Ana içeriğe geç
Sözlük

sik ile cümle

sik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şikayetin nedir?What's your beef?
Tom hakkında canını sıkan şey tam olarak ne?What exactly bothered you about Tom?
O kadar sıkıldım ki çığlık atabilirim.I'm so bored I could scream.
Tom sıkı bir vejetaryen diyetine yapışıyor.Tom sticks to a strict vegetarian diet.
Böyle bir şeyi yapmak için ne sıklıkta şansın olur?How often you get a chance to do something like this?
Son üç haftadır Boston'da ya da Şikago'da bulundun mu?Have you been to Boston or Chicago in the past three weeks?
O, canını sıkıyor mu?Is that bothering you?
Bugün dilek şikayet kutusunu kontrol ettin mi?Have you checked the suggestions box today?
Trafikte sıkıştık.We're stuck in traffic.
Annem sık sık makarna salatası yapar.My mother often makes pasta salad.
Okulda, Tom sık sık korkutulurdu.In school, Tom was often bullied.
Tom asla şikayet etmedi.Tom never complained.
Okulda Tom'la sık sık alay edildi.In school, Tom was often teased.
Tom gerçek bir sıkıntı.Tom is a real nuisance.
Tom sürekli yeterli boş zamanı olmadığından şikayet ediyor.Tom is always complaining that he doesn't have enough free time.
Burada hiç kimse canını sıkmayacak.No one will bother you here.
Artık şikayet etmeyeceğim.I'm not going to complain anymore.
Tom her zaman sıkı ağızlı.Tom is always secretive.
Tom sık sık yalvarmaz.Tom doesn't often beg.
Tom asla bir şey hakkında şikayet etmedi.Tom never complained about anything.
Tom karısının aşçılığı hakkında sürekli şikayet ediyor.Tom is always complaining about his wife's cooking.
Şikayetinden usandım.I've had enough of your complaining.
O gerçekten sıkıcıydı.That was really boring.
Kibarlığın aşırıya kaçması can sıkıcı.Excess of politeness is annoying.
Sadece seni çok fazla sıkmadığımı umuyorum.I just hope I didn't bore you too much.
O bana yeterince sık söylendi.I've been told that often enough.
Tom'a okulda sık sık zorbalık edildi.Tom was often bullied in school.
Bana okulda sık sık zorbalık edildi.I used to get bullied in school.
Tom'a okulda sık sık sataşıldı.Tom was often teased in school.
Buraya daha sık gelmeliyiz.We should come here more often.
Tom çok sık yazmadı.Tom didn't write so often.
Tok sık sık Boston'a giderdi.Tom used to often go to Boston.
Tom'un üç kız kardeşi var. Biri Bostonda ve diğer ikisi Şikago'da yaşıyor.Tom has three sisters. One lives in Boston and the other two live in Chicago.
Tom'un iki erkek kardeşi var. Biri Boston'da ve diğeri Şikago'da yaşıyor.Tom has two brothers. One lives in Boston and the other lives in Chicago.
İnsanlar her zaman hava hakkında şikayet ediyor.People always complain about the weather.
Tom hafta sonlarında sık sık balığa gider.Tom often goes fishing on weekends.
Tom on beş dakika sonra sıkıldı.Tom got bored after fifteen minutes.
Tom oldukça sık sekiz saatten daha fazla uyur.Tom quite often sleeps more than eight hours.
Birinin bin dolarlık bir şapka alması çok sık değildir.It's not very often that someone buys a thousand dollar hat.
Sık sık kahvaltıyı atlarım.I often skip breakfast.
Sadece canını sıkmadığımı umuyorum.I just hope I didn't bore you.
Tom sık sık senin hakkında konuşuyor.Tom often talks about you.
Tom pazartesi günü sık sık okula gitmez.Tom often cuts classes on Monday.
TV izlemek beni sık sık uyutur.Watching TV often makes me sleepy.
Tom Mary kadar sıkılmış görünmüyordu.Tom didn't look as bored as Mary.
Tom sık sık buraya gelir mi?Does Tom often come here?
O sıkıcı değil mi?Isn't it boring?
İşe giderken arabanı sık sık kullanır mısın?Do you often drive your car to work?
Tom sık sık arabanı ödünç alır mı?Does Tom often borrow your car?
Şikayet etmedin, değil mi?You didn't complain, did you?
Kar o kadar sık düşmeye başladı ki küçük çocuk kendi elini göremedi.The snow began to fall so thickly that the little boy could not see his own hand.
İşe sık sık arabayla mı gidersin?Do you often drive a car to work?
Japonya her yıl kasırgalardan sıkıntı çeker.Japan suffers from typhoons every year.
"123456" sık kullanılan bir paroladır."123456" is a frequently-used password.
Ama onların sıkıntıları henüz bitmedi.But their troubles weren't over yet.
Oysa, onun sıkıntıları bitmedi.Yet, his troubles are not over.
Canımı sıkma!Do not annoy me!
Canımı sıkmayın!Do not annoy me!
Her zaman değil, ama gittikçe daha sık.Not always, but more and more often.
Kompozisyon yarışması için giriş şartları çok sıkıdır.The entry requirements for the essay competition are very strict.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod