Sıkı bir sigara içicisi olan Hawkins, günde üç paket sigara içerdi.Rainier hút 60 điếu thuốc mỗi ngày.
Örneğin, aynı kibritle art arda üç sigara yakmanın uğursuzluk getireceğine inanılır.Ba mẫu tự trong huy hiệu được khắc họa hình ảnh những đốt tre vàng.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Ngừng hút thuốc làm giảm nguy cơ khoảng 35%.
Çok az yemek artığı, bir çizgiroman, giysi ve sigara buldular.Họ kiếm đồ ăn, sách hài, quần áo, và thuốc lá.
Sigara içiyormuş fakat daha sonra bırakmıştır.Mụ cũng tìm thấy một điếu thuốc và bắt đầu hút.
Azmi onunla sohbet ederken uşağa sigaralığını hediye eder.Đi đâu, thì người hầu mang điếu đi theo.
Diğer sigara karşıtı organizasyonlar 1912 yılında Hanover ve Dresden şehirlerinde kuruldu.別の禁煙組織が1912年にハノーファーとドレスデンで設立された。
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.^ 長野新幹線は2005年から全面禁煙化済。
1960 ve 1970 yılları arasında, ‘beyaz sigaralar’ karşısında ulusal bir sembol haline geldi.1960年から1970年の間、クレテックは「白いタバコ」に代わる国の象徴となっていった。
Bazen sigara içtiği görülür.時々煙草を吸う。
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.被害者の家族で、タバコを吸う者はいない。
Sigara önemli bir kadmiyum kaynağıdır.タバコもカドミウムの重要な曝露源である。
Sigaradan hiç hoşlanmazdı.煙草も嫌い。
Sigara içiliyorsa bırakılmalıdır.煙草を吸うと消えるともいう。
ABD'de 65-75 yaşları arasında geçmişte sigara içmiş erkeklerin ultrasonla taramadan geçmesi önerilir.アメリカでは、喫煙歴のある65~75歳の男性に超音波によるスクリーニングが推奨されていて、 イギリスでは、65歳以上のすべての男性にスクリーニングが推奨されている。
Araç yakınında sigara içilmemelidir.子供の近くで喫煙してはいけない。
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.これらのグループは禁煙を奨励する刊行物を出版した。
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.愛煙している煙草はヤスと同じ。
Sigara içiyormuş fakat daha sonra bırakmıştır.喫煙者だったが止めたらしい。
9 yaşında sigara ve alkol kullanımına başladı.学校にはほとんど通わず8歳で喫煙、9歳で飲酒を始める。
Nasır ağır bir sigara içicisiydi.重度の酒飲みであり喫煙者であった。
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.彼はタバコをやめ、よりいっそう厳しいトレーニングに打ち込むこととなった。
Ayrıca bir sigara tiryakisidir.嫌煙家でもある。
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.タバコよりも太く硬い葉巻には使えない。
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.また、禁煙した人は、タバコを全く吸わない人より有病率は高い。
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.500億ドル程度は支払わなけらばならないと思っていたからである。
Günde dört pakete yakın sigara içmekteydi fakat Şubat 2011 de bıraktığı söylendi.以前は煙草を一日に1箱半は吸っていたが、2011年1月から禁煙を行なっている。
Parliament, Philip Morris tarafından pazarlanan bir sigara markasıdır.フィリップモリス(PHILIP MORRIS)は、フィリップモリス社が製造するたばこの銘柄の一つ。
1 Nisan - ABD'de sigara reklamlarının televizyonda yayınlanması yasaklandı.4月1日 - アメリカでこの日から、テレビ・ラジオでのタバコのCM放映が全面的に禁止となる。
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.愛煙家で、ところ構わずタバコを吸う。
Ayrıca sigaranın içinde de bulunur.たばこの煙にも含まれる。
Sigara kesinlikle kullanılmamalı, sigara dumanına maruz kalınmamalıdır.煙を出さないように配慮されている。
Bazı maçlara 5 dakika kala stada gelmesi ve millî takımda sigara içmesine izin verilmesi gibi.5ラウンド中に揃ったビンゴの数だけクッパが火の玉を吐き出し、チーム側にダメージを与える。
“Sigarayı bırakarak mutlu yaşayacağıma, sigarayla birlikte mutsuz da olsa keyifli yaşayayım” der.これを受けて、「禁煙して横綱だったら、煙草を吸いまくっての幕内の方が良いです」と答えたと言われる。
Sigara ve alkol bırakılmalıdır.飲酒・喫煙が可能になる。
Bir boyacı olan Hans, sigaradan hoşlanmaktadır.喫煙者でパイプ煙草を愛用している。
Filmde vurgulanan Kâhin karakterinin bir özelliği de şekeri çok sevmesidir ve sigara içmesidir.自動車以外の嗜好は喫煙で、特に葉巻を好み、酒好きでもある 。
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.国別煙草消費概況とは一年間に一人の成人が消費する煙草の量を一覧にしたものである。
65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.両製品とも50台限定で発売された。
Oy kullanırım, sigara içerim.咥えタバコをする。
Diğer birçok madde gibi sigara içine niçin eklenildiğine ilişkin bir bilgi yoktur.この宇宙になぜ物質が反物質よりも多く存在するのかについてはまだ分かっていない。
Sarri sigara tiryakısı olarak bilinir ve maç sürecinde sıklıkla sigara içer.喫煙家であり作中度々タバコを咥えている。
Kaçak sigara satarak para kazanmaktadırlar.タバコを買いにくる未成年に厳しい。
Burada sigara içmek yasaktır!屋内の喫煙は禁止する。
1989 - Kapalı yerlerde sigara içilmesi ile sigara reklamı ve kampanyası yasaklandı.1983年以降、たばこ広告は厳しく禁じられている。
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.第一子を妊娠中であると報じられた。
Sigaraya başlama yaşı genelde 13-17 arasıdır.1774年生まれで、第1巻開始時点では30~31歳である。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.もともと喫煙者で、病気を機に禁煙したが、失敗して現在は再び喫煙している。
Ofiste sigara içmek kurallarımıza aykırıdır.社内で煙草を吸うのは社の規則に反する。
Benim babam ne sigara ne de içki içer.私の父は煙草も吸わないし、酒も飲まない。
Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır.煙草を吸う習慣は悪い習慣です。
Sigara içmek kötü bir bağımlılıktır.煙草を吸う習慣は悪い習慣です。
Lütfen burada sigara içmekten sakının.ここでの喫煙はご遠慮ください。
Burada sigara içilmez.ここではタバコを吸ってはいけません。
II. Dünya Savaşı sırasında, sık sık günde yirmi puro içerdi ve 1925 yılında sigarayı bırakmıştı.在第一次世界大战期间,他曾经每天抽二十支雪茄,但他已经在1925年戒烟。
Sigaranın zararlarını azaltır.(吸烟会损害你的健康。
Oy kullanırım, sigara içerim.八字眉,抽菸。
Burada sigara içmek yasaktır!這裡不准吸煙。
Bazen sigara içtiği görülür.有時候他也會抽煙。
Yerli nüfus içinde günlük mevcut sigara tüketenler %51 erkekler ve %49 kadınlar ile oran çok yüksektir.其中土著人的烟民比例要高得多,据报告51%的土著男性和49%的土著女性目前每天都要吸烟。