Ana içeriğe geç
Sözlük

seyret ile cümle

seyret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.كان جمهورًا حبيسًا
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.彼らに逃げ道を与えられるようなものにしたいと思いました
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Dan kami menontonnya, dan saya sangat bersyukur, karena dia hanya bereaksi seperti, "Wow! Menakjubkan."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Die sahen wir uns an, und ich war dankbar, weil sie nur sagte. "Wow! Das ist ja Wahnsinn."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.E depois vimo-los e fiquei tão grata porque ela ficou tipo: "Uau! Isto é incrível."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Et on les regarde, et je suis tellement reconnaissante, parce qu'elle dit, " Wow ! C'est fabuleux. "
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Khi xem chúng, tôi đã phải tạ ơn trời, vì nó chỉ nói "Wow! Thật kỳ lạ."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.함께 동영상을 보면서 아이가 "우와, 이거 진짜 신기하다" 라고 말할 때 저는 참 안도감이 느껴지며 감사했습니다.
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Li guardiamo, e sono così riconoscente, perché lei dice cose tipo: "Wow! E' proprio incredibile."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Megnéztük őket, és annyira hálás voltam, mert lenyűgözte az egész.
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Ne uităm, şi sunt recunoscătoare, pentru că ea spune, "Oau! Fascinant."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Tak jsme je zhlédli a já jsem vděčná, protože ona pronesla: "Vau! To je vážně úžasný!"
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.We kijken samen en ik ben zo dankbaar, want ze zei:
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Więc oglądamy, a ja jestem wdzięczna losowi, bo ona mówi tylko: "Łał! To jest niesamowite."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Y los vemos y de pronto estoy tan agradecida, porque ella reacciona así: "¡Huy! Esto es tan increíble."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Και τα είδαμε, και είμαι τόσο ευγνώμων, γιατί ήταν κάπως, "Ουάου! Είναι φανταστικό."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Гледахме ги и аз съм благодарна, защото тя възкликна , "Уоооу! Това е невероятно."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Ми їх продивились, і в мене аж тягар з серця спав, коли вона викрикувала: "Вау! Це дивовижно".
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.Мы их смотрим, но, слава богу, кажется, дочь в восторге.
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.וצפינו בהם, ואני הייתי אסירת תודה, כי היא היתה כולה, "וואו! זה כזה מדהים".
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.وتفرجنا عليهم، و كنت شاكرة جداً، لأنها كانت مثل، " واو، إن هذا رائع حقاً."
Seyretmeye başladık, bunları bulduğuma da müteşekkirim, çünkü durmadan "Vay be, Bu inanılmaz" diyip duruyordu.「わぁ すごーい」とだけ言いました しかし次に「犬はどうするの?」
Şimdi kimsenin bunu düşündüğü yok. Seyretmeyi seviyorlar.И сякаш никой не го е грижа, дори им харесва.
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""a teraz zbierają się, by oglądać obrady parlamentu".
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""e agora juntam-se para ver o Parlamento".
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""et maintenant il se rassemble pour regarder le Parlement."
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar."봤었는데 지금은 국회의사당 방송을 봅니다"라고 말했죠.
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""und jetzt treffen sie sich, um das Parlament anzuschauen."
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""y ahora se reúne para ver al Parlamento".
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""και τώρα συγκεντρώνονται για να παρακολουθήσουν τη Βουλή".
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""а зараз вони збираються разом, щоб дивитися парламентські сесії".
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""а сега те се събират, за да гледат Парламента."
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar.""а теперь они собираются вместе, чтобы смотреть Парламент".
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar."ועכשיו הם נאספים יחד כדי לראות את הפרלמנט
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar."والآن يجتمعون لمشاهدة البرلمان."
"şimdiyse meclisi seyretmeye gidiyorlar."(笑)
Size bazı videoları seyretmenizi tavsiye edicem.Eu o encorajo a rever os vídeos que eu fiz em
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Assim, eu observava este pequeno mundo.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.A tak som sledoval môj malý svet.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Daarna observeerde ik die kleine wereld.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.E cominciai a osservare questo piccolo mondo.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Et de là, je regardais ce petit monde.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.그 때부터 제가 바라보던 그 작은 세상은
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Od tego momentu zacząłem obserwować ten mały świat.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Si de acolo priveam aceasta lume mica.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Und von da an beobachtete ich diese kleine Welt.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Và từ đó tôi quan sát thế giới nhỏ này.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Y desde entonces estuve observando este pequeño mundo.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.И оттам гледах този малък свят.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.И оттуда я начал наблюдать за этим маленьким миром.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.מאז הייתי מתבונן בעולם הקטן הזה.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.وهنالك راقبت هذا العالم الصغير
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.私の一部になったんだ
Sonra koltuğa oturup aynı onun yaptığı gibi... ..bahçeyi seyrettim.Δυστυχισμένε, μη φοβάσαι. Τι συμβαίνει; Ποιος σε φόβισε; Ηρέμησε.
Sonra, Malcolm'un protestoyu seyretmeye geldiğini fark ettik.우리는 말 콤 데모를 보러 왔 었는 데 깨달았다.
Sonra, Malcolm'un protestoyu seyretmeye geldiğini fark ettik.Wir bemerkten, dass Malcolm gekommen war um die Demonstration beobachten.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Az eredmény megismerésének egyetlen módja, lényegében, hogy megnézzük, hogyan alakul.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Cách duy nhất để tìm ra hệ quả của nó một cách hiệu quả là nhìn nó phát triển.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.De enige mogelijke weg om de uitkomst te vinden is gewoon kijken hoe het evolueert.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Der einzige Weg das Ergebnis herauszufinden ist quasi, eben zu schauen, wie es sich entwickelt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod