi koluyla yüzünü sildi.Tom wiped his face with his sleeve.
Tom çantasında bir silah bulunduruyor.Tom keeps a gun in his briefcase.
Bayıltıcı silahı kılıfına geri koydum.Tom put the tranquilizer gun back in its case.
Tom silahı yere koydu.Tom laid the gun down on the floor.
Tom silahı yere bıraktı.Tom laid down the gun on the floor.
Şu silah dolu mu?Is that gun loaded?
Tom silahını çekti ve Mary'ye ateş etti.Tom pulled out his gun and shot Mary.
Tom ayaklarını paspasa sildi.Tom wiped his feet on the mat.
Çok uzakta olmayan bir silah sesi duyduk.We heard a shot not far away.
Onun bir silahı var.He has a gun.
Tom cinayet silahıyla bulundu.Tom was found with the murder weapon.
Bellek silinir ama yazılı söz kalır.Memory fades but the written word remains.
Biz Amerika ile birlikte nükleer silahlarımızı yok edeceğiz.We will destroy our nuclear weapons with America.
Tom omuzlarını silkti.Tom shrugged his shoulders.
Tom Mary'nin ona uzattığı havluyla yüzünü sildi.Tom wiped his face with the towel that Mary handed him.
Silahlarını Tom'a doğrulttular.They aimed their guns at Tom.
Polis memurları silahlarını Tom'a doğru çevirdi.The police officers aimed their guns at Tom.
En son ne zaman birisinin gözyaşlarını sildin?When did you last wipe someone's tears away?
Silah kontrolü hakkında nasıl hissediyorsunuz?How do you feel about gun control?
Silahımda daha fazla mermi yok.There are no more bullets in my gun.
Cam sileceklerini değiştirtmek zorunda kalacağım.I have to get my windshield wipers replaced.
Tom silahına baktı.Tom looked down at his weapon.
Bu silah için bir ruhsatım var.I have a permit for this gun.