sigarayı ile cümle
sigarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ali sigarayı bıraktı.Ali stopped smoking.
Sigarayı nihayet bıraktı.He finally gave up smoking.
Sigarayı bıraktılar.They quit smoking.
Sigarayı ağzıma sürmüyorum.I don't smoke at all.
Sigarayı da Allen Carr metodunu uygulayarak bırakmıştır.He gave up smoking using the Allen Carr method.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Stopping smoking decreases the risk of death by 18%.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.She began to smoke and drink.
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Brian, annoyed with the company's ideas, quits smoking.
Doktorlara göre e-sigara dumanlı sigarayı bırakmaya yardım edebilir.Your doctor or pharmacist can help you quit smoking.
Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik edilmektedir.Smokers are urged to refrain from smoking on this day.
Kendisine sigarayı bırakması önerilir, fakat kabul etmez.Joe suggests he quit smoking or it will kill him.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.Some smokers can achieve long-term smoking cessation through willpower alone.
-Sigarayı bırakmalısın.-You should quit smoking.
Büyük ihtimal, hayatının geri kalanını sigarayı bırakmayı deneyerek geçireceksin.You are likely to spend the rest of your days trying to give up.
Sigarayı bırakmak gibidir.It's like quitting smoking.
Karım sigarayı bırakmamı istiyor.My wife wants me to quit smoking.
Sigarayı fırlattı, öne oturdu ve ben arkaya otrudum.He threw his cigarette out as he got on the front, and I climbed in the back.
Sigarayı bırakmak veya egzersize başlamaktan daha önemli...More so than quitting smoking or starting to exercise.
Mesela; sigarayı düşünün.Well, think about smoking, for example.
Antoniou, fiyatlar çok daha yükselmedikçe kendisinin de sigarayı azaltmasının zor olduğunu söylüyor.He says he's unlikely to lessen his smoking either, unless prices climb much higher.
Hitler yakın arkadaşlarını sigarayı bırakmaları için teşvik etti.Hitler encouraged his close associates to quit smoking.
Aynı zamanda sigarayı bırakmak için de kullanılmaktadır.It was also used for smoking cessation
Sigarayı ve reşit olmayanların içki içmesi en iyi bilinen örneklerden ikisidir.Taking up smoking and underage drinking are two of the best known examples.
Beraber bir sigarayı paylaşırlar ancak Jung-Yoon yaralarına yenik düşer ve ölür.They share a smoke, but Jung-Yoon succumbs to his wounds.
Sanırım grip olup o sigarayı içtikten hemen sonra yazdığımı hatırlıyorum.I seem to remember writing it just after I'd had the flu and I had that cigarette.
Sigarayı bırakmanı tavsiye ediyorum.Ich rate dir, mit dem Rauchen aufzuhören.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.Ich rauche und trinke nicht mehr.
Ali sigarayı bıraktı.Ali hat aufgehört zu rauchen.
35 yaşın üzerindeki kadınlara sigarayı bırakmaları önerilmelidir.Die Teilnehmer sollen das 35. Lebensjahr nicht vollendet haben.
Zayıflama, sigarayı bırakma gibi amaçlarda da kullanılmaktadır.Zigarrenschneider werden benutzt, um nicht eingekerbte Zigarren vor dem Rauchen an einem Ende anzuschneiden.
Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik edilmektedir.Sie mussten Nichtraucher sein und sich seit mehr als 14 Monaten in dieser Weise ernähren.
Herhangi bir doktor size sigarayı brakmanızı söylerdi.N'importe quel docteur vous dirait d'arrêter de fumer.
Doktor bu hastaya sigarayı bırakmasını tavsiye etti.Le docteur recommanda à ce patient de cesser de fumer.
Birçok kez sigarayı bırakmaya çalıştı ama boşuna.À plusieurs reprises, elle a essayé d'arrêter de fumer, mais en vain.
O sigarayı tutkuyla içen biriydi.C'était un fumeur de cigarettes passionné.
O sigarayı tutkuyla içerdi.Il fumait la cigarette avec passion.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.Il arrête les cigarillos et diminue l'alcool.
Sigarayı bıraktı.Él dejó de fumar.
Sigarayı bırakmak zordur.Es difícil dejar de fumar.
Sigarayı bırakamam.No puedo dejar de fumar.
Ne zaman sigarayı bırakacaksın?¿Cuándo vas a dejar de fumar?
Bob sık sık sigarayı bırakmak için çalışır.A menudo, Bob intenta dejar de fumar.
İki yıl önce sigarayı bıraktı.Él dejó de fumar hace dos años.
Doktor sigarayı ve içkiyi bırakmasını söyledi.El médico le dijo que dejase de fumar y de beber.
Doktor sigarayı bırakmam gerektiğini söyledi.El doctor me ha dicho que debería dejar de fumar.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.He dejado de fumar y de beber.
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.He dejado de fumar y me siento como nuevo.
Doktor babama sigarayı bırakmasını tavsiye etti.El médico aconsejó a mi padre que dejara de fumar.
Doktor Bay Smith'e sigarayı bırakmasını söyledi.El médico le dijo al señor Smith que dejara de fumar.
İlk ve son defa sigarayı bıraktım.He dejado de fumar de una vez por todas.
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Algunas personas engordan al dejar de fumar.
Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.Dejó de fumar y empezó a correr.
Çok yaşamak istiyorsan sigarayı bırak.Si quieres vivir mucho tiempo, deja de fumar.
Kadın diyet yapacağına, sigarayı bırakacağına ve fiziksel egzersiz yapacağına söz verdi.La mujer prometió ponerse a dieta, dejar de fumar y hacer ejercicio.
Ali ikinci sigarayı birincinin ateşiyle yaktı.Alí encendió su segundo cigarro con el fuego del primero.
Zayıflama, sigarayı bırakma gibi amaçlarda da kullanılmaktadır.También se utiliza para los tratamientos para dejar de fumar.
Sigarayı bırakmak, karar vermekle başlar.Es fácil dejar de fumar si sabes cómo.
Derhal sigarayı bıraksan iyi olur.Sarà bene che tu smetta subito di fumare.
Sigarayı bırakmayı denedim ama onu yapamadım.Ho provato a smettere, ma non ce l'ho fatta.
Doktor sigarayı bırakmam gerektiğini söyledi.Il dottore mi ha detto che devo smettere di fumare.
İlgili Sayfalar