silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oyuncular oyun sırasında yeni silahlar, gereçler ve aletler buluyorlar.Dar žaidimo žaidėjas savo inventoriuje turi naujus ginklus ir daiktus.
Mızrağı en güçlü silahlardan biridir.Javara yra vienas iš lengviausiai slepiamų ginklų.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Lietuvos šaulių sąjungos narys.
Bu kamu görüşü kimyasal silahların yasaklanması yönünde çabaların artmasına sebep oldu.Todėl svarstoma, ar jo naudojimas neturėtų būti reguliuojamas cheminio ginklo konvencijų.
Bu defa sanal gerçeklik dünyası genel olarak ateşli silahlar üzerine kurulmuştur.Tokia konstrukcija vėliau imta naudoti praktiškai visuose šaulių ginkluose.
Silahların kime gideceği çok da önemli değildir.Tačiau nei viena pusės nebuvo įsitikinusi pistoletų svarba karininkams.
Silahlarına karşı özel bir his duyar, örneğin Minigun'ına "Sasha" ismini koymuştur.Yra apsėstas minčių apie savo ginklus, kad dažnai duoda jiems vardus (Sasha, Natasha).
At takımları ve silahlar Sarmat becerisini kanıtlamaktadır.Šarvai ir ginklai pakeis herojaus statusus.
Taarruz tüfekleri: Yakın veya uzak çatışmalarına olanak sağlayan otomatik silahlardır.Dauguma karių gali kovoti artimosios arba tolimosios kovos būdais.
Bu tip silahlara karşı İsrail'in doğru düzgün bir karşı önlemi bulunmuyordu.Nebuvus faktinio įžeidimo nebūdavo ir kovos su aštriais ginklais.
Demir Çağı süresince en iyi aletler ve silahlar çelikten yapıldı.Geležies amžiui būdingas geležies įrankių ir ginklų naudojimas.
Bir NASA araştırmacısı olan Jack Cover, 1969 yılında Taser silahları geliştirmeye başladı.NASA teadlane Jack Cover alustas taseri kui elektrišokirelva väljatöötamist aastal 1969.
Meşhur Noric çeliği Roma silahlarının yapımında bolca kullanılmıştır.Rooma relvade valmistamiseks kasutati laialdaselt kuulsat Noricumi terast.
Fakat 1430'dan sonra sadece en geniş silahları işaret etmeye geldi.Aastast 1430 loobus ta täielikult perekonnanimest.
İsrail bu siyaset kapsamında resmî olarak nükleer silahlara sahip olduğunu açıklamamıştır.Iisrael pole ametlikult kinnitanud tuumarelvade omamist.
Diğer uçaksavar silahlarının aksine taret kısmı tamamen kapalı ve dönebiliyordu.Erinevalt varasematest õhutõrjetankidest oli selle torn täiesti suletud ja pöörlev.
Nükleer silahların üretimine başlanmasına neden olmuştur.Uute tuumaelektrijaamade ehitamisele on ta vastu.
Silahlar taşındı ve görevden alındı.Neilt võeti relvad ja sunniti põgenema.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.10. veebruar – Põhja-Korea teatas ametlikult, et omab tuumarelva.
Bu silahlar günümüzde Moskova'daki Merkez Silahlı Kuvvetler Müzesi'nde sergilenmektedir.Teine asub Moskvas Relvajõudude Keskmuuseumis.
Tanksavar amaçlı kullanılan en etkili ilk silahlar aslında II. Dünya Savaşı sırasında geliştirilmiştir.Esimene töötav tanktitõrjekahur arendati välja Teises maailmasõjas.
Bu savaşta ilk kez nükleer silahlar kullanılmıştır.Seda relva kasutati esimest korda Afganistani sõjas.
Tabancalar, tek elle kullanılmak üzere tasarlanmış silahlardır.Püstolkäepide on relva käepide, mis on mõeldud relva käes hoidmiseks ja kasutamiseks.
Motorize Piyade Tümenleri'nin silahlarını teslim almıştır.Siis viidi ta üle Relvajõududesse, jalaväkke.
Zaten gerçek katiller de komşu kasabada silahlarıyla beraber yakalanmışlardır.Põgenejaid jälitades jõuti ka naaberkihelkondadesse.
Silahlarını yok eder.Need andsid relvad ära.
Shutetsu'nun önemli gol silahlarından birisiydi.Tema eksmees oli Gunnar Mustavaara.
Avrupa'da taktik nükleer silahlar bulunduran altı NATO üssünden biridir.NATO tuumarelvade paigutusstrateegia alusel hoitakse Itaalias 90 USA-le kuuluvat tuumarelva.
İzleyen üç gün boyunca Odessa'da silahlar suskundu.3. mail kuulutati Odessas välja kolmepäevane lein.
Cadı Kral'ın silahlarıNõidus Šamaan Võlur
1453'te Türkler süper silahlarını getirdiler.1453년, 터키인들은 엄청난 무기를 가져왔습니다.
1453'te Türkler süper silahlarını getirdiler.Năm 1453, người Thổ mang siêu vũ khí đến.
1453'te Türkler süper silahlarını getirdiler.W 1453 r.
1453'te Türkler süper silahlarını getirdiler.ב 1453, הטורקים הביאו את נשק העל שלהם:
1453'te Türkler süper silahlarını getirdiler.ففي عام 1453 جلب الأتراك سلاحهم الفتاك
1. İnsanlaştırılmış silahlar:1. "Menschliche" Waffen:
2. Silahlar: incitme amacıyla tasarlanmış obje ve makineler.2.Armi:oggetti/macchinari specificatamente progettati per ferire
2. Silahlar: incitme amacıyla tasarlanmış obje ve makineler."Оръжия": това са предмети/машини, специално разработени да нараняват.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.전 80년대 핵무기 반대 시위도 나갔었고, 지금도 반대합니다.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Am făcut o campanie împotriva armelor nucleare în anii '80, şi am continuat să fac asta.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Demonstroval jsem proti nukleárním zbraní v 80. letech a pokračuju do dnes.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Hice campaña en contra de las armas nucleares en los 80, Y continúo haciéndolo ahora.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Ho manifestato contro le armi nucleari negli anni '80 e continuo a farlo.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Ik streed tegen kernwapens in de tachtiger jaren, en ben daar nog steeds tegen.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.In den 1980er Jahren habe ich gegen Atomwaffen demonstriert, und das tue ich immer noch.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Jag var med i kampanjen mot kärnvapen på 80-talet, och jag är fortfarande med nu.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.J'ai fait campagne contre les armes nucléaires dans les années 80, et je continue de le faire actuellement.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Jeg protesterede mod atomvåben i 80'erne, og det gør jeg stadig.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Kampányoltam az atomfegyverek ellen a 80-as években, és ugyanezt teszem ma is.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Przeprowadzałem akcje przeciw broni atomowej w latach 80-tych, i robię to aż do teraz.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Saya berkampanye menentang senjata nuklir di tahun 80an, dan saya terus melakukannya sekarang.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Tôi chủ trương chống lại vũ khí hạt nhân vào những năm 80 và cho đến giờ tôi vẫn còn tiếp tục
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Διαμαρτυρήθηκα κατά των πυρηνικών τη δεκαετία του '80 και συνεχίζω να το κάνω τώρα.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.В 80-х годах участвовал в кампаниях против ядерного оружия, я и сейчас это делаю.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.Участвах в кампания срещу ядрените оръжия през 80-те, и проължавам да го правя сега.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.השתתפתי בתעמולה נגד נשקים גרעיניים בשנות ה-80, ואני ממשיך לעשות כך היום.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.لقد قمت بالتظاهر ضد الأسلحة النووية في الثمانينات، ومازلت أواصل فعل هذا الشئ الآن.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.今でも行っています しかし現在では
ABD'nin tüm hava yolu silahlarının konuşlandırılması ve test edilmesinden sorumlu kurum.미국에서 나오는 모든 공중폭격무기의 실험과 배치를 담당하고 있습니다. 실험과 배치를 담당하고 있습니다.
ABD'nin tüm hava yolu silahlarının konuşlandırılması ve test edilmesinden sorumlu kurum.אחראי על ההפעלה והבדיקה של כל כלי-הנשק המשוגרים מהאוויר שמקורם בארה"ב.
İlgili Sayfalar