silâhlar ile cümle
silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Nükleer silahlar tüm insanlık için bir tehdittir.Nuclear weapons are a threat to all humanity.
Nükleer enerji santralleri tehlikelidir, nükleer silahlardan söz edilmemeli.Nuclear power plants are dangerous, not to mention nuclear weapons.
Biz düşmana silahları ateşledik.We fired guns at the enemy.
Askerler silahlarla donatılmıştı.The soldiers were equipped with weapons.
Askerler silahlarla donatıldı.The soldiers were equipped with weapons.
Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.The war affected the way the Japanese view nuclear weapons.
Askerlerin bol miktarda silahları vardı.The troops had plenty of arms.
Uluslararası anlaşmazlıkları çözmek için silahlara başvurmamalıyız.We should not resort to arms to settle international disputes.
Hepimiz nükleer silahlardan kurtulmak istiyoruz.All of us would like to get rid of nuclear weapons.
Amerikalılar silahlara kolayca erişebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Silahlara Amerikalılar tarafından kolayca erişilebilir.Guns are readily accessible to Americans.
İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.People are protesting against nuclear weapons.
Japonya silahlara çok para harcamamalıdır.Japan should not spend much money on weapons.
O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.He argued that nuclear weapons were a threat to peace.
O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.He contends that nuclear weapons are necessary for national defense.
Onlar kendilerini silahlarla silahlandırdılar.They armed themselves with rifles.
Nükleer silahlar hakkında endişeleniyor gibi görünüyorlar.They seem to be worrying about nuclear weapons.
Silahların ihracatı yasaklandı.The export of weapons was prohibited.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.Guns don't kill people. People kill people.
Onların ne tür silahları var?What sorts of weapons did they have?
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.Many countries have signed a treaty to eliminate nuclear weapons.
Müzenin bir eski silahlar sergisi var.The museum has an exhibit of ancient weapons.
Ülkeniz nükleer silahlara sahip mi.Does your country have nuclear weapons?
Askerler silahları kullanmak için eğitilirler.Soldiers are trained to use weapons.
Polisler silahları kullanmak için eğitilirler.Police are trained to use weapons.
Uranyum, nükleer silahlarda kullanılmadan önce zenginleştirilmiş olmak zorunda.Uranium has to be enriched before it can be used in nuclear weapons.
Silahlarını ve atlarını teslim ettiler.They surrendered their guns and horses.
Birbirlerini vurmak için silahlarını kullandılar.They used their guns to hit each other.
Onlar yaklaştığında, onlar silahlarını ateşledi.When they got close, they fired their guns.
Askerlerin ağır silahları vardı.The soldiers had artillery.
Askerlerin daha güçlü silahları vardı.The soldiers had more powerful weapons.
Kriz 1968 Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına yol açtı.The crisis led to the 1968 Nuclear Non-Proliferation Treaty.
Pilotlar, silahlarını test ettiler.The pilots tested their guns.
ABD'nin nükleer silahları vardı.The United States had nuclear weapons.
Tom silahlar hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about guns.
Altın silahlar seni kurşunlardan korumaz.Golden guns don't protect you from bullets.
Silahlarınızı yere bırakın!Put down your weapons!
Ve uzaylılar, uçan daireler ve lazer silahları nerede?And where are the aliens, the flying saucers, and the laser guns?
Silahlarınızı bırakın!Drop your weapons!
Bazı insanlar nükleer silahlara karşı gösteri yapıyorlar.Some people are demonstrating against nuclear arms.
Silahlarınızı teslim edin.Hand over your weapons.
Ateşli silahların sesini duyduk.We heard the sound of gunshots.
Silahlarımı hediye verdim.I gave my weapons away.
Silahlarını arabada mı unuttun?Did you forget your weapons in the car?
Tom silahları biliyor.Tom knows guns.
Onların silahları var.They have weapons.
Onların silahlarını alın.Get their weapons.
Silahlarını kullan.Use your weapons.
Silahlar nerede?Where are the weapons?
Silahların var, değil mi?You have weapons, right?
Tom'a istediği silahları verdim.I gave Tom the weapons he wanted.
Tom'la Mary'nin ikisi de silahlarını çekti.Tom and Mary both drew their guns.
Hem Tom hem de Mary silahlarını çekti.Tom and Mary both drew their guns.
Amerika Birleşik Devletleri, silahlarıyla dünyayı etkilemeye çalışır.The United States tries to impress the world with its weapons.
Silahları vardı.They had guns.
Bush, yeni silahlar test etmek istemiyor.Bush doesn't want to test new weapons.
Biz düşmandan daha iyi silahlara sahibiz.We have better weapons than the enemy does.
Askerler silahlarını indirdiler.The soldiers lowered their weapons.
Polisler silahlarını indirdi.The police lowered their weapons.
Silahlar dolu değildi.The guns weren't loaded.
İlgili Sayfalar