seyretmeye ile cümle
seyretmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Haydi okulu asıp filmi seyretmeye gidelim.Let's skip school and go see the movie.
Benimle bir beyzbol maçı seyretmeye gitmeyecek misin?Won't you go and see a baseball game with me?
Beyzbol maçını seyretmeye gittim.I have been to see the baseball game.
O nadiren, kırk yılda bir, film seyretmeye gider.He seldom, if ever, goes to see the movies.
Benimle Lady Gaga'nın bir canlı konserini seyretmeye gitmek isteyen biri varmı?Is there anybody who would like to go see a live concert of Lady Gaga with me?
Film seyretmeye tutkundum.I was passionate about watching movies.
Super Junior, Tayland’ı gezmek için hayvanat bahçesine ve Tayi boksu seyretmeye gider.Super Junior go for a day out in Thailand, visiting a zoo and trying out Thai boxing.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.And from there I was watching this little world.
Sonra, Malcolm'un protestoyu seyretmeye geldiğini fark ettik.We realized that Malcolm had come to watch the demonstration.
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""and now they gather to watch Parliament."
Artık bunu seyretmeyeceğim.I won'tjust watch any longer
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.Wear it when you're out enjoying the flowers in spring.
Özel sektördeki ücretler kamu sektörünün altında seyretmeye devam ediyor.Salaries in the private sector continue to be lower than in the public sector.
Super Junior, Tayland’ı gezmek için hayvanat bahçesine ve Tayi boksu seyretmeye gider.Super Junior va durante un día hacia fuera de Tailandia, visitando a un zoo y probando el boxeo tailandés.
Dün televizyon seyretmeye vaktim olmadı.Gisteren had ik geen tijd om tv te kijken.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Aku tak akan menunggu lagi.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Ik ga nu niet alleen maar toekijken.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Je ne veux pas en voir davantage.
Artık bunu seyretmeyeceğim.N-am să mai stau pur şi simplu să privesc.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Ne bom več le opazovala.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Nie mogę już na to patrzeć.
Artık bunu seyretmeyeceğim.No me quedaré observando por más tiempo.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Tôi không thể chỉ đứng nhìn được nữa.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Už se nebudu jen dívat.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Няма вече само да наблюдавам.
Artık bunu seyretmeyeceğim..אני לא אחכה יותר סתם
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.Porte-les quand tu profites des fleurs au printemps.
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.Viseld, amikor kimész a tavaszi virágokban gyönyörködni.
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.ضعيها عندما ستدهبين لرؤيت الزهور في الخارج في فصل الربيع
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"우리나라 사람들은 카페에 모여서 풋볼, 또는 미국사람들이 말하듯이 사커를
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Nuestro pueblo solía ir a los cafés para ver el fútbol" -o "soccer", como decimos en Estados Unidos-
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Unser Leute trafen sich immer in Cafés zum Fußballgucken" - hier in Amerika sagen wir dazu ja "soccer" -
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Ο λαός μας πήγαινε σε καφετέριες για να δει ποδόσφαιρο" ή soccer, όπως λέμε στην Αμερική,
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Наші люди зазвичай збиралися в кафе, щоб дивитися футбол" - чи то сокер, як ми кажемо в Америці -
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Раньше наши люди ходили в кафе, чтобы смотреть футбол", — или соккер, как мы говорим в Америке, —
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Хората се събираха в кафенетата да гледат футбол" - или сокър, както казваме в Америка, -
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyleבמדינה שלנו אנשים נהגו להיאסף יחד בבתי קפה ולצפות בכדורגל או כדור-רגל כמו שאנו אומרים באמריקה
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"تعوّد الناس الاجتماع في المقاهي لمشاهدة كرة القدم" -- أو "سوكر" كما نسميها في أمريكا --
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyleアメリカでいうサッカーですが "今は集まって 議会を見るのだよ "
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Dan kami menontonnya, dan saya sangat bersyukur, karena dia hanya bereaksi seperti, "Wow! Menakjubkan."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Die sahen wir uns an, und ich war dankbar, weil sie nur sagte. "Wow! Das ist ja Wahnsinn."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.E depois vimo-los e fiquei tão grata porque ela ficou tipo: "Uau! Isto é incrível."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Et on les regarde, et je suis tellement reconnaissante, parce qu'elle dit, " Wow ! C'est fabuleux. "
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Khi xem chúng, tôi đã phải tạ ơn trời, vì nó chỉ nói "Wow! Thật kỳ lạ."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.함께 동영상을 보면서 아이가 "우와, 이거 진짜 신기하다" 라고 말할 때 저는 참 안도감이 느껴지며 감사했습니다.
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Li guardiamo, e sono così riconoscente, perché lei dice cose tipo: "Wow! E' proprio incredibile."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Megnéztük őket, és annyira hálás voltam, mert lenyűgözte az egész.
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Ne uităm, şi sunt recunoscătoare, pentru că ea spune, "Oau! Fascinant."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Tak jsme je zhlédli a já jsem vděčná, protože ona pronesla: "Vau! To je vážně úžasný!"
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.We kijken samen en ik ben zo dankbaar, want ze zei:
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Więc oglądamy, a ja jestem wdzięczna losowi, bo ona mówi tylko: "Łał! To jest niesamowite."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Y los vemos y de pronto estoy tan agradecida, porque ella reacciona así: "¡Huy! Esto es tan increíble."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Και τα είδαμε, και είμαι τόσο ευγνώμων, γιατί ήταν κάπως, "Ουάου! Είναι φανταστικό."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Гледахме ги и аз съм благодарна, защото тя възкликна , "Уоооу! Това е невероятно."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Ми їх продивились, і в мене аж тягар з серця спав, коли вона викрикувала: "Вау! Це дивовижно".
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Мы их смотрим, но, слава богу, кажется, дочь в восторге.
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.וצפינו בהם, ואני הייתי אסירת תודה, כי היא היתה כולה, "וואו! זה כזה מדהים".
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.وتفرجنا عليهم، و كنت شاكرة جداً، لأنها كانت مثل، " واو، إن هذا رائع حقاً."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.「わぁ すごーい」とだけ言いました しかし次に「犬はどうするの?」
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""a teraz zbierają się, by oglądać obrady parlamentu".
İlgili Sayfalar