silâhlar ile cümle
silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Silahlar için çaresiziz.We're desperate for weapons.
Çocuklar tehlikeli uydurma silahlar yapabilirler.Children can make dangerous improvised weapons.
Fadıl silahları arabada sakladı.Fadil stashed the weapons in the car.
İsa'nın silahları sevdiği ve yoksullardan nefret ettiği iyi bilinmektedir.It is well known that Jesus loved guns and hated the poor.
"Günümüzde kendini kitle imha silahlarına karşı korumak mümkün değildir."Nowadays it's not possible to protect oneself against weapons of mass destruction.
Silahlar burada yasadışıdır.Guns are illegal here.
Ejderha sıradan silahlarla öldürülemez.The dragon can't be killed with ordinary weapons.
Sıradan silahlar ejderhaya zarar veremez.Ordinary weapons cannot harm the dragon.
Ejderhaya sıradan silahlarla zarar verilemez.The dragon cannot be harmed by ordinary weapons.
Sami silahlardan kurtulmadı.Sami didn't get rid of the guns.
Sami satın alabileceği en iyi silahları satın aldı.Sami bought the best possible guns one could buy.
Polis Tom'un evinde ne tür silahlar buldu?What kinds of weapons did the police find in Tom's house?
Sami ve Leyla ateşli silahlar için olan bir tutkuyu paylaşıyorlardı.Sami and Layla shared a passion for firearms.
Sami silahlarını her zaman yanında taşıyordu.Sami always carried his guns with him.
Sami bütün silahları aldı.Sami took all the guns.
Yasadışı silahlara karşı değilim.I'm not against outlawing guns.
Silahların yasaklanmasına karşı değilim.I'm not against outlawing guns.
Silahlarını sakladılar.They hid their weapons.
Silahlarını ateşlediler.They fired their guns.
Zararlı bakteriler bu tür silahların üstesinden gelmek için mutasyona uğrayamazlar.Harmful bacteria cannot mutate to overcome this type of weapon.
Burada silahlarınızı teslim etmeniz gerekiyor.You are hereby required to surrender your firearms.
Tom bazı silahlar çaldı.Tom stole some guns.
Ukrayna nükleer silahlarını imha etmemeliydi.Ukraine shouldn't have disposed of its nuclear weapons.
Ukrayna nükleer silahlarını devre dışı bırakmamalıydı.Ukraine shouldn't have disposed of its nuclear weapons.
Türk SİHAları bu savaşta Ukrayna'nın en stratejik silahlarından biri hâline geldi.Turkish drones have become one of the most strategic weapons of Ukraine in this war.
Çiftçilerin bu bölgede silahları var.Farmers have guns in this area.
Karl gizlice uzaylı silahlarından birini aldı.Karl secretly took one of the alien weapons.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Let us now throw down our arms and embrace peace.
Moldova, eski Sovyetler Birliği ile ilgili tüm silahların kontrolü yükümlülüklerini kabul etmiştir.Moldova has accepted all relevant arms control obligations of the former Soviet Union.
Onun liderliği altında Çin, bağımsız bir sanayi sistemi ve kendi nükleer silahlarını geliştirdi.China developed an independent industrial system and its own nuclear weapons.
Sonuç olarak Sovyetler Birliği dünyanın en gelişmiş bazı silahlarını üretti.As a result, the Soviet Union produced some of the world's most advanced armaments.
Bununla birlikte, silahların sihir kullanıcılarına karşı oldukça etkili oldukları kanıtlanmıştır.They have, however, proven quite effective against magic users.
Maçın yaklaşık beş dakikasında dışarıdaki güreşçiler silahları çemberin içine atmaktadırlar.About 5 minutes into the match, the outside wrestlers throw weapons into the chamber.
Bu sınıftaki birincil silahlar yarı otomatik tüfeklerdir.The primary weapons in this class area are semi-automatic rifles.
Herkes bir Hollywood sonu istiyordu ama biz silahlarımızdan vazgeçmedik."Everyone want a Hollywood ending, but we stuck to our guns".
8 Temmuz 2015'te çıkan Ill-Gotten Kazançları Bölüm 2, araçlar ve silahlar ekledi.Ill-Gotten Gains Part 2, released on 8 July 2015, added vehicles and weapons.
Gözetim uçakları genellikle silah taşımazlar veya yalnızca sınırlı savunma silahları taşırlar.Surveillance aircraft usually carry no armament, or only limited defensive armament.
Fotoğraflar hala dünyadaki en güçlü silahlardır.Still photographs are the most powerful weapons in the world.
Silahlar genellikle Orta Amerikalı hükümetlerin mühimmat stoklarından çalınır.The weapons are typically stolen from Central American government munitions stockpiles.
Tanklar ve anti tank silahları Stalino'nun kurtuluşuna katılmışlardır.Tanks and anti-tank guns participated in the liberation of Stalino.
İsrailin ihraç ettiği silahların büyük çoğunluğu güvenlik nedenleri ile rapor edilmez.The majority of Israel's arms exports are unreported for security reasons.
General Napier'in emirleriyle Magdala toprağa kadar yakılıp silahları imha edildi.On the orders of General Napier, Magdala was burnt to the ground and its guns destroyed.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Murders, weapons, etc. must not occur.)
Noah, silahlara, hastanedeki Beth'i kurtarmak için ihtiyacı olduğunu söyler.Noah tells them he needed their weapons to attack the hospital and rescue Beth.
Tüm işçiler farklı silahlarla; ama aynı yürekle birer asker."The workmen are soldiers with different weapons but the same courage."
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun"."Stick to your guns".
Bir NASA araştırmacısı olan Jack Cover, 1969 yılında Taser silahları geliştirmeye başladı.Jack Cover, a NASA researcher, began developing the Taser in 1969.
Nükleer silahları başarılı bir şekilde kullanmış olan sekiz egemen devlet bulunmaktadır.There are eight sovereign states that have successfully detonated nuclear weapons.
Silahlar Finlandiya'da üretildi ve monte edildi.Weapons were intended to be manufactured and installed in Finland.
Keşfederken genellikle iki tabanca taşır, ancak seri boyunca farklı silahlarda kullanır.When exploring, she often carries two pistols, but has used other weaponry throughout the series.
Hammerfest garnizonun da yaklaşık 4.000 mayın ve çok sayıda uçaksavar silahları ile korunmaktaydı.The garrison in Hammerfest was also protected by around 4,000 mines and numerous anti-aircraft guns.
Tüm silahları gümüştendir.All the guns must fall silent.
Işık-gaz silahları ise bu mekanizmaların birleşimini kullanırlar.Light-gas guns use a combination of these mechanisms.
Bu silahlar 76 K 36 adıyla Fin Ordusuna hizmet etti.The gun was called 76 K 36 in Finnish service.
Brejnev, silahların kontrolü görüşmeleri için başka bir oturum önerdi.Brezhnev proposed another round of arms control talks.
İran sekiz yıl içinde kimyasal silahlardan dolayı 100.000’den fazla kurban verdi.There were more than 100,000 Iranian victims of Iraq's chemical weapons during the eight-year war.
Ucuz ve daha yıkıcı silahların yapımına imkan tanıyacak.It conceivably could enable cheaper and more destructive conventional weapons.
Bu “taş şehir” sağlam topçu silahlarıyla dolu bir garnizona sahipti.This “Stone City” had a permanent garrison with solid artillery weapons.
Japonlar ayrıca, Batı'nın barutlu silahlarının üstüğülğüne saygı duymaya başladılar.The Japanese also came to respect the superiority of Western gunpowder weapons.
Silahları var mı?»We have guns."
İlgili Sayfalar